Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ağustos '18

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
568
 

Kızılırmak HES’lere Kurban Ediliyor!

Kızılırmak HES’lere Kurban Ediliyor!
 

Yosun tarlasına dönen Kızılırmak


Ülkemiz topraklarından doğarak, yine ülkemiz topraklarından denize dökülen, Türkiye’nin en uzun akarsuyudur. Uzunluğu 1355 km.dir bu hayat suyunun, geçtiği topraklara bereket götürür Kızılırmak.  Sivas’ın İmranlı ilçesinden doğup, 9 il sınırından geçerek Samsun’da denize dökülür. Adına türküler yazılmış, ağıtlar yakılmıştır. Adını da İmranlı ilçesindeki Kızıldağ’ın toprak renginden alır.  Akarsu, erozyonla getirdiği topraklarla renginin kızıla dönüşmesini sağlıyor, o nedenle kızıl ırmak!

3 yıldır Avanos’ta yaşıyorum ve Kızılırmak, berrak-duru akıyordu. 1972 yılında okul gezisiyle geldiğimizde ilk kez böylesi bir akarsu görmüş, köprüden taşacakmış görüntüsüyle çocukluğumun korkusu olmuştu bir an. Burada ilk olarak, ırmağın neden berrak aktığını sorup öğrendim. Üstünde kurulu HES(Hidroelektrik santrali)ler nedeniyle suyun bloke edilmesi sonrası, tortusu süzülen su berraklaşıyor. Bu su da, geçtiği her santimetreye hayat vererek sürdürüyor uzun yolculuğunu.

9 İlin hayat suyu Kızılırmak, insan eliyle ihanete uğramanın en zorlu günlerini yaşıyor şu yaz sıcaklarında. Üstünde kurulu HES’ler adeta ölüm fermanı olmuş. Yaşadığım şehir Avanos’u ortadan ikiye bölen, komşu ilçe Gülşehir’in hemen dibinden geçen Kızılırmak, HES patronajının insafına bırakılmış durumda. Görsellerde ırmağın önceki ve son hallerini ekleyeceğim. Bu fotoğraflarla hem Avanos Kaymakamı Murat Çağrı Erdinç’i, hem de Avanos Belediye Başkanı İsmet İnce’yi ayrı ayrı ziyaret edip, durumun vahametini anlattım. Her iki yönetici de bu “rantsal facia”nın farkındalar. Kaymakam Erdinç, yasal olarak yapabilecekleri bir şey olmadığını belirtti. Başkan İnce’de konuyu bildiklerini, şu ana kadar bir çözüm bulunamadığını belirtti. Yerel yönetimin konuyu gerektiği kadar ciddiye almadığı kanısına vardım.

Kaymakam M. Çağrı Erdinç; Baraj sularının  yetersiz olduğu, bu nedenle de hafta sonları hariç, suyun HES için kesildiğini, kendilerine böyle bilgi verildiğini söyledi. (Bu hafta sonu da su salınmadı, demek bu tez de geçerli değil!) Söz konusu Bayramhacı HES Barajı’na gittim, su rezervini de görüntüledim. Suyun eksildiğine ilişkin bir iz olmadığı gibi, doluluk oranını da koruyordu. HES şirketlerinin ilçe kaymakamına yalan beyanda bulunduklarını düşünmek, doğal bir sonuç oluyor bu durumda.

İlçede ilginç bir iddia var. HES öncesi tertemiz olan ırmağın, HES sonrası adeta bir yosun tarlasına döndüğü, bunun da bir sabotaj olasılığını güçlendirdiği konuşuluyor. Yani, bilinçli olarak Kızılırmak’ın yosun tarlasına dönüştürüldüğü iddia ediliyor. “İçinde yüzüyorduk, hatta içiyorduk bu suyu” diyen Avanos sakinleri oldu görüştüklerim içinde. İlçenin simgesi haline dönüşen ördek ve kazlar, ırmağın ortasındaki adacıkta sıkışmış, yaşam mücadelesi veriyorlar. O yosun tarlalarında, suyun akmadığı alanlarda sıkışan yavruların can çekiştiğine tanıklık ettim. Suyun, neredeyse akmaz hale gelmesiyle ırmaktaki kirlilik de yaşam alanlarını tehdit etmekte, acil önlem gerektirmektedir. Su içinde yaşam savaşı veren canlıların(balık vs) durumu daha da vahim olmalı!

Doğal yaşamı katletmeye yönelik bu su kesintisinin, bir şekilde HES şirketlerinin insafından kurtarılıp doğal haline dönüştürülmesi gerekiyor. Yahut bu su kesintisinin bir kuralları, koşulları belirlenmeli. Bu kural ve koşullar var idiyse de, mevcut durum göz önünde bulundurularak, doğal yaşamın yeniden can bulması sağlanmalıdır.

Adına türküler yazılmış ülkemizin en uzun akarsuyu Kızılırmak, HES rantıyla göz göre göre kurutuluyor. Memleketine can veren Kızılırmak’ın katlini seyreden Avanosluları, Gülşehirlileri anlamakta sıkıntı çekiyorum. Doğa yok edilirken, memleketine hayat veren “hayat suyu” kurutulurken, kendilerinin de bir sorumluluk almaları gerektiğini anımsamıyor olmalılar. Bu konu bir siyasi malzeme olarak görülmemeli. Bu konu, yaşadığımız memleketin sorunu, ülkemizin sorunu, doğal yaşam sorunu. Sivil toplum örgütleriyle, her görüşte Avanos-Gülşehir sakini bu sorunu seslerini duyuruncaya, Kızılırmak’taki vahşet durduruluncaya kadar mücadele etmelidir. Bir bir kurutularak yok edilen; yeraltı suları ve göllerimizden sonra, ilk kuruyan Kızılırmak ardından, çocuklarımız, torunlarımız acı çekecek.

Lütfen doğal yaşama, şehirlerimize ve Kızılırmak’a sahip çıkalım!

 

Nur Eşmeli bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 348
Toplam yorum
: 1015
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 1063
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

1960 Ankara doğumlu bir Çankırılıyım. İşimin burada olması nedeniyle, Antalya'da yaşamaktayım. Ti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster