Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '07

 
Kategori
Beslenme / Diyet
Okunma Sayısı
465
 

Klima ve bio

Klima ve bio
 

Havalarin sonbahar gibi gecmesi bazilarinin yüzünü güldürmektedir. Zaman zaman bahar havasinda iklim yasamaktayiz. Tabii ki bunu klima isinmasina da bagliyabiliriz. Bunun ilerde acabilecegi korkunc felaketler bol bol yazilip cizilmekle beraber, bazi cikarlarin agar basmasi ile sirt ardi edinilmekte oldugunu, yapilan klima antlasmalarina imza atmayan devletlerde de görebilmekteyiz.

Asagida yapilan incelemelerde de görüldügü gibi bizi bekleyen günler pek de acici degil.

Bu gün yasadigim ülkedeki günün sicakligi Subat ayinda 15 ila 16 dereceyi göstermesi, diger gecmis yillara göre aradaki farkin en az 30 dereceye ulasmasi olumsuz düsüncelere sürüklemektedir.

Bu günlerde Orkan derecesinde esen rüzgarlar 180 km'ye kadar ulasmakta, acmis oldugu hasarlar ilerdeki kötü günlerin birer habercesi olduguna inanmak zorunda birakmaktadir.

Bu durumun ayni zamanda gida maddelerini de önemli bir sekilde etkileyecegi bilinmektedir. Bu durum karsisinda yapilan genetik calismalar ve bu calismalar karsisinda tam olarak istenilen neticelere ulasilmamasi neticesi insanlari bio gida maddelerine sevk etmektedir.

Her ne kadar Türkiye de bio yiyeceklerin yaygin olmamasi daha dogrusu bio olduklarina dair siki bir denetim ve normlar olmamasi ilerdeki günlerde tezgahlarda sergilenen yiyeceklerde rastlayacagimiz kimyevi maddelerinin miktarlarinin artisina sahit olacagiz kenisindayim.

Bugünki durumda Avrupa ülkelerinin cogu klima degisikligi yüzünden Bio yiyeceklerini tüketmis ve iflasin esigine gelmistir. Tabii bu norm ve ölcüler icersindeki gida maddelerini ihtiva etmektedir.

Kisaca eger bio gida maddelerinin ne olduguna deginecek olursak bunlari 3 noktada aciklayabiliriz.

1.Haserata karsi korumak icin püskürtülen ilaclarin kullanilmamasi.
2.Ekili alanda diger yabanci otlardan korunabilmesi icin kullanilacak olan kimyevi maddelerden yoksun olmasi.
3.Yetistirdimiz fidelerden suni gübre kullanilarak daha cabuk ürün alabilme yerine, dogal organik gübrelerin kullanilmasi, tabi ki bu konumda da organik gübrelerin her hangi bir dolayli yolla icerikligin de kimyevi maddelerinin karismamis olmasi.

Bu yukardaki 3 ana temele genetik olarak calismalari sokmuyorum.

Peki böyle bir ürün yetistirme olanagina sahip miyiz? Bu sekilde yetisen bir ürünün maliyeti ne kadar olabilir? Hele Bio adi altinda tezgahlarimiza geldigi taktirde bunun siki bir denetimden gecmesini saglayacak bir kontrol agina sahip miyiz?

Bugünlerdeki gibi klima degisiklikleri karsisinda bizleri bekleyen haserat ordusuna karsi ne gibi önlemler alabiliriz? Kimyevi mücadele haricinde.

Bu iliman gecen hava neticesinde yetisen fidelerin arasindaki, yabani otlarin arindirilmasi icin kullanacagimiz beden gücünün ikiye katlanmasi, maliyete eklenecek miktarin bize dönüsü ne olacaktir?

Kullanacagimiz organik gübrede bu isinma nedeni ile oranti bilincine sahip miyiz?

Esasinda bu konuda yazilacak cok sey var. Bunu önümüzdeki günlerde bölüm bölüm ele almaya calisacagim.

Unutulmamasi gereken tek sey karsilasacagimiz her problemin bir cikis noktasi beraberinde sunulmaktadir. Yeter ki onlari uygulayabilelim.

KLIMA ve BUZULLAR

Önce Grönland, şimdi de Antarktika. Küresel ısınma buzulları yok ediyor. ABD'de yapılan bir araştırma, Güney Kutbu'ndaki buzulların erimesinin son yıllarda hızlandığını ortaya koydu

ABD'nin Colorado eyaletindeki Boulder Üniversitesi'nden bilim adamları, NASA'nın iki uydusunu kullanarak yeni bir araştırma yaptı. Araştırmada kullanılan teknik yeni ve şaşmaz ölçülerle bilgi veriyor.

Dünyadan birkaç yüz metre yüksekte biribirini izleyerek turlayan iki uydu, dünyanın küresel çekim alanı ve kütle dağılımı konusunda araştırmalar yapıyor ve aylık olarak dünyaya veriler gönderiyor.

Eğer öndeki uydu büyük bir kütle yapısının üzerinden geçerse bu onun hızlanmasına neden oluyor ve arkadaki uyduyla aradaki mesafe açılıyor. İki uydu arasında sürekli ölçülen mesafe aşağıdaki objelerin kütlesini gösteriyor.

Güney Kutbu'ndaki buzulların erimesi hızla artıyor, içbuzul yılda ortalama 152 kilometreküp eriyor. Bilim adamları, olayı somutlaştırabilmek için 10 milyon nüfuslu Los Angeles'ta yılda bir kilometreküp su tüketilmesini örnek veriyor.

Yani, Antarktika buzullarının bir yılda kaybettiği buz miktarı, ABD'nin en büyük ikinci şehri Los Angeles'ta bir yılda tüketilen su miktarının yaklaşık 3.5 milyon katı.

Üniversitenin Çevre Bilimi Araştırma Enstitüsü'nden Isabella Velicogna, ilk kez bir araştırmada Güney Kutbu'ndaki içbuzulun tamamının önemli miktarda buzul kaybına uğradığının ortaya çıktığını söylüyor.

Vita Es Motre'den özetler

Saygilar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ben de www.kolay-zayiflama.com ve www.diyet-tube.com sitelerini tavsiye eidyorum.

mehmet sami 
 29.10.2009 11:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 271
Toplam yorum
: 97
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 1276
Kayıt tarihi
: 20.02.07
 
 

Bütün canlıları seven, kendi penceresinden yaşamı anlamaya çalışan, onlardan bir şeyler öğrenmek ist..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster