Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '06

 
Kategori
Yöresel Yemekler
Okunma Sayısı
15959
 

Kızılcık tarhanası

Kızılcık tarhanası
 

Bayram ve yılbaşı için İnebolu’ya geldim. Herkes için aşağı yukarı aynıdır, yaşınız kaç olursa olsun annenizin gözünde hala çocuksunuzdur. Akşam yemeğinden sonra annem ''Kızılcık tarhanası çorbası yapacaktım'' dedi. Yapmaya zamanı kalmamıştı, çünkü onların beklediği zamandan iki saat önce gelmiştim.

Bir süredir kızılcık tarhanasını yazmak istiyordum, konunun uzmanını yakalamışken sorularımı sordum. Annem akşam anlattı, şimdi gece ve aklımda kalanları yazıyorum. (1)

Önce pazardan olgun kızılcıklar alınır. Kızılcıklar bir kabın içinde karıştırılarak tuzlanır. Eskiden ahşaptan yapılmış tekneler kullanılırdı. Üzeri bir örtüyle kapatılıp 3-4 gün bekletilir. Bu sırada kızılcıklar sulanıp hamur yapmaya uygun olur. Üzerine un eklenir. Unun miktarı konusunda annem bir kilo kızılcığa bir buçuk kilo un konulması gerektiğini söylediğinde babam söze karıştı ve bire bir konulduğunu iddia etti. Bu kısa tartışma katı kıvamda bir hamur olana kadar un katılması gerektiğinde anlaşılarak bitti. Hamur köfte gibi küçük parçalara ayrılarak büyük örtülerin üzerine serilir ve birkaç gün kurutmaya bırakılır.

Kızılcık tarhanası hamuru kurudukça pembe bir renk almaya başlar. Kuruma işlemi çok kuru olmadan bitirilir ve bir kabın içinde ovulmaya başlanır. Bu bir ovalama işlemidir. Kurumuş parçalar ellerin arasında birbirine sürtünerek ve kızılcık çekirdeklerinin de yardımıyla bir un haline gelir. İçine çekirdeklerin ve ufalanmamış parçaların olduğu karışım elenir alta geçen kızılcık tarhanasıdır, üstte kalanlar gerekirse yeniden ovalanır ve elenir.

Elde edilen kızılcık tarhanası henüz tam kuru değildir. Bir örtü üzerine serilir ve birkaç gün kuruması için bu şekilde bekletilir. Rengi çok güzel bir pembedir ve rengin güneşte açılmaması için bu kurutma işlemi evin içinde yapılır. Zaten artık ince bir un olan kızılcık tarhanasını hafif bir rüzgar bile uçuruverir. İyice kuruduğunda emin olunduğunda bez torbaların içinde saklanır.

Bu akşamın kızılcık tarhanası sohbetinde ikinci bölüm bu tarhanadan nasıl çorba yapıldığı konusundaydı.

Annem ayrıntılarıyla anlatmaya başladığında babam daha kısa anlattı: Aynı hazır çorba yapar gibi... Ben annemin tarifini yazacağım:

Tencerenin içinde az yağda ince doğranmış soğan kavrulup üzerine eklenir. Bu sırada kızılcık tarhanası bir kasede soğuk veya ılık suyla karıştırılır. Su ısınınca kasedeki suyla karıştırılmış kızılcık tarhanası eklenir, karıştırılarak kaynayana kadar pişirilir.

Kızılcık tarhanası, sevmediği ve yemediği çok yemek olan benim için güzel bir çorbadır.

(1) Kaynak: Annem, Feride Tiryaki ve babam Sacit Tiryaki. İnebolu’da yaşıyorlar, 2007’de evliliklerinin ellinci yılı olacak.

Müyesser Saka bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geçtiğimiz hafta sonu Kastamonu'nun sahil ilçelerini gezerken gördüm kızılcık tarhanasını ve iki kilo aldım.Bir kilosunu eşe dosta dağıttım tadına bakmaları için.Kalanını da arkadaş toplantılarında ve evde tüketmek için kendime sakladım.Bakalım beğenecekler mi? Ben oradayken tadına bakmak nasip oldu:)

kahvekeyfi 
 26.10.2011 10:37
 

Bizim buralarda (Bodrum da) kızılcık yok. Ben her yıl İnebolu'dan kızılcık ve boydala otu getittiriyorum hem kızılcık tarhanası hem de tarhana yapıyorum. Eğer tarhanada boydala yoksa ben o tarhana çorbasını asla yemem. Annem çocukken biz hasta olunca kızılcık tarhanasından çorba yapardı ilaç niyetine... İbadet gibi pişer ibadet gibi yerdik... Çocukluğuma giitm ve geldim sayenizde...

Müyesser Saka 
 25.08.2010 14:12
Cevap :
Müyesser Hanım, yemek seçen, birçok şeyi yemeyen benim için de severek yediğim özel bir çorbadır Kızılcık tarhanası... Saygılarımla.  26.08.2010 8:58
 

kızılcık İnebolu dilinde kiren tarhanası.Barbunya fasulyesi ile pişirilince gerçekten harika bir tattır.Kızılcığın bol olduğu memleket olan Amasyada bile tarhanasını bilmiyorlar,ama İnebolu usuluyle yaptığımız kiren tarhanasının tarifini artık Amasyalı komşularımada öğrettim ve her yıl yapıyorlar.Bununla ilgili bir anımda vardır aslında.İneboludan Ankaraya gelirken aldığım kızılcıktan tarhana yaptım ve kuruturken komşularımın dilinede düştüm,AAA bu tarhanaya şeker boyası katmış ayyy diye beni ne kadar kınamışlardı ama çorbayı pişiripte onlara ikram ettiğim anda kızılcığı alan bana geldi o tarhana nasıl yapılıpta pişiyorr.Bizim tadımız zevkimiz her zaman farklıdır.

binnaz delen atılkan 
 26.04.2007 17:20
 

Aydın Bey; Anne ve Babanızın güzel anlatımını bizlerle paylaştığınız için teşekkürler. Yazınızı okurken, anne ve babamın İnebolu yemekleri üzerindeki tartışmaları canlandı gözümde.Ne mutlu onlara ki, 50 yıl birlikteliklerini sürdürmüşler. Sevdikleri memleketlerinde onlara birlikte nice yıllar dilerim. Ben de annem ve babamın 50.yıllarını anımsadım. Ne yazık ki, babamız 2006 yılı Mart sonunda aramızdan ayrıldı ve Eminesi ile 19.Mayısta 63.yılını göremedi. Dileğim onlarda bizimkiler gibi, daha uzun yıllar birlikte olurlar. Saygılar, Reyhan Ayoglu

Reyhan Ayoglu 
 10.01.2007 16:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2340
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster