Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '14

 
Kategori
Sinema
 

KLASİK İSPANYOL FİLMLERİ İLE YEPYENİ BİR SERÜVEN…

KLASİK İSPANYOL FİLMLERİ  İLE YEPYENİ BİR SERÜVEN…
 

Akbank Sanat, “Cervantes Enstitüsü” işbirliğiyle, sinemaseverleri klasik İspanyol filmleri ile buluşturacak!

50’li yılların o siyah beyaz filmlerini sizde bizim gibi özlediniz mi? Filmler o kadar çok anlamlıydılar ki, neredeyse gözyaşlarımız sel olur giderdi. Zaten dönemi yansıtan filmlerin tadı bir başka oluyor.  Duygu yüklü filmler adeta nostaljinin çocuklarıydılar. O çocuklara hep sahip çıktık, ve hala da sahip çıkıyoruz. Onlarla beraber çıktığımız uzun yolculukları  unutmamız pek mümkün değil. Zaten o bağ o kadar güçlü ki, öyle kolay kolay kopmaz. Bu sefer rotamız Amerika değil, İspanya! Duyduk duymadık demeyin müthiş bir İspanya havası soluyacağız. Malum İspanyol filmlerini izleme şansımız pek olmuyor çünkü ağırlıklı olarak bağımsız ve popüler Amerikan filmleri ülkemizi ziyaret ediyor. Bu biraz işi bozuyor çünkü İspanyol filmlerine gereken önemin verilmediğini düşünüyoruz. Keşke bu şans bize binde bir düşmese… Ama bu bile bizi sevindirmeye yetiyor. İspanyol klasik sinemasında görülmeye değer o kadar çok film var ki… Hepsi ayrı bir hikaye anlatıyor. O hikayeler yalnızca masumuyeti öne çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda gömülü olan tarihi de kazıp çıkartıyor ve ona yepyeni anlamlar yüklüyor. Seyrederken geçmişte böyle mi olmuştu diyoruz. Bazen acı veriyor, bazen de şaşırtıyor. İşte tüm bunlar İspanyol sinemasının özünü yansıtıyor.

***

Tabi hiç bilmediğimiz bir ülkenin kültürü hakkında bilgi ediniyor oluşumuz da, işin artısı… Kronolojik olarak bakıldığında, her zaman İspanyol klasik filmleri daha çok seyredilmektedir. Klasik filmlerin izleyicileri yalnızca o yıllarda yaşamış olanlar değil, herkestir. Şu da bir gerçek ki, klasik filmler gençlerin de ilgisini çekmektedir. Çünkü gençler o yılların önemli bilgilerine ulaşmak istiyorlar. Belki de bu yüzden seyrediyorlar kimbilir… Ne de olsa o filmlerin içinde koskoca tarih gizli. Kim merak etmez ki tarihi? Klasik filmleri iyi bilmek lazım ki,  temel sağlam olsun. Aksi takdirde çöker. Bunu şu şekilde açabiliriz: geçmiş hakkında bilgisi olmayan, geleceğe doğru, emin adımlarla yürüyemez. Eğer İspanyol sinemasına bir şekilde vakıf olmak istiyorsanız, fırsat bu fırsat! Elinize geçen bu şansı değerlendirmek yalnızca sizin inisitafinizde. Hem böylece İspanyol filmlerini de kaçırmamış olursunuz.

İspanyol film seçkisi şu şekilde yer alıyor: Friedrich Dürrenmatt’ın öyküsünden yola çıkan “El Cebo” (Yem), orta sınıf mücadelesini başarı ile anlatan “El Pisito” ( Küçük Daire), esrarengiz bir soygun hikayesini konu alan “Distrito Quinto” (Beşinci Bölge), günümüz insanının gelecek endişesini merkezine alan komedi filmi “La Vida Por Delante” (Önündeki Yaşam) ve Susana Canales’in başrolünü üstlendiği “Cielo Nego” (Siyah Gökyüzü)…

***

“Cervantes Enstitüsü”nün İspanyol Kültürünü yaymak adına yaptığı bu sosyal sorumluluk projesi gerçekten takdire şayan. Herkes filmlerde kendinden örnekler bulacak.  Böylece İspanyol Sineması Türkiye’de evrimleşmiş olacak. Bundan güzel bir şey yok! Sinemasal etkinliklerin geliştirilmesi için bu kadar çaba harcanırken, böylesi bir çalışma kesinlikle gözden kaçmamalı! Sonuç olarak; topluma faydası dokunacak, toplumu bilinçlendirme projelerinin artış göstermesi, hepimiz adına iyi olacak. Bu projeler sayesinde halen ayaktayız. Her zaman da öyle olacak.

BAŞKENT’E YAŞİL IŞIK YAKALIM!

25.yaşını kutlayan Ankara Film Festivali ‘Belleksizleştirme’ teması ile bomba gibi geliyor. 5-15 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan festival, geçmişi günümüze taşıyacak ve “sinebellek” terimine vurgu yapacak. Birinci Dünya savaşının 100.yılı nedeniyle  savaş filmleri öne çıkacak. Bu seçkide yer alan ülkeleri ise şu şekilde sıralayabiliriz: İspanya, Meksika, Portekiz ve Brezilya… Ayrıca festivalde William Shakespeare’in 450.yaş günü, "Citizen Kane" filmi ile sükse yapan yönetmen Orson Welles’in "Othello" filmiyle kutlanacak. Ne büyük bir onur bu! Festivalin en ilginç etkinliği de video sanatının 40.yılından 40 videonun gösterilecek oluşu. Bunun yanı sıra, festival çocuklar için de çok güzel bir çalışma düşünmüş: Çocuklar adına düzenlenecek özel bölümde “Sarı Köpeğin Yuvası”,“Kırmızı Balon”,“Beyaz Yele” filmleri gösterilecek ve kukla yapım atölyesinde, çocuklar ahşap malzemelerle yapacakları kuklaları, yazacakları bir senaryo çerçevesinde değerlendirme fırsatını elde edecekler.

***

Geldik ödüllere…  “Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı” kültür ve sanat hayatına yaptığı katkılardan ötürü Hülya Koçyiğit’e “Aziz Nesin Emek Ödülü”, Sevda-Cenap And Müzik Vakfına, “Kitle İletişim Ödülü”, ünlü balerin Meriç Sümen’e de “Sanat Çınar Ödülü” takdim edilecek.

İki festivali de genel olarak değerlendirdiğimizde ortaya çok enteresan bir sonuç çıkıyor. Bu sonuca göre; iki festival de İspanyol klasik filmlerini öne çıkarıyor.  Tabi 25.Ankara Film Festivali sadece klasik İspanyol  filmlerini öne çıkarmıyor belki ama, bol bol ispanyol filmleri izleyecek oluşumuz da kesinlikle tesadüf değil. 

sinemamilliyet@gmail.com

twitter/Cine_Deseo

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 814
Kayıt tarihi
: 24.05.10
 
 

1982 yılında İstanbul'da doğmakla başlayan hayatım, 10 yaşında yazı yazmakla ve her yazdığını kod..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster