Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mayıs '11

 
Kategori
Kültür Turizmi
Okunma Sayısı
1374
 

Koh chang Adasını 'i Keşfediyorum

Swa ti Ka ( Merhaba) Koh Chang 

Gezimizin diğer bir durağı olan , Koh Chang adasında toplam 4 gece kalacaktık. Plana göre 4 günün 2 gecesi Ramayana resortta, 2 gecesini ise Aana Resortta geçirecektik. İkisi arasında karşılaştırma yaparsak odaları ve konumu, denize yakınlığı ve kumsalı en büyüleyici olan AAna Resort, servisi ve masaj fiyatları en iyi olan ise Ramayana idi. Buna göre buraya yolunuz düşerse seçiminizi bu bilgler ışığında yapınJ İlk gün Ramayana resorta’a yerleştikten sonra kumsal ile otel arasında saatte bir ring atan minibüse binerek Dewa otelin kumsalına gittik. 

Koh Chang adasında değişik bir doğa olayı olan gelgit olayına tanık olabiliyorsunuz. Sabahları deniz yükseliyor, öğleden sonraları ise deniz çekiliyor ve birden sahil sığılaşıyor. Öğleden sonra denize girdiğinizde ise ne kadar ileriye doğru giderseniz gidin denizin seviyesi dizinizin hizasında kalıyor. Bu yüzden sabahları deniz keyfi, öğleden sonra ise havuz keyfine uygun bir ada burası. 

İlk günün akşamı hep birlikte Koh Chang adasının merkezine gittik. Amacımız yemek yedikten sonra deniz kıyısında beach partiye katılmaktı. Yemeğimizi yedikten sonra geçen sene Tur operatörümüz sevgili Pınar’ların gittikleri bara gittik. Kumsalda ateş gösterileri yapılıyordu. Biraz gösterileri seyrettikten sonra live music başladı ve içkisini alan kumsalda canlı müzik eşliğinde dans etmeye başladı. Keyifli ve eğlenceli bir gece geçirdik hep beraber. 

Ertesi gün Koh Chang adasında diğer kalacağımız AAna resort’a geçtik. Kısa bir gezinti sonrasında havuzu ve kumsalını çok beğendik. Kısa sürede yeni otelimize yerleştikten sonra hemen sahile gitmek üzere lobiye indik , tüm günümüzü otelin muhteşem White sand beach’inde geçirmek üzere denize gidebilmek için , otelin içindeki küçük rıhtımdan kalkan tahtadan yapılmış ince kanolara binip ve kano ile white sand beach’e gittik. Kumsal, hava muhteşemdi... Daha sonrasında ise otelimizin sahil kısmı muhteşem olmakla beraber arka tarafında yer alan nehir görmek için kısa bir yürüyüş ile nehir kenarına vardık nehir boyunca kısa bir yürüyüş yaotık ve gördüğümüz kadarıyla nehir’de Andaman denizine dökülüyordu. Kısacası otelinhem içi çok güzel hem de birçok doğal güzelliği bir arada barındırıyordu. Daha sonrasında keşfettiğimiz , otelin içinde yer alan Cinamon adlı restaurantında yemek yemenizi de şiddetle tavsiye ederim. Zira restorantta oturduğunuz yerden hem nehri hem de denizi görebiliyordunuz. Hem yemekleri de ayrıca çok güzel ... Ancak balayı için ya da eşiniz (sevgiliniz ) ile gidiyorsunuz size tavsiyem yemeği gündüz değil gece yemeniz zira akşamları da gündüz kumsala taşıyan kanolara yemek masası yerleştiriyorlar ve romantik çiftlere özel akşam yemeği servisi veriyorlardı. Nehrin kenarındaki evlerden yansıyan ışıklara bir de dolunayın ışıltısının eklendiğini düşünürseniz ..Romantik akşam yemek yenecek yerler listesinde burası bence ilk sırayı alabilir. Meraklısına duyurulur. 

Aynı gün öğleden sonra Mebuse ile kendimizi Thai masajı hediye ettik. Buradaki Thai masajında özel kıyafetler giydiriyorlar ve elbisenin üzerinden meridyen noktalarınıza bastırarak masaj yapıyorlar. Küçükken annemin zaman zaman beni çağırdığını “beni bir çiğnermisin “ dediğini hatırlıyorum. İşte Thai masajı bu çiğneme haline çok benziyordu. Thai masajı yoganın yaptığı etkiyi yapıyormuş yani direk meridyen noktalarını aktivite edip bedenin dengesini sağlıyormuş. Günün yorgunluğunu alan harika bir masaj... 

O günün akşamında yine otelde kalıp yemek yemeğe karar verdik. Akşam yemeğimizi deniz mahsulleri masasından seçtik. O akşam ki yemeğimiz dev karidesler, mavi yengeç, kalamar ile birlikte buharda pişmiş pilav olacaktı. Masamız ise tahta ayakların üzerine oturtulmuş tahta zemin üzerinde alçak yer masası ve iki yanında uzanabileceğiniz bir yatak ve tavandan aşağıya sarkan beyaz tüller ile süslenmişti, tabii yanında da soğuk güzel bir beyaz şarap eşliğinde çok romantik ve keyifli bir akşam yemeği yedik.... yemek eşliğinde yapılan canlı müzik ile birlikte keyfimize diyecek yoktu hatta şarkı bile rica ettik. Ben neyi mi istedim? Beatles’dan İmagina…… 

4 günümüzü geçireceğimiz Koh Chang adası hakkında kısaca bilgi vermem gerekirse, 217 km kare büyüklüğünde Phuket’ten sonra Thailand’ın ikinci büyük adası. Koh Chang adasının diğer adı ise Elephant Island. ( Fil adası) Adayı çevreleyen denizin ismi ise Andaman denizi. Sakinliği arayanlara özellikle tavsiye edebileceğim bir ada burası. Şubat ayındaki Full Moon seromonileri hariç tabii. Koh chang adası, Şubat ayındaki Full Moon seromonileri ile meşhur. Dolunay öncesi ve sonrası sürekli dolunay partileri yapılarak dolunayın geliş ve gidişi kutlanıyor. Biz maalesef Şubat ayı dolunayını kıl payı kaçırdık. Koh Chang, 50 küçük ada ile çevrili ve Marina National Parkı ile biliniyor. Bu parkın bulunduğu kıyı Kamboçya sınırına da bakıyor. Buraya geldiğimizin ikinci günü Marin National Parka yakın bir adada Sevgili Mebuse ile birlikte güzel bir dalış yaptık. Mercanlar, balıkların çeşitliliği ve bir sürü vatoz balığı ile karşılaştık. Dalış için çok uygun, doğal güzelliği muhakkak görülmesi gereken yerlerden birisi Koh Chang adası..... 

Ayrıca Koh Chang adasının etrafında bir sürü kumsal var. İstediğinizi seçip denize girebilirsiniz. Tüm kumsalları görmedim zira çoğunlukla otelimizin de bulunduğu White Sand Beach’te denize girdim. Adından da anlaşılacağı gibi White Sand Beach, beyaz kumların olduğu güzel bir kumsal. Adanın %70 ini tropikal ormanlar oluşturuyormuş, yer yer de yağmur ormanlarını da görmek mümkünmüş. Hava sıcaklığı açısından adaya gelmek için en uygun aylar ; Aralık ve Mart ayları. Ayrıca bu adada keyifle yapacağınız bir sürü aktivite var. Snorkling, elephant riding, jungle trecking, diving, motorcyling vb gibi..... 

Koh Chang’te Denizin Derinliklerini Keşfediyoruz 

Ertesi gün sabah erkenden oda arkadaşım Mebuse ile dalış turuna gittik. Grubumuzda bizden başka alman bir aile, Mebuse, ben ve Fransız bir adam vardı. Bizi almanlar, biz ve Fransız olarak üç gruba ayırdılar. O gün şansımıza gece yarısından itibaren sürekli yağmur yağıyordu. Sanki muson yağmurları dönemi geri gelmişti. Yoğun yağmur eşliğinde dalış merkezinin sürat motoru ile Kon Yak adasında ilk dalış yapacağımız bölgeye geldik. Burası marine national parka çok yakındı. Bu bölgedeki denizin altını görmenizi isterim. Özellikle kumaş tasarımcılarının kesinlikle buraya gelip deniz altındaki mercan renklerinin çeşitliliğini görmesini isterim. İnanır mısınız bilmem ama Leopar deseninde olan mercan bile vardı. Dalış sırasında dalış hocamız bizebir kayanın altını gösterdi, ne olduğunu görmeye çalışırken birden gri ve parlak cam göbeği renginde kocaman bir vatoz kayanın altına saklanmış, bizi fark edince hareketlendi ve uçarak uzaklaştı. Dalışa devam ettik, birden karşımıza dev bir balık çıktı, adı “Box Fishé imiş.. Öyle kocamandı ki ona çok yakın olduğumuz halde bizi göremedi. Biraz daha ona doğru yanaşıp gözünün görebileceği konuma gelince bizi fark etti ve bulunduğu yerden ağır ağır uzaklaştı, belli ki de bedenini taşımakta zorlanıyordu. Yanımızdan geçerken farkettik ki yüzgeçinin kenarında küçük bir balık vardı. Büyük bir ihtimalle box balığının bir önceki yemeğinden kalan artıkları araştırıyordu. Başka çok değişik hiç görmediğimiz balıkcinsleri , birçık değişik mercanları da gördük inanılmaz keyifli bir dalış oldu. Öyleki ilk dalışımızda 19.3 metrede 55 dakika kalmıştık.ilk dalışımızı tamamladıktan sorna tekneye çıktık ve öğlen yemeğimizi güzel bir adada yedik. 

Artık hava de düzelmiş ve güneş tatlı tatlı ısıtmaya başlamıştı. Yemeğimizi yedikten sonra ikinci dalış bölgemiz olan Koh Rang’e gittik. Dalış hocamız, burada bir çok vatoz görme olasılığımız olacağını, bu nedenle onu dikkatle izlememizi istedi. Vatoz görürsek heyecanlanmamızı sadece izlememizi ve vatoza çok yaklaşmamızı özellikle tembiledi Çok heyecanlıydık. Dalışa başladıktan sonra birden ağaç dalları şeklinde çok değişik bir mercan gördüm . Karşıdan baktığımda dalların uçlarında mavi renkte florans ışık varmış gibi parlayan bir takım organizmalar gördüm. Ağaç şeklindeki mercanın üzerinde o kadar güzel yerleşmişlerdi yılbaşı ağacına benziyorlardı. İnanılmaz bir görüntüydü.. Buradaki dalışımız süresince hocamızın da bahsettiği gibi birçok vatoz gördük. Dalış hocamız onların yerlerini bulup çubuğu ile denizin dibine dokunduğunda vatoz’da görünür hale geliyor ve uçarak uzaklaşıyordu. Gerçekten vatozları seyretmek çok muhteşemdi Bu koydada vatoz dışında irili ufaklı bir sürü rengarenk balık vardı. Hatta Datça’dayken gördüğüm küçük balıkların dansına burada da şahit oldum. Binlerce minnacık balık sanki müzik eşliğinde hareket ediyor, arada bir yukarıdan aşağıya doğru yüzdüklerinde ise sırtlarındaki pullar parlıyordu. İnanılmaz güzel bir seyir oldu..... 

Muhteşem dalış maceramızdan sonra otele geldiğimizde, o kadar yorulmuştuk ki Mebuse ile birlikte kendimize tekrar bir SPA keyfi yaşattık. Önce sauna ve jakuzi ile başladık, sonra jakuzi, travmarin scrubing ve en sonra da herbal Thai masajı, hepsi tam 2, 5 saat sürdü., artık iyice gevşemiş ve keyiflenmiştik. Öğleden sonra tekrar otelimize geldiğimizde duş aldıktan sonra yine dayanamayıp manzara seyretmeye, nehrin kenarındaki Cinamon restaurantına gidip sadece çay içip nehrin güzel manzarasını seyrettim. Keyiften o kadar çok doymuştum ki canım yemek yemek istemedi, çok ta yorulmuş , masajla da çok gevşemiştik o gece dinlemeye karar verdik ve çok geçmedenodama gidip tatlı tatlı uyudum. 

Bugün Koh Chang’te son günüm ve bugünü biraz daha relax geçirmeye karar verdim. Dünkü yağmurlu havadan sonra Mebuse’de biraz üşütmüştü ve Bangkok’tan sonra Pınar, Kubilay ve Deniz ile birlikte Malezya’ya gideceğinden kendisini bakıma alıp odada kalıp dinlenmeyi tercih etti. Ben de kahvaltıdan sonra gezi anılarımı yazmak için zaman ayırdım. 

Hava gittikçe sıcaklaşmaya başlamıştı, bunun üzerine kanoya binip white sand beach’e gidip denize girdim.Daha sonra iseöğlen yemeği için Aana resortun Cinamon restaurantına geldiğimde Mebuse ile karşılaştım. O da öğlen yemeği için aynı restauranta gelmişti. İkimizin de zamanlaması harikaydı. Öğleden sonramı ise Aana resortun havuzunda geçirdim. 

Kah güneşlendim, kah gezi anılarımı yazdım kah havuza girdim. Burada dikkatimi çeken bir diğer konu ise zamanın çok yavaş ilerliyor olmasıydı. İstanbulda değil günün nasıl geçtiğini haftanın nasıl geçtiğini anlayamazken, burada zaman çok yavaş ancak tadına varabileceğiniz şekilde uzun ve yavaş geçiyordu. Akşam olunca duş alıp biraz dinlendikten sonra tekrar çok sevdiğimiz Cinamon restauranta gittik.Nehrin 2 tarafından Thailand evleri ve resturantlar sıralanmıştı. Işıkları nehre yansıyordu. Kuş ve ağustos böceklerinin sesi dışında herhangi bir ses yoktu. Huzurun tamamı bu akşam buraya gelmişti sanki. Bu akşam biraz muzurluk yapıp kendime patates kızartması ile Tom Yhang çorbası ısmarladım. Menüde Tom Yhang çorbasının yanında ( clear or small coconat milk ) şeklinde açıklama vardı. ‘Clear’ in buradaki anlamını çözemediğimden zaten de hindistan cevizini Tom Yhang çorbası içerisinde çok sevdiğimden “ with coconal milk” şeklinde sipariş verdim. Garson elinde Hindistan cevizi meyvesi ile bize yaklaştı. İçimden hay allah yanlış anlama oldu galiba diye düşünürken Hindistan cevizi meyvesinin kapağını kaldırdığımda benim Tom Yhang çorbasının Hindistan cevizi meyvesinin içine koyduklarını fark ettim. Hindistan cevizi meyvesini çorba kasesi olarak kullanmışlardı. Çorbanın içerisinde çeşitli baharatlar, karides ve hindistan cevizi meyvesi ve değişik otlar yer alıyordu. Koh Chang adasındaki son gecemizde son derece lezzetli bir yemek yemiş olduk. 

Ertesi sabah bizi Bangkok’a götürecek olan aracımız geldi ve kalbimizi burada bırakarak buruk bir şekilde güzel adadan ayrıldık. Her şey için teşekkürler Koh Chang adası, yoğun yolculuğumuzdan sonra bol dinlenmeli ve çok keyifli anlar geçirttin bize. Artık Hindistan gezimi hazırım. 2 gece daha Bangkok’ta kaldıktan sonra 8 mart 2011 de sabah uçağı ile Delhi’ye uçuyor olacağım. Delhi’den sonra , Buddha’nın aydınlandığı yer olan Boddhgaya’dayım. 

Şimdilik Hoşçakalın Sevgiler 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 511
Toplam yorum
: 63
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 275
Kayıt tarihi
: 09.11.10
 
 

Geçmişte finans sektöründe ağırlıklı olarak iyileştirme ve geliştirme projelerinin hayata geçiril..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster