Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
382
 

Kocaman çocuklara masallar!

Kocaman çocuklara masallar!
 

http://z.about.com/d/landscaping


Televizyona çıkıp, habercileri peşlerinde koşturan adamlar ne söylerse söylesin, tesadüfî karşılaşmalarda, ayıp olmasın diye hal hatır sorduğumuz birbirini hiç görmemiş, hayatlarında bir defa sohbet edip, çay içmemiş insanların, korkuları da, beklentileri de, endişeleri ve hatta kurdukları cümleler de aynı!

Çok kötü durumdayım!

***

Daha birkaç yıl önce, işimize, işyerimize, maaşımıza güvenip, hayallerimizi gerçekleştirmenin tam zamanı diye düşünüp uzun vadeli borçlanmadık mı hepimiz?

Üç- yıl beş yıl vadeli araba almadık mı?

‘Kira öder gibi öderim’ diye planlayıp ev sahibi olmadık mı?

Borçlanmadık mı?

Daha büyük evlere yerleşip, eşyaları değiştirmedik mi?

Daha lüks arabalarla caka satmadık mı?

Eskiden güneye tatile gidenler parmakla gösterilecek kadar azken, kredi kartına 12 taksit yaptırıp, on gün yaptığımız tatili bir yıl boyunca ödemedik mi?

Yolunu bilmediğimiz Uludağ, kredi kartları sayesinde kış aylarında yalancı cennetimiz olmadı mı?

Cep telefonunun en pahalısı şu an elimizde değil mi?

Üç kuruş kazanırken, ‘<ı>bir daha mı geleceğim dünyaya’ felsefesi ile başkasının parası ışıklı lokantaların müdavimi olmadık mı?

Yarını düşündük mü?

İsteklerimizi ve ihtiyaçlarımızı karıştırmadık mı?

Egosunun esiri olmuş, sonbahar rüzgârlarında savrulmuş insanlar haline gelmedik mi?

Eskiye nazaran daha havalı değil miyiz?

***

“Bizi kandırıyorlar!” Ne demek?

Kimsenin kimseyi kandırdığı yok arkadaş, biz kendi kendimizi kandırıyoruz!

Aldatılmak için kimseye ihtiyacımız yok!

İhtimallerin, acabaların, ayakları yere basmayan hayallerimizin kurbanı oluyoruz…

Rüzgâr ekerken, fırtına biçeceğimizi biliyorduk hepimiz…

Asgari ücretle geçinmeye çalışırken, bankanın bize verdiği 5000 TL limitli kredi kartının suyunu sıkarken, tatlı tatlı yerken…(!)

Başımıza geleceği bilmiyor muyduk?

Camdan baktığımızda düşman çatlatmaktan başka hiçbir işe yaramayan sıfır arabanın da, sadece mutfak, yatak odası ve oturma odasını kullandığımız yedi odalı jakuzili dubleks evin de, yılda iki kere misafir geldiğinde kullandığımız, salona aldığımız ultra lüks mobilyaların da taksitlerini ödeyemeyeceğimizi düşünmemiş miydik?

<ı>Küçüklere masal anlatmaya ne var önemli olan büyüklere masal anlatmakta!

<ı>Ağustos böceği bütün yaz, saz çalmış şarkı söylemiş. Karakış birden bastırınca şafak atmış zavallıda; Bir şey bulamaz olmuş yiyecek: Koskoca ormanda ne bir böcek, ne bir sinek. Gitmiş komşusu karıncaya:
- Aman kardeş demiş, halim fena; bir şeycikler verde kışı geçireyim, yaz gelince öderim. İnan bana. Ağustosu geçirmem söz sana. Ödemezsem eğer, böcek demesin kimse bana.
Karınca iyidir hoştur ve çalışkandır bilirsiniz ama eli sıkıdır biraz. Can verir, mal vermez.
- Sormak ayıp olmasın ama demiş, bütün yaz ne yaptınız ?
Ne mi yaptım demiş ağustos böceği; gece gündüz şarkı söyledim, fena mı ettim sizce ?
- Yooo. Demiş karınca ne mutlu size; ama hep türkü söylemek olmaz; kışın da oynayın biraz.<ı>

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1093
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster