Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mayıs '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
494
 

Kol ve bacaklara dikkaté!

Kol ve bacaklara dikkaté!
 

"Hala içmeye devam etmekte cusur musunuz?"


İngiliz’lerin şımarıklığı ile yurdumuzu ele geçirmeye çalışan Yunanlıları, Kurtuluş Savaşı’nda denize dökerek tarihe geçtik. Fakat bu kez kendi içimizden yetiştirdiğimiz futbolcularımızı, Karadeniz’in serin ve hırçın sularına dökerek, yine tarihe geçtik!

Toplum olarak huzursuzluğumuz tescillendi.

Tuttuğumuz takım, oy verdiğimiz siyasi parti, yarıştığımız şarkıcılar hiç yenilmeyecek ve daima önde olacak! Dedik ya, biz yenilgiyi kabullenmeyen bir milletiz. Bakmayın öyle “ Deli” parçasıyla Eurovizyon’da 7 nci olduğumuza! İMF ve sıkı para politikasının dayatması ve terör derken, 121 ülke arasında yapılan değerlendirmede, “Dünyanın En Huzursuz Ülkeleri” sıralamasında Uganda’nın ardından 92. olduk. Irak ise, sonuncu.

Aman dikkat! ABD’nin Ortadoğu oyununa gelip de Irak gibi sonunculuğa adım atmayalım! Çünkü bazı ülkelerin huzuru, diğer ülkelerin huzursuzluğu olabiliyor…

Hey! Siyasiler orda mısınız?

Sizlerin asli görevi, bu toplumun refahını artırıp huzurlu yaparak, dünyada, “En Huzurlu Ülkeler” seviyesine getirmek değil mi?

Çayın tadı bile kaçtı. Günün ilk saatlerinde keyifle içeceğiniz çayı karıştırmadan önce, şekerin bardak dibindeki dağılmışlığını bir izleyin! Orada, havada uçuşan sandalyeler ve ‘Tarım Politikası’nın dibe çöküşünü göreceksiniz.

Bizler, yetkililerin ağzından, ne vaatler yanı sıra içecek ve yiyecekleri kameranın sihirli dünyasından izledik. Çayda, kanserojen madde yok diye Karadeniz’de onlarca insanın kanserden ölümünü ve sakat kalışlarını, Tavuklarda “kuş gribi” yoktur diye Başbakan’ın ziyafetini yine şu günlerde Aksaray Belediye Başkan Yardımcısının makam tuvaletinin lavabosundaki çeşmeden “mikrop” yoktur diye bardağı ardınca yudumladığını, sonunda da, on bir bine yakın kişinin hastanelere hücumunu, görmedik mi?

Cahil insanları televizyon karşısında böylesi gösterilerle kandırmak kolay, gelin de kültürlü insanları kandırın. Kimse sizlere inanmaz ki, kültürlü toplumlarda siz gibi gösteri adamlarını da zaten o makamlara getirmezler ki!

İşsizlik almış başını gidiyor. Kredi kartlarının borç batağından, icra depolarında yer kalmadığı, petrolün dünyada en pahalı olduğu ve dünyada gün geçtikçe artan fiyatı karşısında, zaten geçim sıkıntısı çeken halkın üzerinde gittikçe artan hayat pahalılığından nasıl huzurlu olalım?

Şimdilerde bir de İngiltere’de Avam Kamarası’nın 336 oyla kabul ettiği, “İnsan-Hayvan” karışımı ile yeni bir canlı türünün embriyo çalışmaları olacak. Ben buradan İngilizlere sesleniyorum; “ Gelin bu işten vazgeçin! Hem yapmaya çalıştığınız, yeni bir şey değil ki! Çevrenize şöyle bir bakın; dünyada “ İnsan-Hayvan” nesli o kadar çok ki, alın size birkaç örnek; küçük-büyük demeden ırza geçen, gözü dönmüş tecavüzcüler, sömürücüler, diktatörler, çevreyi kirletenler, canlı bomba ile masumları öldürenler, malzemeden çalıp, depremde binlerce kişinin ölümüne neden olanlar, devletin kasasını katakulliyle içini boşaltıp, tüyü bitmemiş bebeklerin hakkını yiyenler vs… Bizler, iyiliğin karşıtı olan ve kötülüğe bulaşan, üstüne üstlük tüm insanlığa zarar veren bu tiplere kısaca ne deriz? “Hayvan oğlu Hayvan!” (Ben bu sözcüğü bile hayvanlara hakaret olarak yapıldığını düşünenlerdenim.)

Huzursuzluk demiştik. Sanırım kapalı alanda “sigara içme yasağı” tiryakileri fena üzecek. Yasak yüzünden toplumdaki gerginlik ister istemez, iki katına çıkacak. Belki de, “Huzursuz Ülkeler “ sıralamasında dibe vuracağız. Ama gelecekte, sağlıklı bir neslinde önünü de açmış olacağız.

Sigara içmeyen bir vatandaş olarak, alışkanlıklardan vazgeçmenin çok zor olduğunu da bilenlerdenim. Nasıl ki, iktidarlar, yönetimden ayrılmak istemez veya bağlandığınız sevdiğinizden ayrılmak, sizin için kolay olmazsa, tiryakiler için de sigaralarından ayırmak çok zor olsa gerek. İnsanı gün geçtikçe ölüme sürükleyen pis illetten kurtulmak için yalnızca yasak koymak yetmez. Tiryakilere sağlık yönünden de desteğin zaman geçirilmeden ücretsiz verilmesinin şart olduğu görüşündeyim. Dünya’da sigara pazarında yılda 200 Milyar dolarlık payın çoğunu Çin, Amerika, İngiltere, Japonya ve diğer gelişmiş ülkeler paylaşırken, her yıl yurdumuzda ölen 160 bin kişinin yanı sıra hasta olanlara ödenen giderler ve yaptığı manevi tahribat boyutlarının hesaplamasını da sizlere bırakıyorum. Sahi, bu arada sigaranın içinde; Kanserojen, füze yakıtı, fare zehiri, amonyak, bütan, hidrojen siyanürü olmak üzere dört bine yakın kimyevi madde olduğunu biliyor muydunuz?

Hala içmeye devam etmekte cesur musunuz?

Sakın, sigaranın içindeki nane ve çikolatanın kokusuna aldanmayın!

Şunu da kulağınıza küpe yapın; yabancı şirketlere ödediğiniz her kuruş, sizlere bugün olduğu gibi yarın da, sömürü olarak geri dönecektir!

Kol ve bacaklarınız gitmeden, daha temiz, dumansız ve en önemlisi de, huzurlu, refah ve kültürlü bir dünya için hep birlikte el ele…

İyi keyifler!... Sevgilerimle…

<ı>erterd@msn.com

<ı>2008 / Bursa Ertuğrul ERDOĞAN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 301
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 452
Kayıt tarihi
: 06.05.08
 
 

Ertuğrul Erdoğan, 1958 yılının sonbaharında Ankara'da doğdu. 1968 -1980 yılları arasında babasını..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster