Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Kasım '13

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
169
 

Kızlı-erkekli kozmik kozmik odalar

Kızlı-erkekli kozmik kozmik odalar
 

Resim: bafrahaber.com


Bulutları izler misiniz? Ben zaman zaman izlerim. İnsanı bambaşka dünyalara, hülyalara sürüklerler. Öyle ki; bazen yeleleri rüzgarda savrulan bir at, bazen kulakları Midas’ınkine benzeyen koskocaman kulaklı bir eşek, bazen tüyleri gökkuşağını kıskandıracak kadar göz kamaştıran bir tavus kuşu, bazen su misali süzülüp gelen bir kuğu, bazen rüyalarımıza girip bize yol gösteren eli bastonlu aksakallı bir dede, bazen de masallardan çıkıp gelen beyaz atlı prens ve daha neler neler...

Eğer birden fazla kişi ile izliyorsanız olayı, aynı karede bambaşka siluetler görmeniz de olası. 

Geçenlerde aklıma düştü. Bir bakayım  şunlara ne yapıyorlar, ne ediyorlar, nasıl gidiyor gökyüzünde hayat, dedim. Biraz da darlanmıştım biliyon mu? Oturdum münasip bir yere, izlemeye koyuldum. Hay izlemez olaydım! Gördüklerime inanamadım. Bunlar toplanmış kızlı erkekli gökyüzünde dans-vals bilmemneyin yapıyorlar. Kan beynime sıçradı, göz damarlarım çatladı adeta.  Derhal topladım hava kuvvetlerimi; bu bizim muhafazakar demokrat yapımıza uymaz, derhal gereğini yapın dedim ve o sinirle çıktım yola. Burası beni açmadı, bari deniz kenarına gidip biraz dalgaları izliyim, rahatlıyım, dedim. Demez olaydım. 

Baktım dalgalar diz boyu.  Alt alta üst üste, kimin yakamozu kimin dalgasında belli değil. Olmuşlar alevden bir top; aşkı meşk edip duruyorlar. Derhal çağırdım donanma komutanımı, bu kepazeliğe bir son ver yoksa donanmanı dondururum dedim. Daha da hiddetlenmiş olarak, bari dağlara çıkayım, oralarda asayiş berkemal mi bakayım diyerek ve dualar ederek vurdum kendimi dağlara. Ne de olsa sığınacağımız en son merci orası, beni anlasa anlasa bi onlar anlar dedim, diklendim. 

Ne görsem beğenirsiniz? 

Burası umuma açık bir yer. Çor var-çocuk var demeden, birbirinin içine girmiş, kenetlenmiş ağaçlar. Dallarında, kızlı erkekli saz çalıp türkü söyleyen, alem yapan kurtlar, kuşlar,  kargalar.  Altı desen başka alem.  Elele kolkola dans eden, bel büken gerdan kıran, çimler, otlar, laleler...

Anlaşıldı dedim. Hepsi Ergenekon sevdalısı. Yakındır darbe yapacaklar. Topladım ne kadar valim, kaymakamım, savcım, emniyet müdürüm  varsa,  tek sıra dizdim karşıma verdim-veriştirdim. 

Ya dedim taraf olursunuz h/AK aşkına ya toplayın tasınızı tarağınızı düşün yola. Ben sizi böyle mi öğrettim? Ne yana dönsem aşk, ne tarafa yoklasam meşk kokuyor. Emreyledim. 

Ağaçları kesin, dalları yıkın, kuşları yakın, yakamozları kafese ayrı ayrı koyun, istifleyin! Yoksa ben sizi istifler, kapının önüne koyarım dedim ve o hışımla çıktım.

Gele gele meclise geldim. Ne görsem beğenirsiniz? Evinizde oturun, en az üç çocuk yapın, sonra bakarız bi icabına dediğim yarı şeytani varlıklar gelip içimize kadar sızmışlar. Ne oldu, nasıl oldu, nasıl sızdı bunlar içimize demeye kalmadı. Biri çıkıp demez mi; kadın hakları. 

Kız mıdır, kadın mıdır bilemeyeceğim ama bunları getirip meclis çatısının altına kadar sokanlar kesinlikle ve kesinlikle ecdadımızla sorunu olanlar, aslımızı neslimizi kökümüzü kurutmaya çalışanlar. 

Malum. Bir tane firavun çıkmış zamanında, siz her şey olabilirsiniz demiş, değil meclise, gökyüzüne kadar, başımıza bile çıkartmış. Sonuç ortada.  Amaç belli. Er kişiyi tahtından edip, bahtının kara tahtasına tüy dikmek. 

Baktım böyle de olmayacak. Topladım cümbür cemaat cemaati, verdim gazı. Fermanımdır, dedim. Kozmik mozmik anlamam, evlere, odalara, soba deliğine varana, son sinek avlanana, (dişi) son dal kuruyana, (dişi) son dere-deniz, derya yok olana, (dişi)  son bulut savrulana (dişi)  son serçe vurulana kadar, (dişi) gazsa gaz, gözse göz, arpacıksa arpacık, bu kutlu mücadeleyi sürdüreceksiniz, dedim. 

Gördünüz işte. Daha 12’sinde 13’ünde ehl-i namus adamlara uçkur çözdürür bunlar. Son teknoloji mahsulü (tam teşekküllü, çift ve de oynar başlıklı, sıktı mı deviren, vurdu mu savuran, klimalı ve de yataklı) cihat harikası tomalarımızla bile bu mücadeleyi başaramıyorsanız eğer, verdiğim çift ikramiyeler boğazınıza dizilsin, burnunuzdan fitil fitil gelsin inşallah dedim ve yeklendim. 

Ya Allah, Bismillah! 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Halil Güven (Sökeli), SAHAFÇA bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

:) Doğadaki yaratılış bu kardeşim... Doğanın kendini sürdürmesi bu... Bunu yadırgamamak gerek! Yadırgayanlar işte böyle senin gibi "mizahı" güçlü insanlara konu olurlar:):):) Çok sevdim:) Saygılarımı sunuyorum...

Halil Güven (Sökeli) 
 28.11.2013 11:32
Cevap :
Teşekkür ederim Halil Bey. Bir garip günlere kaldık ki sormayın gitsin. Selamlar, saygılar.   28.11.2013 22:45
 

sn. yazar. .. ağaçları kestik... dişi erkek börtü böceği ayırdık. .. bulutlara da AVM reklamı alarak rezaleti örttük... başka emriniz...

SAYKO 
 28.11.2013 9:00
Cevap :
Hazırlıksız yakaladınız. Bi düşünelim bakalım, buluruz bir şeyler.:)) Selamlar, sevgiler.   29.11.2013 23:25
 

İnanamıyorum siz ne kadar kem bakışlı, bağnaz, saldırgan, takıntılı bir kurgu karakter yaratmışsınız:)Kutlarım, böyle bir karakter çizmek nereden aklınıza esti bilemedim? Selamlar

TC kaan kartal 
 22.11.2013 0:14
Cevap :
İlham verenlerimiz sağ olsun. Esti bir rüzgar işte. Ben de yakaladım. :)) Selamlar  24.11.2013 22:40
 

Mizah ama anlayana çok şey anlatıyor.

Kerim Korkut 
 21.11.2013 17:56
Cevap :
Teşekkür ederim. Saygılar  24.11.2013 22:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1445
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster