Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '13

 
Kategori
Turizm
Okunma Sayısı
210
 

Know how Antalya'nın neyine ?

Biz otelciler için marka yaratmak çok basit bir konu.

MARKA YARATMAK BİZİM İŞİMİZ !

Biz otelciler için marka yaratmak çok basit bir konu. Bilhassa güneyde hayret verici zeka ürünü işler yapılmakta! Örneğin yeni bir otel satın aldınız, ya da kiraladınız. Geçen yıldan çalışanına ve misafirine çok çektirmiş bu otelin imajını nasıl tazelersiniz hiç düşündünüz mü? Aslında gayet basit;

Önce en afilisinden 3.000 sene önce yaşamış mitolojik bir kahraman ismi bulursun. 

Ardından yeni mezun grafikçi genç kıza ucuzundan bir logo tasarlamasını söylersin. 

Şeker kız Candy’de kazanacağı üç kuruşun heyecanı ile bir an önce işe koyulur. 

Logo’yu bizzat tasarlamak yerine internet’ten tırtıkladığı tarihi adam kellesini kendi yapmış gibi gösterir.

Altına iki adet defne yaprağı, onun altına da otelin ismini yerleştirir. 

Hooop yakın zamanda 20 tesise ulaşacak dev otel gurubunun marka ve logosu tamam.

Sonuç olarak alanda, satanda memnun.  Yani mutlu son, kazanan ise Türk Turizmi !

Marka yaratmak bu kadar kolay ve istediğin zaman değiştirmek yenilemek elinde iken, bazı otel gurupları nasıl olurda uzun yıllar aynı bayat markayı satmaya çalışırlar anlamakta zorlanırız bizler. Üstüne üstlük iddia ettikleri üzere bu yıllara dayanan gayet mühim bilgi birikimi ( Know - how olarak adlandırılmakta )  paylaşmaktan mutluluk duyarlarmış breh breh breh !

NOW HOV DA NEYMİŞ ?

Bu NOV-HAV ( know how ) dedikleri meret nedir ne değildir anlamak için inceden bir göz atmakta fayda var. Öncelikle Kings of Convenience gurubunun romantik bir de video klipe sahip dingin ve güzel parçası değildir elbette. Efendim "know how" tanımı ilk kez 1996 yılında OECD tarafından hazırlanan bir rapor dahilinde kullanılmış. Tanımı otelciliğe uygun açıklayacak olursak, bir zincirin ya da markanın birtakım hizmet yöntemlerinin nasıl yapıldığına dair bilme yetisine sahip olması anlamına geliyor. Elbette zamanı geldiğinde bu değerli bilgi birikimin satılması ya da kiralanması da söz konusu olabiliyor.

Biz ülke olarak bunu yapıyor muyuz? Elbette; hem de son yıllarda fazlasıyla. Başta Türki cumhuriyetler olmak üzere, Kuzey Afrika ve Arap yarımadası bizim markalardan geçilmiyor. Bırakın markayı nerede ise otel yöneticilerinin hepsi Türk. Yani uzun yıllara dayanan otelcilik tecrübemizi marka değeri ve münferit bazda pazarlamayı başarmışız. Avrupa’da tek tük de olsa bulunan markalarımızı da atlamayalım elbette. Hatta görünen o ki bunlara yenileri de eklenecek. 

Buraya kadar iyi güzelde yazının bundan sonrasında özellikle Antalya için ciddi sıkıntı yaratacağını düşündüğüm bir durum söz konusu. Marka değeri dedik, Know-How dedik, bilgi, birikim, deneyim dedik, tüm bu tanımları yücelttik hatta onore ettik. Bizi gururlandıran, yüzümüzü güldüren çalışmalardan bahsettik. Ancak madalyonun diğer yüzümü desem, kazın ayağı öyle değil mi desem ne desem bilemedim.
 
KNOW HOW ANTALYA’NIN NEYİNE !

Malum olduğu üzere Antalya kendi markalarını yaratmakta oldukça usta bir destinasyon. İsim ve logo konularındaki yaratıcı yanımıza hatırlarsanız yazının başında değinmiştim. Ayrıca bunların yanında Avrupalı iş ortaklarımızın bu topraklar için özel tasarlattıkları nevi-i şahsına münhasır markalar da mevcut. İş logo ve isimle bitmiyor elbette; tüm bu değerli markaların altında özenle çalışılmış konseptler de mevcut!  "HD sistemine daha neleri dahil edebiliriz" den yola çıkılarak dantel edasında göz nuru akıtılarak işlenmiş bu değerli konseptlerin bazıları araştırma yapılması gereken tez konusu kıvamında. 

Ama unutmayalım ki bizim turizm ve otelcilik adına başka değerlerimiz de var, ya da vardı. Vardı diyorum zira onları bir bir kaybediyoruz. Onlar uzun yıllara dayanan deneyimleri ile Antalya’ya değer katan ulusal ve uluslararası markalardı. Ne yazık ki şimdilerde bu değerli markaların bazıları ardı ardına şehri terk etmekteler.

Antalya Dedeman / Uzun süredir duyulan dedikoduların ardından geçtiğimiz günlerde Nazire Dedeman otelin satış sürecini başlattıklarını duyurdu. Anlaşma sağlandığı taktirde devir hemen gerçekleşebilir. Otel, sektöre bir okul edasında çok değerli yöneticiler yetiştirmiştir. 1989 yılından bu yana binlerce istihdam yaratmıştır.

Hillside SU / Menzilcioğlu gurubun mülkü olan ve işletmeciliğini AlarkoTurizm gurubunun yaptığı bu modern otel yakın zaman sonra el değiştirecek. Dedikodulara göre tesisin yeni sahipleri HD sistemi ile çalışmayı düşünüyorlarmış. Fethiye’nin ardından gerçekleşen Ma Beach denemesi tat vermeyince hayata geçirilen SU Antalya’nın en büyük kazanımlarından biri olmuştur. Hillsider tarzını ve hizmet anlayışını Akdeniz’e taşıyan bu markanın gidişi ciddi kayıp olacaktır.

Sheraton / Bir süre önce Rixos Downtown adıyla tekrar hizmete açılan otel yıllarca Sheraton olarak Antalya turizmine hizmet etti. Otelin RIXOS gurubu tarafından devralınması her ne kadar sevindirici olsa da böylesine büyük bir markanın şehirden ayrılması üzücü oldu.

Divan Antalya/ Yıkıldı, yıkılacak, yeniden inşa edilecek derken nerede ise aradan on yıl geçti. Bu aralar inşaata girmesi yine söz konusu olan otel Antalya’nın en eski tesislerinden. Marka olarak her ne kadar şehirden ayrılmasa da inşaat süreci bir süre için bizleri ayırmaya yetecek.

Ve diğerleri The Marmara şimdilik böyle bir niyetleri yok gibi, umarım olmaz da. Zira işini en düzgün yapan markalarımızdan biri. Ramada yakın zamanda açılmış olmasına rağmen şehirle çabuk bütünleşti, bulunduğu bölgeye de renk getiren tesis özellikle toplantı guruplarının tercihi. Renaissance ise Paloma gurubu içerisinde amiral gemisi kıvamında. Yılların deneyimi ve uzmanlığı ile en iyi şekilde hizmet vermeye devam ediyor. Sonuç olarak elbette ki kendi markalarımızı yaratmamız gayet yerinde ve olması gereken bir durum. Bu turizm sektöründeki iddiamızın en kuvvetli göstergelerinden biri olabilir. Ancak sektörün köklü markalarının da şehirden ayrılması kayıp değil de nedir ?. Böylesine büyük deneyimi, bilgiyi kısacası Know How'ı elinde bulunduran markalar bizim için kaybedilmemesi gereken büyük hazinelerdir. 

IEHA Türkiye Başkanı
Emir Hepoğlu
emirhepoglu@yahoo.com

Gezgozyaz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 340
Kayıt tarihi
: 02.02.12
 
 

Emir HEPOĞLU 20 yılı aşkın süredir turizm ve otelcilik yapmaktadır. Otellerde temizlik departmanl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster