Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '11

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
4289
 

Koçi Bey Risalelerinde Kanuni Dönemi'nin arızaları

Koçi Bey Risalelerinde Kanuni Dönemi'nin arızaları
 

KOÇİ BEY RİSALESİ


Koçi Bey 17. yy. Osmanlısında yaşamış, sultan IV. Murat ve Sultan İbrahim’e devletin bozulma sebeplerini ve giderilme yollarını raporlar (risaleler) halinde sunan önemli devlet adamlarımızdandır.
 
 
 
Risalelerinde dikkat çeken bir bölümde Osmanlının en parlak dönemi olarak kabul edilen Kanuni Sultan Süleyman dönemine ait arızalar (bu kelime kullanılmış) ve giderilme yolarıdır.
 
 
 
Kanuni dönemine ait iki rapor hazırlanmış. Birinci rapor; “Allahın rahmetine ulaşmış suçları Cenab-ı Hak tarafından affolunmuş olan Sultan Süleyman Han zamanının kemali beyanıdır.” Şeklinde başlamış, övgüyle söz ettiği Kanuni döneminden, aynı zaman da bozulmaların başladığını, Yavuz Selim dönemi uygulanan kuralların genel olarak Sultan Süleyman dönemi bozulduğunu bir iki örnek ile aktarmış. (s. 48-49) Örnekleri genel olarak ikinci raporda maddeler halinde sunmuş, ben de biraz sonra vereceğim.
 
 
 
İkinci rapor da “ Allahın rahmetine mazhar olan Sultan Süleyman dönemindeki ihtilali beyan eder” cümlesiyle başlıyor. İhtilalden kasıt yapılan uygulamaların Osmanlıda yıllarca uygulanan kurallara göre farklı olması, köklü değişiklik getirmesi anlaşılıyor. Yukarda dediğimiz gibi burada arızaları maddeler halinde sunmuş.
 
 
 
Devlet yönetiminden bihaber olan dönemin Padişahlarına uyulması gerekli kurallar, söylenmesi gerekli sözler belirtilmiş. Cümleler “ böyle yaparsınız, uyulması gereken kaide budur” gibi ifadeler ile başlıyor ya da bitiyor. Koçi Bey Kanuni dönemi arızalarını şu şekilde sıralıyor. (s. 50-51)
 
 
 
- Padişahın divanda bulunmaması, devlet adamlarını tanımaz olması
 
- İbrahim Paşa’yı kaidelerin dışında Sadrazam yapması, Padişahın iltifatına mazhar böyle memurların, devlet işlerini bilmedikleri halde, sormadan bilmeden iş yapmaları, düzenin bozulması
 
- Kızları Mihrimah sultan’ın Rüstem Paşa ile evlendirilmesi ve Rüstem Paşa’nın Sadrazam yapılması
 
( İlk raporda isim vermeden hanedana damat olanların İstanbul’da bile tutulmaz iken bu dönemde damatların sadrazam yapılması eleştirilmiş, bu kişilerin hem damatlık hem de Sadrazamlığın verdiği güçle devlet töresine aykırı uygulamalarda bulundukları biliniyor.)
 
- Damat Sadrazamlar İbrahim ve Rüstem Paşaların normal kuralların dışındaki düzeni bozan uygulamalar getirmeleri, özellikle Rüstem Paşa’nın aykırı uygulamaları, adam kayırmaları, has ve mukataaların iltizama verilmesi, iltizam alanların namussuz fasik Yahudi emirler olması (Koçi Bey’in ifadesi), has ve mukataa köylerinin harap olması
 
- Sultan Süleyman dahil tüm devlet erkanının devletin ihtişamından etkilenip süs ve şöhrete kapılması, bol paraların harcanması, bunun sonucu bir çok memurun maaşının yetmemesi, yine bunun sonucunda vergilerin arttırılması, halka zulüm ve tecavüzlerin artması
 
 
 
          Sultan Süleyman’ın daha Şehzade iken süs ve şöhrete düşkünlüğünün olduğunu babası Yavuz Selim’in bu yüzden Veliaht oğlunu birkaç defa uyardığını biliyoruz.
 
 
 
Türk devletleri tarihinde bir gelenek olmuştur zaten. En parlak dönemlerden sonra bozulmaların başladığı, devletlerin yıkılışa geçtiği. Mete Han, Atilla, Mukan Kağan, Bilge Kağan, Melikşah, Alaaddin Keykubat aklıma gelen diğer Türk devletlerinin en parlak hükümdarları. Ortak noktaları hepsinden sonra devletlerin yıkılış sürecine girmeleri.
 
 
 
Maalesef aynı durum Osmanlının başına gelmiş. Muhteşem Süleyman adı gibi muhteşem bir devlet bırakamamış. Osmanlının ondan sonra bir daha toparlanamadığını görüyoruz.
 
 
 
“Baki emrü ferman saadetlü Padişahımız hazretlerinindir” diye bitiriyor Koçi Bey risalelerinin çoğunu. Biz de Baki emrü ferman kıymetli okuyucularındır diye bitirelim.
 
 
 
Kaynak: KOÇİ BEY RİSALESİ- MEB Yayınları- Sadeleştiren Zuhuri Danışman 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

harika bir yazı bayıldım... bizim özbe öz tarihçilerimiz bile o dönemi eleştiriyorken bir düşünmek gerek... necip fazıl gibi kültürlü ve tarihe meraklı bir fikir adamı "kanuninin kendisi değil dönemi muhteşemdir, kanuni bir mirasyedidir." derken biz neden gereksiz pohpohlamalara girip geçmişten ders çıkaramıyoruz??? hürrem sultan hakkında daha fazla yazı yazmanızı bekliyorum, zira bugün padişahtan çok padişahçı olanlar o dönemdeki mazlumlara iftira atarken zulm edenleri yere göğe sığdıramıyor (örn:mustafa armağan)

Günseli Kara 
 04.01.2013 15:52
Cevap :
teşekkür ederim  05.01.2013 9:11
 

Değerli Metin Bey, yakın zamana kadar tüm okuduğum yerli, yabancı Osmanlı tarihi ile ilgili kitaplarda şu iki soruya cevap aramışızdır. Birincisi, İhtişamlı Kanuni döneminde hangi nedenlerle sonun başlangıcına girdik? İkincisi, Bir cihan imparatorluğu neden kendisinden zayıf devletlere ticari ayrıcalıklar tanır? Nihayetinde bu iki soruya cevap bulduğumu zannediyorum. 16'ncı asrın ortalarında Avrupa İpek yolu'na, yapılan modern gemilerle denizden bir alternatif bularak Osmanlıyı bu gelirden mahrum eder, bu gelirden mahrum kalan Osmanlı panikle, Batılı tüccarlara Osmanlı toprakları üzerindeki ticarete devam manasında avantaj sağlamasıdır. Bozulan gelir dengesi; (gelir elde etmek için)toprak düzenini, bozulan toprak düzeni ordunun (ücretsiz asker temin) yapısını bozacaktır. Suhte-öğrenci ve Celali isyanlarının altında da bu gelir kayıpları vardır. Ve ne yazıkki, kendimizle ilgili doğruları yabancı tarihçilerden öğrenmekteyiz. Koçi Bey, sadece gözlemlerini aktarmıştır. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 28.09.2011 17:40
Cevap :
teşekkür ederim  29.09.2011 10:12
 

Değerli Metin Bey, yakın zamana kadar tüm okuduğum yerli, yabancı Osmanlı tarihi ile ilgili kitaplarda şu iki soruya cevap aramışızdır. Birincisi, İhtişamlı Kanuni döneminde hangi nedenlerle sonun başlangıcına girdik? İkincisi, Bir cihan imparatorluğu neden kendisinden zayıf devletlere ticari ayrıcalıklar tanır? Nihayetinde bu iki soruya cevap bulduğumu zannediyorum. 16'ncı asrın ortalarında Avrupa İpek yolu'na, yapılan modern gemilerle denizden bir alternatif bularak Osmanlıyı bu gelirden mahrum eder, bu gelirden mahrum kalan Osmanlı panikle, Batılı tüccarlara Osmanlı toprakları üzerindeki ticarete devam manasında avantaj sağlamasıdır. Bozulan gelir dengesi; (gelir elde etmek için)toprak düzenini, bozulan toprak düzeni ordunun (ücretsiz asker temin) yapısını bozacaktır. Suhte-öğrenci ve Celali isyanlarının altında da bu gelir kayıpları vardır. Ve ne yazıkki, kendimizle ilgili doğruları yabancı tarihçilerden öğrenmekteyiz. Koçi Bey, sadece gözlemlerini aktarmıştır. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 28.09.2011 17:40
 

Değerli Metin Bey, yakın zamana kadar tüm okuduğum yerli, yabancı Osmanlı tarihi ile ilgili kitaplarda şu iki soruya cevap aramışızdır. Birincisi, İhtişamlı Kanuni döneminde hangi nedenlerle sonun başlangıcına girdik? İkincisi, Bir cihan imparatorluğu neden kendisinden zayıf devletlere ticari ayrıcalıklar tanır? Nihayetinde bu iki soruya cevap bulduğumu zannediyorum. 16'ncı asrın ortalarında Avrupa İpek yolu'na, yapılan modern gemilerle denizden bir alternatif bularak Osmanlıyı bu gelirden mahrum eder, bu gelirden mahrum kalan Osmanlı panikle, Batılı tüccarlara Osmanlı toprakları üzerindeki ticarete devam manasında avantaj sağlamasıdır. Bozulan gelir dengesi; (gelir elde etmek için)toprak düzenini, bozulan toprak düzeni ordunun (ücretsiz asker temin) yapısını bozacaktır. Suhte-öğrenci ve Celali isyanlarının altında da bu gelir kayıpları vardır. Ve ne yazıkki, kendimizle ilgili doğruları yabancı tarihçilerden öğrenmekteyiz. Koçi Bey, sadece gözlemlerini aktarmıştır. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 28.09.2011 17:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 145
Toplam yorum
: 161
Toplam mesaj
: 124
Ort. okunma sayısı
: 10728
Kayıt tarihi
: 16.08.07
 
 

TARİH ÖĞRETMENİ MEB TÜRKİYE DENİZLİ   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster