Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '07

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
1198
 

Kokunun dayanılmaz cazibesi

Kokunun dayanılmaz cazibesi
 

Yaklaştığımda bu onun kokusu değil dedim kendi kendime. Sanki ruhunun derinliklerinde saklanmış ve keşfedilmeyi bekleyen bir yaşamın, bir uygarlığın kokusuydu sanki. Zaman zaman onda ne bulduğumu anlatamadığım zamanların kokusuydu bu. Varlığının ve görüntüsünün değil, anlayamadığım karakterinin kokusuydu bu sanki. Ona yaklaştığımda, uygulama kararı aldığım tüm kararların anlamını yitirdiği, kendimi adeta güneşin etrafında senfonik bir müziğin ritminde dönen bir gezegen gibi hissetmeme neden olan teslimiyetin sırrı neydi acaba?

Evet neydi sizi bu kadar etkileyip, başka uygarlıklara götüren büyülü duygu? Beyninize bu inanılmaz sinyalleri gönderip, yaşamın görünmeyen yanlarını hissettiren dürtünün asıl sahibi kim? Sadece partnerinizin hoşunuza giden yanlarının basit bir dekorumu sizi böylesine uçsuz bucaksız bir serüvene sürükleyen? Bir çoğumuza çok basit gelen, ve basit geldiği için farkında olmadan , sebebini dahi anlayamadan çuvallayarak terkedilişlerimizin ana sebebi olan " koku " olgusundan bahsetmek istiyorum. Öyle kokular vardır ki, insanı baştan çıkarır ve adeta size başka bir kimlik kazandırır. Fazla çekici olmasanızda, karşınızdaki insanın size bağlanmasını sağlar, hayran bırakır. Öyle kokular vardırki, müthiş bir cazibeye sahip olsanızda, bir anda bütün bu çekiciliğinizi siler süpürür. Koku kullanmak aslında apayrı bir kültürdür.

Dünyanın en iyi kokularını kullansanızda, teninizin kokusunu tanımıyor ya da ter kokunuzun farkında değilseniz işiniz çok zor. Hele kullandığınız koku birde ter kokusuna karışıyorsa düşünmek bile istemiyorum manzarayı. Bunun yanında birde karakterinize uygun koku kullanmanızın gerektirdiği ortamlara dikkat etmeniz gerekir. Mesela iş toplantılarınızda (Erkekseniz) hakimiyet kurucu ve sert kokular kullanmalısınız. Yeni tanışabileceğiniz grupların ortamında da farklı bir koku kullanmanız gerekir. Hele birde bütün geceyi geçirmeyi planladığınız bir arkadaşınızla buluşacaksanız o zaman işiniz biraz daha zor. Ter probleminiz varsa ve eğlence ya da kalabalık bir ortamın sonunda gelen bir gece olacaksa, uzun süre dayanabilen deodorantlar tercih etmelisiniz. Kokunuz da hafif ve egzotik bir koku olmalı. Teninizin kokusuna güveniyorsanız, fazla koku sürmenize gerek yoktur. Unutmayınız ki en çekici koku, keşfedilmeyi bekleyen ten kokusudur.

Birde önüne geçilmesi çok zor bir sağlık problemi olan ağız kokusu meselesi vardır. Fakat bazı insanlar bu sorunlarını bilsin bilmesin yediklerine hiç dikkat etmezler. Bir diş sarmısağın, ya da 50 gram pastırmanın kokusu dişlerinizi istediğiniz kadar fırçalayın , ertesi güne bile kalır. Bir müddet teniniz dahi kokmaya başlar. Erkek olsun, kadın olsun yediklerimize, içtiklerimize dikkat edersek bu tip istenmeyen ve karşınızdaki insanlara sıkıntı verecek kokuları engellemiş oluruz. Farkında olmamamızın en büyük nedeni ise bu koku verecek maddeleri yiyenlerin kendilerine kokmaz. Elimizden geldiğince, ruhumuzun derinliklerinden gelerek bize ayrı bir şahsiyet kazandıracak ve aynı zamanda insanlarla farklı diyaloglara girmemizi sağlayacak koku olgusuna önem vermeliyiz. Temiz ve güzel kokmak insanın kendisine saygısıdır. Pahalı parfümler ve deodorantlar alamasak da , mis gibi sabun kokmakta bizleri çekici kılmaya yeter.

METİN ÖZKAYA/ MEDYUM

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 641
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 3161
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

İstanbul' da doğdum. Antikacı, saray restoratörü ve eksperim. Antika konusunda 50’ye yakın belgesel ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster