Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '12

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
7328
 

Kiziroğlu Mustafa Bey Destanı

Kiziroğlu Mustafa Bey Destanı
 

Kiziroğlu Mustafa Bey! Bir beyin oğlu, zorbeyin oğlu...

Bir çoğumuzun dinlemiş olduğu güzel bir türküdür Kiziroğlu; peki hiç merak ettiniz mi kimdir bu Kiziroğlu Mustafa Bey, kimdir bu Köroğlu'nu suya tepen yiğit?

Bu türküye ait destanla ilgili birçok söylenti hatta yazılmış öykü vardır.

Kizir, Kars'ın Susuz kazasına bağlı bir köydür. Bu köy, Kısır dağlarının geniş eteklerine kurulmuştur. Köyün dört bir yanından ise soğuk pınarlar akmaktadır. Köy düz toprak damlı evlerden oluşmaktadır ve köyün hakim bir yerin de de bir kale kalıntısı vardır. Köylüler Kiziroğlu'nun kalesi derler buraya.

Kiziroğlu bu köyde yaşamış ve bura da efsaneleşmiştir denilir.

Kiziroğlu, daha küçükken ata binip kılıç kuşanır. Söylentiye göre şimdiki Kiziroğlu Köyü’nün yerinde bir birinden uzak yirmi yirmi beş kadar ev bulunmaktaymış. Bölge dağlık ve ormanlık olduğu için insanları da bu nedenle olacak ki çok serttir. O zamanlar burada yaşayan insanların başında bulunan kişiye "Kizir" derlermiş. Kizir Muhtar demektir. Gün gelmiş zamanın Kizirinin ünü tüm Anadolu'ya yayılmış. Tüm kötüler ondan korkar olmuş.

Gel zaman git zaman Kizir'in bir oğlu olmuş. Tıpkı babası gibi daha küçükken iyi at biner kılıç kuşanır olmuş. İşte Kiziroğlu Mustafa Bey'dir bu çocuk. Bütün çocukluğu Kısır Dağı’nda at binip avlanmakla geçmiş Mustafa'nın. O da babası gibi büyüyünce namlı bir yiğit olmuş...

Gel zaman git zaman bir gün Köroğlu doğuya gelir. O sırada doğuya gelen Köroğlu, Kısır Dağları’nda Ferro deresine yerleşir. Bir yiğit olan Köroğlu'nun amacı doğudaki haksızlıkları yok etmek, bunlarla mücadele etmektir. Bir gün Köroğlu bir at gezisinde Kizir Köyü’nü görür "Bundan gayrı buradaki adaletsizlikler de benden sorulur..." der ve gider orada bir kale kurar. İşlerinden dolayı bir müddet köyünden ayrı kalan Kiziroğlu Mustafa Bey köye döndüğünde Köroğlu’nun kalesini görür. Sinirlenir, Köroğlu’nun yanına gider.

O zamanın adaletine göre iki yiğit dövüşür ve galip gelen diğerini öldürüp savaşı kazanır ve böyle nâmını korkurmuş. Köroğlu ve Kiziroğlu günlerce at üstünde kavga etmişlerse de yenişememişler. Kılıç kavgasında ve güreşte de bir türlü yenişememişler. Mustafa Bey’in atı Ala Paça da Köroğlu'nun atı Kırat’la güreş-mekte. Mustafa Bey şöyle bir geri bakmış ki ne görsün atı Ala Paça Köroğlu’nun atını alt etmiş duruyor. "Ola benim atım Köroğlu'nun atını alt etmiş ben Köroğlu'nu alt etmezsem halim nic' olur" deyip gayrete gelmiş Köroğlu'nu yere vurmuş. Tam kamasını çekmiş vuracağı sırada Köroğlu "Dur yiğit bana biraz mühlet ver yiğitlerimi göreyim karımla helalaşayım" demiş. Mustafa Bey bırakmış. Köroğlu eve gidip olanları karısına sazıyla sözüyle anlatmaya başlamış.

Köroğlu geciktiği için evine kadar gelen Kiziroğlu kapı aralığından türküyü duyunca duygulanır ve utanır. Kapıyı çalıp içeri girer. Mustafa Bey’i karşısında gören Köroğlu her şeyin bittiğini düşünürken Mustafa Bey sarılıp onu öper. "Sen benden daha yiğitsin Köroğlu" der. Köroğlu da "Ben artık buradan gideyim burada senin gibi mert ve yiğit biri varken kalmak olmaz" der ve köyü terk edip batıya gider.

Köroğlu 'nun Bolu Dağları’ndan çıkıp da Kars'a gelmesi o zamanın koşullarında olanaksız gibi. Ama halk düşüncesi iki yiğidi Doğu Anadolu da önce çarpıştırıyor sonra barıştırıyor. Bu Anadolu insanının kahramanlarına böyle bir yiğit yaşamış ün almıştır. Halk da bu söylenceyle Kiziroğlu'nu saygı ve sevgiyle anmaktadır:

Bir atı var ala paça peh peh peh
Mecal vermez kırat kaça hey hey hey
Az kaldı ortamdan biçe
Ağam kim Paşam kim Nigar kim
Hanım kim
Kiziroğlu Mustafa Bey
Bir beyin oğlu
Zor beyin oğlu

 

Kaynak: Aşık Ceylani

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çocukluğumda dinlerdim...hiç merak etmemiştim ama öğrenmek iyi oldu yazınız için teşekkür ederim

umut YILDIZ 
 20.05.2013 2:41
Cevap :
Rica ederim Umut bey. Okuduğunuz ve değerlendirdiğiniz için teşekkür ederim.  02.06.2013 16:18
 

Yine güzel bir paylaşım. Çok duygulanarak okudum. Babam bu türküyü çok severdi. Radyoda bu türküyü duyunca sesini en sonuna kadar açardı ve uzaklara dalardı. Şimdi düşünüyorum acaba ne düşünürdü diye. Ruhu şad olsun. İzninizle siz ve yazınızı öneriyorum, başarılarınız daim olsun. Selam ve saygılar

sündüs akkaya 
 25.02.2013 1:04
Cevap :
Çok teşekkür ederim, onur duydum. Başınız sağ olsun... :/  25.02.2013 20:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 620
Kayıt tarihi
: 16.06.12
 
 

27 mart 1989 yılında Konya'nın Ereğli ilçesine bağlı Zengen kasabasında doğdu. İki yaşına kadar B..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster