Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
423
 

KKTC'de belgesel krizinin perde arkası

KKTC'de belgesel krizinin perde arkası
 

KKTC resmi devlet televizyonu BRT'de yayınlanan "Duvarımız" adlı belgesel, Kıbrıs'la ilgili kulaktan dolma bilgilerle feveran edenleri yine gaza getirdi. Milli duyguları kabaran "ortalama okur" ile ortalama okurun milli duygularını gıdıklayarak varlığını sürdürenler, hep bir ağızdan "ihanet" edebiyatını biraz daha yükselttiler.

Efendim hemen söyleyelim; "Duvarımız" Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum iki aydının, Dr. Niyazi Kızılyürek ve Panicos Hrysantiou'nun ortak çalışması bir belgesel... Ve sıkı durun, bu belgesel, yaratıcılarına 1997 yılında Milliyet Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülü'nü kazandırmış.

"İhanet" yaftasını kolaylıkla kendilerinden başka herkesin alnına yapıştırmayı maharet sayanlar, Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülü gibi saygın ve ciddi bir ödül kazanmış olan bu belgeselden küçük bir röportaj alıntısıyla "ihaneti" belgelemeye çalışıyorlar.

"Duvarımız", Kıbrıs'ta Rum ve Türk toplumlarının ortak tarihinden bir kesit sunuyor. EOKA saldırılarından 1974'teki Türkiye müdahalesine uzanan bir tarihsel süreci, iki tarafın tanıklıkları ile ele alıyor. "İki tarafın tanıklıkları" söz konusu olunca da, elbette her iki topluma mensup "tanıkların" anlatılarına da yer veriliyor. İşte "ihanet belgesi" olarak lanse edilen sözler de bu röportajlardan alınıyor... Döneme tanıklık etmiş Kıbrıslı Rumların "Kıbrıslı Türklere bakış açısını" ve yine Kıbrıslı Türklerin de Rumlara bakış açısını yansıtan röportajlara yer veriliyor. Her iki taraf da birbirini suçlayan ifadeler kullanıyorlar. Belgesel, işte tam da bu noktada her iki toplumun birbirini nasıl gördüğünü, nasıl değerlendirdiğini, nasıl önyargılar geliştirdiğini ve nasıl suçladığını objektif biçimde yansıtıyor. Belgesel işte tam da bu özelliği nedeniyle 1997 yılında Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülü'ne layık görülüyor...

BRT Televizyonu, kendi tarihini anlatan ve üstelik uluslararası bir ödüle de layık görülmüş bir belgeseli yayınladığı için "ihanet" ile suçlanıyor. Bu arada ilginç bir not, bu belgesel ilk kez de yayınlanmıyor BRT'de. Her nedense daha önceki yıllarda yayınlanması "dikkat çekmeyen" bu belgesel, bir anda dikkat merkezine çıkartılıyor. Bir başka ilginç not da, "Duvarımız" Rum Kesiminde hala yayınlanabilmiş değil. Rum Yönetimi bu belgeselin Rum televizyonlarında yayınlanmasına izin vermiyor. Daha da ilginç olan, Hriysantiou'nun "Duvarımız"dan sonraki filmi "Akamas" da gösterime girdiği Rum Kesiminde büyük krize yol açıyor.

Türk tarafında Dr. Niyazi Kızılyürek, Rum tarafında ise Panicos Hrysantiou "hain" olarak her iki kesimin milliyetçilerinin öfkesine hedef oldu.

Kıbrıs'taki taraflardan çok daha sert tepki veren Türkiye okurunun tutumu ise oldukça ilginç... Türk okuru, bir kez daha kulaktan dolma bilgilerle yanıltılırken, bu tür "provokasyonlar" Türkiye ile Kıbrıslı Türkler arasındaki ilişkiyi giderek onarılması zor biçimde yaralıyor...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaradılış itibarı ile biz insanlar diğer mahlukattan farklı olarak beyin+düşünce & karar verme mekanzimasına sahip olarak dünyaya gelmiş durumdayız. Savunma yetileri pençeleri, dikenleri zehirleri ve de kükremeleri olan hayvanatlardan ayrıcalığımız da buradan ileri gelmektedir. Dinleyerek, konuşarak sentezlemek ve karar verebilmek, işte bu noktada biz insanoğlunu hayvani yaratıklardan ayıran kıstaslardır. Eğer söz söylemenin yerini mermiler, küfürler ve de öldürme eylemleri almaya başlarsa ilkelliğin adını HAYVANİ buluruz, ama onların bizim sahip olduğumuz ayrıcalıklara sahip olmadığımızı düşünecek olursak eğer, bunun adını VAHŞET koymamız daha da akılcı ve de mantıklı olur. Bu kişisel olsun, devletler arası olsun, tüm dialoglarda ve ilişkilerde geçerli bir realitedir. Konuşmak, dinlemeyi bilmek ve de anlatılanlara insan gibi yanıt vermeyi öğrenebilmek, sonra da ortak kararlar alabilmek. Hem bunları başaramamak, hem de bu tarz girişimleri baltalamak... Nilgün Çakıcı

NİLGÜN BURSA 
 10.04.2007 16:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 49
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 663
Kayıt tarihi
: 19.07.06
 
 

İÜ İletişim Fakültesi'nde lisans ve yüksek lisansımı tamamladım. Milliyet Gazetesi'nde "Varoşlar", "..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster