Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '17

 
Kategori
KOBİ
Okunma Sayısı
192
 

Kobilerin stratejik finans planı

Kobilerin stratejik finans planı
 

Firmalar dört ana unsur üzerinde durur.  Tedarik , üretim , satış ve bunların hepsini sağlamaları için gerekli olan  finans unsurlarıdır. Bu yazım da uzmanlık alanım olan  finans üzerinde durmak istiyorum .

Firmaların üretim yada satış yapabilmek için makine , bina , araç ve hammadde , pazarlama ve yönetim giderlerini veya ticari mal ihtiyaçlarını ,  ya firma ortaklarının koyduğu sermayeden, firmanın geçmiş karlarından yada firma dışından borçlanarak karşılarlar . Dışarından borçlanma banka yada piyasadan vade ile  aldıkları mal ile olur . Peki firmalar bu borçlanmaya ne derece dikkat ediyorlar  , ya da ne zaman dikkat etmeye başlarlar.

Bir şirket gerçekte kar elde etmek için kurulur , kısa dönemli hedefleri bazen farklı olsa da , Pazar payını büyütmek yada pazarda bilinmeye çalışmak gibi , yada büyümek gibi hedefleri olsa da , bunlar her zaman karlılığını artırmak içindir .   Yazımım başında söylediğim gibi şirketler dört unsuru  tedarik , üretim , satış ve finanstır. Bu unsurların birinin eksik yada olmaması durumunda nasıl bir masa bir ayağı eksik duramayacaksa , bu unsurların birinin sorunlu olması durumunda  varlığını sürdüremez , uzun dönemde faaliyetlerini sürdürmesi için sorunlu kısmı düzeltmesi gerekir. ( Ticaret firmalarda üretim ,  malın aldıktan sonra nasıl sunulduğu üretim olarak değerlendirilmiştir. )

Kobiler özellikle büyüme dönemlerinde yani piyasada bilinirliği arttırdığı dönemlerde finans kısmın da sorunlar yaşamaya başlarlar . Bunun en önemli sebebi , finansa yeterinde önem vermemesinden ve finans konusunda firmanın kendisi gibi büyüyen ve derinleşen stratejik planlarının olmamasından  kaynaklanır. Özellikle bankadan kullanılan krediler , başlangıçta üretim maliyetleri düşürüp , yeni yatırımlara fırsat verip aynı zamanda alınan hammadde yada ticari malların ucuz alınmasını ve dolayısıyla karlılığı artırmasını sağlarlar. Bu durum   büyüme süreçlerine doğrudan pozitif  yönde etki eder . Diyelim 1 yıl önce kurulmuş firma faaliyet gösterdiği sektör ve bölgede bilinirliliğini artırsın kendi çeki ile mal almaya başlasın , bunu da banka kredisi ile desteklediğin de hem piyasa şartlarında vadeler ile borçlanabilir , hem de kaynak konusunda sıkıntı çekmek , kredi kullanarak aldığı mallarda iskonto yaptırabilir. Böylelikle  ciroda ve karlılıkta artış sağlayabilirler. Fakat bundan sonrası dikkat edilmesi gereken zamanlar başlar , kredi bir sarmaşık gibidir. Bahçenizde    olduğunda bakımı yapıldığında güzel bir görümüm  verir, hem de sizin bahçenizi dışarıya kapatarak size ve ailenize konfor alanı oluşturur. Peki yeterince önem verilmemesi bakımı yapılmasa , bütün bahçeyi kaplar , üzerinde bir sürü böcek oluşur. Bir çok defa piyasadan ve bankalardan oluşturulan kaynak yüzünden firmaların önemli konusunun finans olduğunu , çek ödemeleri , kredi taksit yada faizlerini ödemenin şirketin ana unsuru olduğunu , bu sebepten dolayı zararı edilmesine rağmen stokların piyasa fiyatının altında satıldığını hatta  ,  şirket sahibinin bir çek ödemesi için 2-3 gün uğraştığını bilirim. Yada 10 milyon ciro yapan  bir firmanın 50,000 TL çeki ödeyemediğinden battığını bir çok kişi görmüştür. Zaten bir çok firma finans sıkıntısı sebebiyle battığına yada firma ortağının şahsi mallarını satmak zorunda kaldığını görmüşüzdür.

Peki neden en önemsiz gözüken finans kısmı şirketlerin sonunu hazırlamakta. Bir finans planının olmaması , yani firma  ile  büyüyen , firma ile aynı orantılı gelişim gösteren ve firmanın , sektörün ve ülke ekonomisinin gerçekleri altında kendini yenilen , değişim gösteren ve aynı zamanda belli kural ve disiplinleri olan finans yada likit yönetim metodları olmamasından kaynaklanmaktadır.

Özellikler kobilerin finans yada mali kısmında benim görebildiğim üç  önemli hata yapılmakta, kısmet olursa daha sonraki yazılarım da çok daha ayrıntılı yazmak istiyorum . Ama kısa  olsa da değinmedin faydalı olacağı kanaatindeyim.

Bir çok firmada doğru karlılık hesaplanmasının yapılmadığını biliyorum . Özellikle sabit maliyetlerde , bir çok firma işçilik giderine prim ödemesini katmıyor. Yada vergi ve muhasebeye ödenen ücretler , bazı şirketler nakliyesine kendisi yapmasına rağmen yaptığım karlılık analizlerinde araçların sigortasını , vergilerini ,yıllık bakımlarının yada olabilecek , tamir masraflarının katmadıklarını gördüm , özellikle amortismanlar kesinlikle karşı çıkılıyor. Diyelim ki 50,000 TL panelvan tarzında araç alıp onu 5 yıl kullanıyorsunuz. Satmanız gerektiğinde gene 50,000 TL satabilir misiniz ?   o aracı 5 yıl boyunca  yük taşıdıktan  sonra … ( enflasyon yada mevduat faiz  oranları ile hesaplandığın da  amortisman çok daha fazla olduğu görülecektir.)  Yada bağkur primleri ,… Bu sebepten dolayı  bir çok firma bu maliyetleri hesaba katmadan karlılık oluşturmakta  ve  yatırım kararı aldığı için elde ettiği karlar hem bu masraflara gitmektedir.  Oluşabilecek maliyetler doğru hesaplanamadığı için piyasadaki fiyat üzerinden karsız yatırımlara girmek firmayı finansal açıdan sıkıntıya sokacaktır. Yaptığınız yatırımın karşılığını , yatırım nispetinde kar olarak alamayacaksanız bu şirketi finansal açıdan sıkıntıya sokacaktır.

2. si doğru vadelerle borçlanma , yada elmaları armuttan ayırma , firma ne kadar ihtiyacı varsa o kadar süre için borçlanmalıdır. Uzun vadeli yatırımlar , makine , araç , gayrimenkul gibi yatırımlar getireceği karlılığa göre borçlanılmalıdır. Bu yatırımlar uzun dönemli getiri olacağı için uzun dönemli borçlanılmalıdır. (Bir gayrimenkul yatırımın vadesi ,  gayrimenkul kira getirisinin  , gayrimenkul için kullanılan kredinin   karşılama süresine göre borçlanılmalıdır. )  Peki ya mal alımları için yada elektrik , su gibi fatura ödemelerimiz yada maaşlar için ne kadar süreli borçlanılmalıdır. İşte piyasada daha sorun oluşturan kısım  budur. Bir müşterim  uzun süredir sektörde olmasına rağmen , döviz ile mal alıp gene döviz kuru ile mal satmasına rağmen cirosunun neredeyse %5 şi  kadar kambiyo zararı yaptığını görmüştüm. Özellikle hatırı sayılacak derecede gayrimenkul mal varlığı  ve getirisi olmasına rağmen bankalardan kredi almak hususunda zorlanıyordu. İnceleme yaptığımda , aldığı mallar ithal olduğu için peşin aldığını ve bunu banka kredisi ile finanse ettiğini gördüm. Ve Firma malın parasını verdikten yaklaşık 3 ay sonra mallın geldiğini ve 3 ay üretim ve stok süresinin olduğunu ve 5 eşit taksitle satıldığını gördüm. Yani 3+3+(5+1)/2=  9  ay  .  Aldığı bir malın 9 ay ortalama vade  tahsilatını yaparak nakite döndüğünü tespit ettim. Fakat banka  borçlanma süresini ortalama vade üzerinden 12-15  ay arası yaptığını fazla vade ile borçlandığını bu sebepten dolayı ise hem fazla finans maliyetine katladığını hem de atıl likit oluşturduğunu tespit ettim. Ve firma oluşan bu atıl likiti  (parayı)  gayrimenkul mal alımı için kullanmıştı. Yani uzun vadeli yatırım yani  uzun sürede kendini karşılayacak yatırım , kısa vadeli borçlanma ile karşılanmıştı. Üstelik mal satışında kur sabitlemesinin  malın alımdan sonra 7. Ay yapıldığı için yaklaşık 6-8 ay  kur risk ile karşıla karşı kalınmış ve kurda ki ani yükseliş ciddi bir zararına sebebiyet vermişti.  Havaların iyi olduğunda hastalık azalır , havalar kötüleştiğinde ise insan sağlığına yeterince dikkat etmezse çevrenin , havanın vs. etkilerin neticesinde hastalanır. İşte krizlerde firmaların bu dikkatsizliği ve hesap  hatalarını ciddi bir şekilde cezalandırabilir. Aldığınız ürünün tahsil olma süresine göre borçlanılmalıdır. Gerçekte bu oran stok devir süresi + borç ödemesi süresi – alacak tahsil süresi şeklinde hesaplanır fakat . Basit bir  hesapla malınız ne zaman sonra tahsil oluyorsa o zaman dilimde borçlanabilirsiniz . Vadeler ile ilgili yazım bu olayı daha fazla örnek ile anlatmaya çalışacağım.  

3. ise muhasebe kayıtları , yanlış , eksik yada hatalı mizan hazırlama . Benim müşterim olan  firmada  31/12 tarihinde 400,000 TL çalıştığım bankada mevduatı olmasına rağmen , bilançoda bankalar kaleminde  25,000 tl mevduatın  gözüktüğünü bilirim . Başka müşterim ise bütün ödemelerini peşin yapmasına rağmen cironsun neredeyse %25 şi kadar satıcı borç gözüktüğünü biliyorum . Başka müşterimde ise elinde müşteri çeki olmasına rağmen mizanında müşteri çeki gözükmediği için çek teminatlı kredi limiti açamamıştım . Bunların hepsi ve daha bir bu tip doğru bilanço yapılaması sebebi ile  reyting  notunu düşer . Kredi alımlarını zorlaştırır ve teminat şartlarını katılaştırır. Özellikle bu durumla karşılaşıp  batak veren  firmalar eğer alternatif  limitleri yada sermayeleri yoksa batabilirler.

İşte saydığım bu yatırımlarda ki karlılığın detaylı hesaplanması , doğru vade ile borçlanılmaması ve mizan doğru yapılması yüzünde firmalar finans sıkıntısına girmişlerdir.   Bunlara ilaveten firmanın aldığı her üründe kendi öz kaynağının olması zorundadır. Bu vites fireni gibidir. Bir firma aldığı malın maks. %75 dış kaynaktan finanse etmeli %25 kendi öz kaynağından karşılamalıdır. Aşırı teknolojik olmayan normal  manuel vitesli bir araba düşünün . Bu araç ta 3. Viteste giderken saat 120 km hızı ulaşmaya çalışın , her ayağınızı gazdan çektiğinizde otomatik olarak vites freni devreye girecektir. Eğer ayağınızı gazdan çekmezseniz motoru yakarsınız .  İşte böyle yüksek oranda  finanse edilen her mal hacminizden daha fazla büyümenize sebep olacaktır.

Bir masa dört ayağı üzerinde durur , hepsinin önemi aynıdır. Nasıl ki , üretim , satış ve tedarik için detaylı , üzerinde düşünülmüş planlarınız varsa ve bunların prensipleri ve metodları varsa , finans için de olmalıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 189
Kayıt tarihi
: 30.01.17
 
 

 1980 İstanbul doğumluyum.   Üniversite tahsilimi Karadeniz Teknik Üniversitesi İktisat bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster