Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Psikolog Rümeysa Betül SEYİTHANOĞLU

http://blog.milliyet.com.tr/pskbetulseyithanoglu

30 Eylül '20

 
Kategori
Psikoloji
 

Köksüz Omak

Daha üç aylıkken annesi antidepresana başlamış bir bebeğin büyüdüğünde kolaylıkla depresif tarafa geçişinin hiçte zor olmadığını tahmin edersiniz. Bazıları için durumun  bu kadar belirgin olması rahatsız edici olabilir ama gerçeklerle başbaşa kaldığında insan, kabullenmekten başka çaresi kalmıyor işte. Hele de bu anne köklerinden birini koparıp başka biryerde tutunma çabasına girmişse, o yerle de içten içe hep kavga etmişse bu bebek artık ne o yere aittir, ne de başka bir yere.

Artık bu bebek ne yerdedir, ne gökte. Yeni bir savaş başlar; ait olma savaşı. Biryerlere, bir şeylere ait hisseden insanların bu duyguya anlam verememesi normaldir. Ama bu duygudurumu yaşayagelen insanlar için ‘hah işte bende bundan hissediyorum’ diyebilir hemen. Bu öyle bir haldir ki, koca bir ormanın içinde bilinmezliklerin ortasında yapayanlız kalakalır insan. Arkasında kol kanat geren, ona ormanın güvenli bir yer olduğunu anlatan, elinden tutan güven dolu biri yoktur. İçinde çoğalan bir yanlızlıkla bir yerlere kök salmak zorundadır.

Evet herkes bir yere ait olmak, bir yere kök salmak zorundadır. İhtiyaçtır bu. İhtiyaç olduğunu anlamadığımız en temel ihtiyaçlardandır hemde. İşte bu bebek araftadır öylece. Geri dönemez, çünkü orada mutlu anılar biriktirmemiştir. Annesinin kavga ettiği yerle hangi çocuk barışabilmiş ki? İleri adım atmak ise tam bir savaştır artık. Mücadele savaşı. Köklerini kendi oluşturmak zorundadır artık. Sorgulamış ve süregelen kaderi değiştirmeyi seçmiş her insanın savaşıdır bu. Bir döngüyü kırmanın cezasıdır köksüz kalmak. Ya döngü devam edecektir, ya da köksüzlüğün mücadelesi başlayacaktır. Yeni bir döngünün başlaması öyle kolayda değildir ha, iç dünyada oluşmuş, süregelen, aktarılan binlerce döngü varken...

Annesi antidepresan alırken, gerçek, sahici bir anne olmayarak, kafa bi dünya büyüttüğü bebeğin ileride neyle savaşacağını anlayabiliyor musunuz? Kendiliğin acı verici haline dayanarak sahiciliği mi seçmeli, yoksa döngüyü devam ettirip kendini sahte ama bir nebze mutlu bir insan olmanın kollarına mı bırakmalı. Her şeyin bir bedeli var elbet. Seçim yapmak zorunda şimdi bu bebek. Sorguluyorsa eğer yanmıştır baştan. Kendi olma savaşı ilk günden başlamış demektir. Öyle acı verici bir yolu seçmiştir ki ne zaman biter bu savaş bilinmez. Kendi olma savaşında mağlupta kendisidir artık, galipte... Bir şeyleri feda etmenin hüzünlü hikayesidir bu; köksüzlük hikayesi...Gidecek yerin yok değildir, vardır ama acılarla, hüzünlerle doludur. Çoktan kopup gitmiştir ordan içi. İşte içi bir yerlerden gidince insanın, kendi de gitmekten başka bir yol bulamaz. Çare, başka diyarlarda yeniden kök salmaktır. İnce ince, yavaş yavaş, güçsüz kök uçlarıyla toprağa tutunmaya çalışan yeni bir filiz gibi..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 129
Kayıt tarihi
: 18.07.17
 
 

Bütüncül Psikoterapist&Psikolog R. Betül SEYİTHANOĞLU Bireysel Terapi, Çift Terapisi, Cinsel Terapi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster