Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
514
 

Kızıla dönen gece

Kızıla dönen gece
 

Karanlık, sessizlik ve ince bir ayaz…

Altından incecik bir dere suyu akan, derme çatma bir köprü,

Çevresi başını kaldırıp gökyüzünü görmeni engelleyecek kadar çok ağaçlarla kaplı olan

İnce uzun bir yol…

Adımlarımızı hızlandıran

Korku mu? İstek mi? Merak mı? muamma…

Geldik galiba denildiğinde....en uzun yolu katletmişçesine derin bir nefes, içten bir ohhh çekilmişti…

Karanlığın etkisi, sessizliğin enginliğiyle burası sonsuzluk gibi…

Tek bir canlı ve tek bir canlı renk görmek mümkün değil.

Siyaha çok yakın dağlar, hemen arkasında açık gri ve flu dağ siluetleri

Çevremde neredeyse simsiyah ağaçlar,

Önümde uçsuz bucaksız, dalgalandıkça gri ile beyaz arasında bize gösteri yapan köpük köpük bir deniz…

Üzerimizde simsiyah bir gökyüzü ve onun aydın dostları, ışıl ışıl yıldızlar

O kadar çok ve öyle büyükler ki…

Sanki Van Gogh'un "Yıldızlı geceler " tablosu karşımızda ya da biz o tablonun içinde…*

Karşımızda tüm siyahın tonları olmasına rağmen

Huzurun hâkimiyeti renklendiriyor, sakinleştiriyor bizleri,

Bu gece her şey bize sonsuzluğu hatırlatıyor,

Her şey yalın, her şey çırılçıplakmış gibi

Sanki buradan bir adım öte bir dünya, bir yaşantı yokmuş gibi

Sanki o gece bir tek biz yaşıyormuş gibi,

Tüm nefesleri biz çekiyormuşuz, tüm karbondioksitleri biz veriyormuşuz gibi

Seriyoruz ince bir battaniye ayaza,

Dünlerimizi, yarınlarımızı yolluyoruz, yelken açıyor o uçsuz bucaksız, gri beyaz denize

Bekliyoruz….saatlerce bekliyoruz…

Biz mi yanlış saatte gelmiştik yoksa o mu geç kalmıştı?

Kabul! biraz biz erken geldik güzel geceyi uzun yaşayabilelim diye

Ve biraz da o naz yapıyor, gecenin büyüsüne ondan önce kapıldık diye…

İtiraf etmeliyiz ki hiçbir şeyi bu kadar uzun ve bu kadar keyifli beklememiştik.

Renkler bir bir açılmaya başlıyor,

Önce gökyüzü bozuyor geceyi flu bir mavilikle

Ve şimdi o mavilikte gövde gösteren martılar, kırlangıçlar yer alıyor …el sallıyoruz onlara ‘bu sabah bizde buradayız’ dercesine.

Bir dost sesi hüzünlü bir ezgi tutturuyor, gecenin kızıla dönen sabahına

Hemen ardından coşkulu bir şiir…

Şimdi güneşi heyecanla bekleyen bizler, gecenin bitmemesini diliyorduk.

Ne çare ki beklenen an gelmiş ve güneş denizin koynundan çıkarcasına maviliklerde nazlanarak, sitem edercesine göz doldurmaya başlamıştı.

Turuncu mu? Sarı mı? Yoksa Kırmızı mı? diye düşünürken

O aheste aheste, şölen yaparcasına gökteki yerini alıyordu

Şimdi koskocaman olmuş ve gökyüzünü de bu şölene dâhil etmişti.

Sema sarı, kırmızı, turuncu, mavi olmuştu.

Tuhaf bir sessizlik, tuhaf bir gülümseme…

Her şey kendi rengini alıyordu,

Yemyeşil ağaçlar, masmavi bir deniz ve toprak rengi bir kumsal…

Sonsuzluğumuz aydınlık renklerini giyinmiş ve bizi o rüyadan uyandırmıştı.

Dönüş yolu adımlanmaya başlandığında,

Tuhaf bir sessizlik, tuhaf bir gülümseme yerini hiç bir şeye bırakmamıştı.


*Bir çok anımızı kutulara koyup raflara kaldırırız, bu böyle bir anı değildi yazılmalı, yaşanmalıydı. Üzgünüm senden önce davrandım Sevgili düş ortağım, düş dostum çok teşekkürler raflara konulamayan anılar için...
*Çok Sevgili Neşe Evrim’den alıntıdır ‘’ http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=59030 ’’
*Fotoğraflar şahsen kendi objektifimdendir :)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tek kelime ile muhteşem resimler anlatım....) iyiki tıklamışsın beni sevgiler... izliyorum seni

Halide 
 16.09.2007 14:19
Cevap :
Çok teşekkür Sevgili Halide, bende takibindeyim:) Sevgiler...  16.09.2007 14:37
 

İyi ettin tabi düş dostum. İyiki benden önce davrandın. Öyle güzel kaleme almışsın ki...Tekrar o ana gidip dönmek bu şehre burukluk yarattı içimde ama olsun:))Güzel yüreğine ve kalemine sağlık. not: Sana dedim o kadar fotoğraf çekme,güneşin doğuşunu kaçıracaksın. Ama görüuyorum ki elinde fofoğraf makinası,objektiften bakarken yüreğini iliştrimişsin güneşe. ondan böyle güzel büyülü kelimelerin...Sevgilerimle...

guguk kuşu 
 11.09.2007 12:58
Cevap :
Ahh benim canım dostum çok teşekkür ediyorum ama yanlış görmüşsün objektifime iliştirdiğim benim değil senin güzel yüreğindi:) Kocaman sevgiler ve öpücükler... Not: Bu geç cevap için üzgünüm, ayrıcana o burukluk hayalde bile olsa bensiz gittiğin için olmasın:P  13.09.2007 9:02
 

kıss sende ne marifetler varmış böyle. ne güzel fotolar bunlar yahu. yazıyı mı okuyayım, fotolara mı bakayım şaşırdım valla. kızıl hatun yazıya içinin, fotolara yüzünün güzelliği yansımış...seviyorum seni biliyorsun değil mi...iyi ki varsın...

beenmaya 
 10.09.2007 11:11
Cevap :
Valaa bilmiyordum:) ama her yazına yok vazgeçtim MB'de yaptığın her yorumun altına bunu dipnot düşersen bilebilirim:P :))) Yaa valaa söz şımarmııcaamm...Hıı MB iyiki varsın!! yoksam Özlemciğimi nerden tanırdım:))) Çooook teşekkürler bu sıcak çikolata tadında ki yorumuna ve çook üzgünüm bu geç cevabıma...  11.09.2007 19:34
 

Umarım iki kadeh kırmızı şarap bu şölene ortak edilmiştir.Yoksa bu enfes yazı da kıskandığım güzelim fotoğraflarına da (bence)yazık olacak.Düşlerin kızına selamlar,sevgiler.

Ahmet AYDIN 
 08.09.2007 22:15
Cevap :
Gece mi güneş mi ? bilmiyorum ama tüm boşluklar öylesine doldurulmuştu ki sadece ' bir eksiklik var ama ne? ' diyerek döküldü kelimeler, kırmızı sabaha:) Çok teşekkürler Ahmet abi senin gibi profosyonel bir fotoğrafçıdan ve yazardan bunları duymak çok güzel:) Sevgiler... Not: geç cevap için çok ama çok üzgünüm  11.09.2007 19:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 224
Toplam mesaj
: 76
Ort. okunma sayısı
: 887
Kayıt tarihi
: 31.01.07
 
 

Hayata yayılarak yaşamayı düşlerken, zamana sıkıştığımı fark ettim, tek sebebini çalışma şartları..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster