Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '08

 
Kategori
Tiyatro
Okunma Sayısı
551
 

Koca bir aşk çığlığı

Koca bir aşk çığlığı
 

oyunun afişinden


Hugo, bir dönemin en tanınmış tiyatro oyuncularındandır. Oynadığı her oyun seyirci rekoru kırar, tüm koltukları doldurur taşırır. Özellikle sevdiği kadın Gigi ile birlikte sahneledikleri tüm oyunlarda yer yerinden oynamaktadır. Her ikisi de şöhretin göz alıcı ışıkları ile aydınlatılmış kuştüyü tahtlarında hüküm sürmektedirler, sonsuza kadar yerleştikleri inancıyla.

Hugo Martial , Gigi Ortega ... Hugo Martial , Gigi Ortega ...

O zamanlar bu iki parlak yıldız nerede bir araya gelseler , ses getiren bir iş çıkarırlar mutlaka.

Tutkulu aşkları kavgalarla , kaprislerle , üstünlük yarışları ve ihanetlerle yara alırken, onlar kaybettiklerinin farkına varmazlar. Bu karmaşayı kaldıramayan Gigi içkilerde arar kaçışı ve alkole bağımlılığın içine düşer. Aralarındaki çekişme güçlerini tükettiğinde yollarını ayırırlar. Hayır dostça değil gayet düşmanca. Şeytan görsün yüzünü dedirtecek cinsten. Günler akıp gittikçe isimleri tiyatronun renkli afişlerinden yavaş yavaş silinmeye başlar.

Yıllar su gibi akıp gider. Artık unutulmaya yüz tutmuşken Hugo Martial yeni bir oyun ile sahnelere dönmeye karar verir. Eski aktör aşk kokan iki kişilik bir oyun ile eski günlerine dönüşünün büyük heyecanı içindedir. Provalar başlamak üzereyken kötü bir haber gelir. Oyunda Hugo'nun sevgilisini canlandıracak olan medyatik oyuncu hamiledir ve ne yazık ki sözleşmeyi feshetmiştir. Aksilik bu ya , akla gelen diğer bütün isimlerin ya önemli bir projesi ya da geçerli bir sebepleri vardır. Tüm çabalara rağmen yeni bir oyuncu bulunamaz ve oyunun sahnelenme planları suya düşmek üzeredir. Kafası oyunun hasılatına odaklı çalışan Hugo'nun menejeri ise sansasyonel bir fikir için kolları sıvamıştır bile.

Hugo Martial , Gigi Ortega ...

Tiyatro dünyasının birbirine aşık efsanevi iki ismi, yıllar sonra aynı sahnede.

Bu fikir iyi iş yapar elbette , ama birbirinden ölesiye nefret eden, isimlerini bile duymaya tahammül edemeyen bu iki eski sevgiliyi nasıl ikna edeceklerdir yeniden birlikteliğe. Gerçekte her ikisi de büyük aşklarını nefretle kaplayarak tıpkı bir mumya gibi bozulmadan yıllarca saklamışlardır ancak bunun şakasına bile tahammül etmeyecek kadar kızgın ve inatçıdırlar. Şimdi her ikisi de bir araya gelmeyi istemekle birlikte, bu isteklerinin üstünü şiddetle karşı çıkmalarla örtmektedirler. Kurnaz menejer çeşitli ayak oyunları ile ikna eder her ikisini de. Mecburiyetin, çaresizliğin görünümüne bürünen razı oluşları aslında memnuniyetle yan cebimedir.

Provalar başlar . Günlük hayatta nerede gizlendiklerini bilmediğim ama tiyatroda elini sallasan ellisine çarpan gay rolündeki yönetmen, ateş hattının orta yerinde kalmıştır. Bu oyunu yönetmek cesaret istemektedir. Yıllar sonra karşılaşmanın şiddeti ile bağırışlar, çağırışlar , ölçüsünün kaçırıldığını düşündüğüm argo atışmalar ve küfürler havada uçuşmaktadır. Oyunun vurucu metnini canlandırmaya çalışırken geçmişle hesaplaşmalar başlayıverir. Suçlamalar , pişmanlıklar , öfke ve acılar birbirini kovalar. Zamanında hoyratça harcanan birçok duygunun yıllar sonra yüzleşildiğinde çok farklı algılandığına tanık olurlar. Karşılıklı hesap sormalar kısa bir zaman sonra iç hesaplaşmaya dönüşür. Hak verirler, hatırlarlar, anarlar ve hatta anlarlar. Üzerinde biriken tozların ardında iki yıldızın usta oyunculukları ve büyük aşkları parlamaktadır. Aynı sahnede , Koca Bir Aşk Çığlığı sergilenirken ateş ile barut yanyanadır. Ve kibrit çakar ! Küllerini unutmanın üzerine üflerler.

Onlar perde açarken , salonda perde kapanmaktadır.

Alkışlar emeği geçenlere...

Yöneten: Işıl Kasapoğlu
Oyuncular:
Tilbe Saran
Selçuk Yöntem
Bekir Aksoy
Hazım Körmükçü

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 60
Toplam yorum
: 107
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 1077
Kayıt tarihi
: 11.06.07
 
 

Memnun oldum... Ben de Didem :) İstanbul'da yaşıyorum. İstanbul'da yaşamayı seviyorum. Yoğun yaşam t..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster