Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1616
 

Kızlık zarı dikiminin önlenemez yükselişinde sebep nedir?

Kızlık zarı dikiminin önlenemez yükselişinde sebep nedir?
 

"Dikimden önce teyelleniyormuş sağlam olması için, endişe etme!" (Günün Sözü)

Nasıl bir tercih olabilir böylesi bir eylem.
Düşünelim.
Gayet ciddi bir durum, laubalilik kaldırmaz.
Farkındayım.
Başlayalım!

Artık son yıllarda, kızlık zarı diktirme gibi bir durum içinde bulunuyor sevgili hemcinsdaşlarım.
Bu konu ile ilgili, çok rahatlıkla bilgi bulabildiğiniz gibi; tıp mensupları da çekinmeden yaptıklarını söyleyebiliyorlar.
Yani olağan, sıradan, yapılabilir.
Ve gittikçe kabullenesi!

Bekaret ülkemiz için önemli tabulardan biri. Şimdi haklılığını, haksızlığını, olurluğunu, olmazlığını açmaya gerek yok. Bu konu üzerinde nasıl bir yorumlamaya gitsek, mutlaka karşı fikir olacaktır. Savunan veya karşı çıkanların bile buluştuğu en gerçek nokta; evleneceği kızın bekaretidir ama!

Modern zihniyete sahip olsa bile bir erkek, beraber olacağı ve hele hele evleneceği kızın bakire olmamasını sorun eder, daha önce başka erkeklerle sevişmiş olmasını kabul edemez. Bu kadar mezhebi geniş değilldir çünkü!
Ve bu erkekler ki, evliliğe kadar seviştiği kızlarda bekaret aramadıkları gibi, ivedi bir şekilde yatağa dalış yapmak için ne taklalar da atarlar!

Lakin iş resmiyete, hamiliği üstlenme, soyadını verme, kendi sülalesine alma aşamasına gelince durum farklılaşır ve saf, temiz, el değmemiş taze aranır, bulunur, alınır. Tabii burada erkek ağabeylerimize “Kızlık zarına helal getirmeden, neler yapılır neler maydanozlu köfteler” şeklinde veciz ve uyarıcı bir söz söylemek gerekir ama, onlar bildikleri yolda devam etsinler bakalım.

“Evet evet bakire, eline erkek eli değmedi, emin olabilirsin baba, gönlün ferah olsun!”

Ve artık öğreniyoruz ki, son yıllarda müthiş bir patlama yaşanıyormuş, kızlık zarı diktirme konusunda. Tabii bu patlamayı sağlayan tıp mensupları olayı; toplumun bu kanayan yarasının çözümü için, faili meçhul veya aile içi infazı engellemek adına yaptıklarını iddia edecekler ve kamu yararı gözettiklerini söyleceklerdir pek tabii.

Fakat ve lakin, olayın böylesi bir boyutu olmadığını hepimiz bilmekteyiz.
Bilmekte miyiz?
Evettttttttt…..

Baskı, baskı, baskı. Kuşe veya ofset değil. Tamamen namussal. Hem de renkli. Ve böylesi bir baskı sonucu ortaya çıkan durum; iki yüzlülükten tutun, adam kandırmaya, kurulan birlikteliklerin zemin etüdünde bataklık çıkmasına kadar uzanır gider.

Toplumun en önemli nüvesini teşkil eden aile kurumunun, nasıl bir zemin üzerine temelinin atıldığı ve akabinde kat çıkımlarının nasıl olacağı malumunuzdur.

Peki kızları bekaret dikimine iten kim veya ne?
Durup dururken fantezi olsun diye böylesi bir eylem yapılabilir mi?
Doğum günü, evlilik yıldönümü hediyesi?

Tabii ki değil, değil mi?
Yine sosyolojik derine inmeyelim, sığlarda boğulmayız!

Ülkemizin kanayan(!) bir yarası bu "Bekareti kafaya takmalıyım." Akıllarda yer etmiş, söküp atmak zor. Çarşaf sergileme zihniyetini, ha deyince kazıyamıyorsunuz beyinlerden. Eee, böyle olunca da modern tıp imdadına yetişiveriyor hemcinslerimizin.

İster etik, ister değil. Kendisini beraber olacağı kadına yeterince anlatamayan ve onu da anlayamayacak bir adam için, düğün hediyesi işte.
Hayırlı uğurlu olsun.
Bir yastıkta kocarsınız inşallah;-) 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gülçin Hanım merhaba gerçekten çok güzel yazmışsınız ağzınıza ve yüreğinize sağlık..

zehraaa 
 05.04.2012 12:25
Cevap :
Teşekkürler Ayşen Hanım*sevgiler*  05.04.2012 15:02
 

Namus anlayışları yüzeysel ve dar bir çerçeve içerisindeki kişilerin kendilerini ve birbirlerini kandırmak için bu yola başvurması normal karşılanabilir de, ben artış olduğunu pek sanmıyorum. Onurlu ve akıllı bir dişi "Kimse benle bakire olduğum için evlenmesin ya da bakire olmadığım için evlenmekten vazgeçmesin, böyle biri benim gözümde doğru dürüst adam değildir" der. Öte yandan, tıbbi veriler ve deneyimler, bazı kızlık zarlarının ilişkiyle yırtılmadığını, ilk ilişkide biraz yırtılmış olanların daha sonraki ilişkilerde yine kanadığını gösteriyor... Hala bunları kafaya takacak kadar cahil, bağnaz, riyakar kişilerin bulunması üzücü, can sıkıcı. Kendisinden pek hoşlanmasam da, yıllar önce bir röportajda "Sıfır kilometrede kız isterim" diyen Murat Cevahir için "Beyni sıfır kilometrede" diyen Ayşe Arman'ı bu sözünden ötürü takdir etmiştim.

Gülçin Erşen 
 30.03.2012 10:03
Cevap :
Teşekkürler*sevgiler*  30.03.2012 11:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 432
Toplam yorum
: 2300
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 6035
Kayıt tarihi
: 08.10.06
 
 

Med cezir içinde kafasına estiği gibi yaşayan bir havva kızı birazcık kağıt kalem aşinalığı olmas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster