Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
610
 

Kızım, babalar günün kutlu olsun/Yaşamı ardında bırakma

Kızım, babalar günün kutlu olsun/Yaşamı ardında bırakma
 

Dün üniversite sınavına girdin.

Çok heyecanlıydın.

Yanakların sana bunu layık görenler adına utanıyormuş gibi kıpkırmızıydı.

Kulağına sınav sonucunun pek de önemli olmadığını fısıldamıştım.

Hayretler içinde yüzüme bakmıştın.

Ama baba, benim hayatım neredeyse buna bağlı”.

“Hayır kızım senin hayatın sana bağlı.” Bunu düşündüm ama sana aktaramadım. Zaman gelmişti. Arabada da söyleyemedim. Bilirsin bazen kendimden bile sıkılırım. Başkaları vardı. Başkaları ölümdü. İletişimsizlikti.

Senin hayatın sana bağlı tatlım”.

Sana bu sınav hakkında sunduğum her şey sadece senin isteyebileceğini düşündüğüm şeyler. Bunlar, emin ol benim pek de fazla inanmadıklarım. Ama böyle yapıldığı için diğerlerinden ne denli farklı olsam da, ne yazık ki aynısını yapmak zorunda kalıyorum. Buna toplumsal yaşam diyorlar. Bir başka adı da sosyalleşme.

Yavrucuğum, seni sınav süren olan 3 saat 15 dakikayı dışarıda, sensiz, düşüncelerimin birinden diğerine ölümcül atlamalarla geçirdim.

Bunun senin alacağın notla bir ilgisi yoktu. Buna emin ol.

Anadolu liselerine giriş sınavında olduğu gibi ağlayarak dışarı çıkma ihtimalin omuzlarımı çökertiyordu.

Nedir?

Benim için olmadık zamanların mucize yaratığısın. Beklenmedik zamanlarıma sızan sevgi yumağısın. Güldüğünde güneşim, yanaştığında hayatım, ağladığında ölümümsün.

Yavrum, senin alacağın not umurumda bile değil. Gözünden akan tek bir damlaya feda edebileceklerimi bir düşünsen bana hak verirsin.

Sonra çıktın, gülüyordun.

Benim kızım gülüyordu.

Aklıma bile gelmedi, hatırlar mısın sonucunu bile sormadım.

Sen başladın heyecanla anlatmaya.

Hayata yeniden katılmıştın ama o değin başkaları olan kendinleydin ki “Babalar gününü” bile kutlamamıştın.

Çünkü sınav, hayatın diğer anlarından çok daha önemliydi.

Bunu yapma sevgilim, yaşamı ardında bırakma.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

unutulmayacak günlerden biri aslında babalar günü...yazının başını okumaya başlarken gözlerim dolmuştu zaten yavaş yavaş.babamı düşünerek üzüldüm...olsaydı bende unutsaydım kızmazdı yine babam sizin gibi ama keşke unutulmamasaydı... üzülmemesi gereken tek insan anne ve babalarımız...yokluğunda bunu dahada çok anlıyorsunuz ama varken kıymetini bilelim...

saadet gönültas 
 19.06.2008 9:21
Cevap :
Saadet hanım içten yorumunuza çok teşekkür ediyorum. Kızım da bu metni okumuş, iki gündür sevgisinden bezdirdi beni. :) Ama en önemlisi, dün gece yarısı yatak odasına gelerek yanağımı öptü. Uyuduğumu sanıyordu. :)  19.06.2008 10:47
 

Bu yazıyı Alpkaan'ın ilk sınavına kadar saklamalıyım sanırım... Umarım bende kulağına böyle fısıldamayı başarırım... Kızınıza bol şans...Saygılar...

Ahmet ÇELİKSÜNGÜ 
 17.06.2008 15:51
Cevap :
çok çok teşekkür ediyorum Ahmet bey... selamlar/sevgiler  17.06.2008 16:36
 

Yorum yapmıştım ama henüz ulaşmadı size. Yeğenim, umarım yaşamda başarılı olarak, sizin yüzünüzü güldürecek. Adım gibi eminim bundan. Sevgiler.

Meftun DİNÇEL 
 16.06.2008 15:15
Cevap :
Teşekkür ederim...  16.06.2008 15:35
 

Size en güzel babalar günü hediyesini inşallah sınavı kazanarak verecek.. Sevgiler.

Kalbin Ritmi 
 16.06.2008 14:41
Cevap :
Anadolu Liseleri sınavında da öyleydi. Sınavdan çıkışta ağladı, istediği okulu kazandı... :)  16.06.2008 15:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 340
Toplam yorum
: 669
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1568
Kayıt tarihi
: 10.03.08
 
 

Basınla ilgili bir kuruluşda çalışmaktayım. Uzun yıllar basınla ilgili konularda danışmanlık yapt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster