Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
420
 

Kızgınlıklarımız nasıl ortaya çıkıyor?

Kızgınlıklarımız nasıl ortaya çıkıyor?
 

Başa çıkamadığımız karmaşık hisler barındırmaktayız iç dünyamızda.
Oysa sevinç ya da öfke dolu davranışlarımız etrafımızdaki insanlar için çok büyük önem taşır.
İş yerinde karşılaşılan sorunlar, adam kayıran yöneticilerce itibar görmemek gibi davranışlar olarak karşımıza çıkar.
Ev ortamında ise, otorite kuramamak, bir şeylerin yolunda gitmediği kuşkusunu taşımak ve bunu takıntı haline getirmek vs, vs..
İnsanlar böylesi durumlarda daha az önemsendiklerini algılarlar ve öfkelenirler.
Bu kızgınlıktan nasibini alanlar ise hiç belli olmaz, o an, o saniye karşınıza kim denk gelirse!

Şayet alttan alma beceriniz yoksa yandınız demektir.

Kızgınlıklarımız kendimizi engellenmiş ve incinmiş hissetmemiz sonucunda oluşur.

Geçmişte aldığımız eğitim tarzının kalitesi ise, basit bir olay karşısında yakınmak, ya da çok büyük sorunlarla başa çıkmak sonucunu belirler.

Örneğin, ailemizde kızgınlıkla başa çıkma yolunun bağırıp, çağırmak veya ağlamak olduğuna tanık olduysak büyük ihtimalle biz de bu gibi durumlarda benzer tepkiler veririz.

Neden belli bir şekilde tepki verdiğimizi anlamak ise o esnada mümkün olmayabilir, ancak kendimizi o anda frenlemeyi alışkanlık haline getirmemiz gerekir.

Bir tehlikeyle karşılaştığımızda,düşüncelerimiz ve duygularımız arasındaki bağlantının farkına varmalı, ille de şiddet uygulama ya da aşağılayıcı sözler içeren tepkiler vermemeliyiz..

Basit bir can sıkıntısı izlenimi vermek veya yüz ifadenizi değiştirmek karşılaştığımız günlük problemlere verilecek en güzel cevaptır.

Aşırı kızgınlığın ilişkilerimize ve sağlığımıza vereceği zararlar unutulmamalıdır, çünkü gerektiği gibi kontrol edilmese hayatımız boyunca bizimle kalabilir.

İçimize attığımız duyguların bazılarını kağıda dökebilmeli, ya da canımızı sıkan ortamların dışında oluşturacağımız değişik faaliyetlere yönelmeliyiz

Eğer kızgınlığımızı patlayarak rahatlama yöntemiyle engellemeye çalışırsak, suçun ve sorumluluğun yönünü değiştirip kızgınlığın başka bir kişiye boşaltılması yolunu seçiyoruz demektir.

Bu durumun sorunların daha da büyümesine yol açacağının farkına varılmalı ve oluşacak daha büyük tehlikelerin yolunu tıkamalıyız

Hem kişinin kendisine ait dünyasının başka birisi tarafından eleştirilmesi çok sıkıntı yaratır.

Kendi sorunlarımızı bir kenara bırakıp, etrafımızdaki kişileri eleştirmeye çalışmak, kendimizi yorgun hissetmemize neden olacaktır.

Bu nedenle, başkalarının ne yaptığı ve ne düşündüğü ile ilgili olarak fazla kafa yormamalıyız.

Alttan alabilmeliyiz biraz!

En azından başarabildiğimiz kadarıyla..

Kendi sağlığımız için...





Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ah bir de dediklerimizi gerçekten yapabilsek.Bir arkadaş öykü anlatmıştı örnek vereyim kısaca,Köylerinde iki yaşlı komşusunu ziyaret etmiş.Bir koltuğun tek tarafına yığılmış şekilde oturuyorlarmış.Koltuğun ayağının biri kırıkmış.Ve açıklamışlar.Ayağı kırıksa kırık,ikimizde bak hayata böyle bağlandık.Düşmemek için aynı tarafta oturarak.Elimizdekinin kusuruyla değil,onu öylesine severek katlanarak..

ütopik 
 13.10.2008 22:57
Cevap :
Valla yazdıklarım gönlümden geçenlerdi pek tabii ki, ancak uygulamak pek mümkün gözükmüyor, kendimizle ilgili olmasada etrafımızdaki sorunlardan etkileniyoruz ister istemez! Verdiğiniz güzel örnek için teşekkürler efendim.Saygılar selamlar..  13.10.2008 23:11
 

ne şekilde bakabilirsek aslında o denli de karşılık alıyor gibiyiz. Anlamlı yazınız için sizleri kutlarım, selamlar...

Yalnıztürk 
 13.10.2008 16:14
Cevap :
Keşke hayata karşı, kendi öz irademizle hareket edebilsek Fahrettin bey! Çevremizde olup bitenlere farklı gözlüklerle bakmak gerekmese, elalemin derdi bizleri kasmasa, ama nerdeee? :-) Teşekkürler beğendiğiniz için.Saygılarımla hocam...  13.10.2008 17:56
 

Çok haklı buluyorum yazınızı.Ben bunu başarabilenlerdenim desem :))) Belkide ondan bu kadar mutluyum :)) Hayata pozitif bakmayı ve gülmeyi seven biriyim. Hayat bizim hayatımız başka hayat yok. Geçen her saniyenin önemi çok büyük.Saygılarımla...

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 13.10.2008 8:40
Cevap :
Katkınız için teşekkürler Murat bey, ne mutlu size, formülünüz herkesçe merak konusu olacak şimdi ! :-)) Saygılar selamlar..  13.10.2008 17:59
 

Öfkeyi bastırmak ne kadar doğru bilemiyorum Arif bey. Öfke o an için bastırılıp daha sonra olumlu duygularla yer değiştirebilir. ANCAK bu yol sürekli kullanıldığında ve olumlu duygulara çevrilemediğinde, öfke içe döner ve depresyon gibi istenmeyen rahatsızlıklara yol açarak Kişinin kızgınlık duygularının değişmesine, kin , intikam alma gibi yollarla başkalarının hayatını cehenneme çevirmesine yol açabilir. En iyisi öfkeye (dozunda olmak kaydıyla) evet, şiddete hayır olması galiba ...

ayselinka 
 13.10.2008 7:47
Cevap :
Aile ortamında her iki seçenekte zararlı Ayşe hanım, "kendi içine atmak" karşı tarafa öfkelenmekle aynı kapıya çıkar çünkü! Karşı tarafın birikimleri de taşacaktır bir süre sonra, ve yine kişiye yansıyacaktır.. Sorunun çözümü, herşeyde olduğu gibi iyi eğitimli olmaktan geçiyor galiba, yani rahat olmaktan ! Saygılar selamlar..  13.10.2008 18:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1021
Toplam yorum
: 4165
Toplam mesaj
: 254
Ort. okunma sayısı
: 1577
Kayıt tarihi
: 19.10.07
 
 

Çok eski olmayan bir tarihte tıpkı sizler gibi Melek'lere gülümsermişim uykulu hallerimde!  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster