Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ocak '14

     
    Kategori
    Çalışma Yaşamı
    Okunma Sayısı
    1003
     

    Kolay para kazanmak ve hayatınızı sanata dönüştürmek için...

    Para kazanmak ile ilgili şu ünlü hikayeyi bilirsiniz;

    Amerikalı bir iş adamının yolu Meksika’da bir sahil kasabasına düşer. Kasabanın balıkçılarından biriyle sohbete girerler. Balıkçının kayığının içinde yeni tutulmuş birkaç balık bulunmaktadır. Amerikalı iş adamı balıkların iriliğinden dolayı balıkçıyı över ve bu balıkları ne kadar sürede yakaladığını sorar.

    - Fazla sürmedi bayım.

    - Öyleyse neden daha fazla denizde kalıp, daha çok balık tutmadın?

    - Bu kadarı bugün için aileme ve bana yeter.

    - Peki kalan zamanını nasıl geçirirsin?

    - Sabahları geç kalkarım, birkaç balık tutarım. Sonra çocuklarımla oynar, öğleden sonra da eşimle biraz şekerleme yaparım. Akşamları kasabaya inerek Amigolarla bir şeyler içip gitar çalarız. Böylece hayatı dolu dolu, keyifle yaşarım.

    Bu hayatı yetersiz bulan işadamı başlar para kazanmak konusunda balıkçıya ders vermeye;

    - Ben Harvard mezunuyum, sana yardımım dokunabilir. Para kazanmak için her şeyden önce daha fazla balık tutmalısın.

    Balıkçı hayretle:

    - Niçin? diye sorar

    - Artan balıkları satıp, daha çok para kazanmak için.

    - Sonra senyör?

    - Daha çok para kazanmak önünü açar kendine daha büyük bir tekne alırsın. Daha büyük tekneyle daha çok balık tutar ve böylece daha çok para kazanırsın. İş ilerledikçe başka tekneler alır, bir filo kurarsın. Sonra balıkları işlemek için kendin konserve tesisleri kurarsın. Böylece kârın önemli bir kısmını başkalarına kaptırmamış olursun. Para kazanmak senin için çocuk oyuncağı olur.

    - Sonra senyör?"

    - Tabii, bütün bu işleri böyle küçük bir sahil kasabasından yürütemezsin. Daha çok para kazanmak Los Angeles veya New York gibi büyük bir dünya kentine yaşamayı gerektirir. Yeteri kadar büyüyünce de halka açılır, hisse senetlerini satarsın. Çok zengin olursun. Milyonlarca doların olur.

    - Sonra senyör?

    - Bu kadar para kazandıktan sonra çalışmana gerek kalmaz. Emekliye ayrılır, bir sahil kasabasına yerleşir kafanı dinlersin. Sabah erkenden kalkmak zorunda olmadan balık tutar, çocuklarınla oynar, öğlenleri  şekerleme yapar, akşamları da amigolarla bir şeyler içip gitar çalarsın."

    Bakın şu Harvard’lıya, tereciye tere satmak için Harvard okumuş adeta :)

    Lakin kızamıyorum… Maalesef ki bizlere dayatılan, yazılı olmayan öğretiler gereği;  para kazanmak için yolumuzun nedense hep uzun ve zor olması gerektiği aşılanmıştır beyinlerimize. Koşuşturma, zorluk, stres, gerilim, kargaşa, rekabet gibi kavramlar olmadan devam ettirilen bir hayatın sanki yaşanmamış, boşa geçen, emek verilmeyen bir hayat olduğu inancı vardır hala birçoğumuzda.

    Rahat ve kolay para kazanmak sanki bir günahtır !!!

    Eee nasıl gidiyor? Diye sorduğumuzda ‘Ne olsun, koşturuyoruz işte’   cevabı en çok aldığımız cevap değil midir? Pek matah bir şeymiş gibi. 

    Ne firmalar gördüm telefonları gün boyunca sadece 1-2 kez çalıp, sükunet içinde işlerini yaparken çok para kazanmakta olan ve ne firmalar gördüm hep bir koşturmaca halinde ve en sonunda kendi iflas dosyalarını hazırlamak zorunda kalan.. 

    ‘Eğer işiniz başka hiçbir şeye zaman bırakmayacak kadar yoğunsa yanlış giden bir şeyler var demektir’ demiş aforizmalarıyla ünlü Amerikalı dini lider William J. H. Boetcker

    Daha kaliteli, daha konforlu bir yaşama ulaşmak için çalışırken bir bakmışsınız sadece iş için çalışır hale gelmişsinizdir. Bu hali ile iyi para kazanmak yeterli değildir lakin kalite ve konfordan ne bugün eser vardır ne de yarın olacaktır. Bu süreçte iş hayatı yerinde durmaz ve sizi girdabında savurmaya başlar. Girdabın ne kadar farkında değilseniz iş hastalığına o kadar yakalandınız demektir.

    Semptomları;

    - Daha az okumak,

    - Hobilerinizle daha az belki de hiç ilgilenmemek,

    - Sevdiklerinizle daha az vakit geçirmek,

    - Sabahları dayak yemiş gibi uyanmak,

    - Daha az gülmek, asık suratla dolaştığının farkında olmamak,

    - İşe giderken giyeceğiniz kıyafeti seçerken isteksiz ve özensiz olmak,

    - Para kazanmak isteğini kaybettiğinizi, amaçsız çalışıyor olduğunuzu fark etmek...

     ve bunun gibileridir, kişilere göre değişebilir olsa da benzer semptomlardır.

    ‘Paranın öldürdüğü ruh, kılıcın öldürdüğü bedenden fazladır’ demiş ünlü yazar Walter Scott. Ben bu cümleyi ‘Para kazanmak çabasındaki yanlış yöntemlerin öldürdüğü ruh, kılıcın öldürdüğü bedenden fazladır’ diye düzeltmek istiyorum. Çünkü para ve daha çok para kazanmak eğer doğru yöntemlerle yapılıyorsa insanı öldürmez, güldürür.

    Bir de dizi ve sinema filmlerinde yok mudur; büyük şirketlere sahip, çok para kazanmakta olan insanlar mesai saati içerisinde hagala hugala çalışmak yerine birbirlerinin özel hayatlarına dair entrikalar çevirirler, dedikoduya ayırdıkları vakit şirkete ayırdıkları vakitten kat be kat fazladır. Ne zaman para kazanmaktadırlar, ne zaman bir şey üretirler diyerek biraz aklım dağılsın diye izlediğiniz dizi sizi iyice sinir sahibi yapar. Elbette tv dünyasını bu konuda fazla ciddiye almamak gerekir lakin böyle hayatlarla para kazanmakta olan kişiler ülkemizde ve dünyada bolca mevcuttur.

    Bizler bu ‘ırgat zihniyeti’nden nasıl kurtuluruz önce buna bir ağırlık verelim derim. Para kazanmak için kendimizi hırpalamak ya da birilerinin hırpalamasına müsaade etmek zorunda olduğumuz inancını kırmakta geç kalmadık mı biraz? Şahsen benim para kazanmak için hırpalanmaktan kurtulma hikayem bu soruya cevap ararken kendisini göstermeye başladı. İnsanın kendisine soru sormayı bilmesinin en önemli kilit taşı olduğunu düşünüyorum. Sorunuzun cevabı bazen bir filmde, bazen bir kitapta, bazen bir dükkan tabelasında kendisini gösteri verir. Bu bir sihir değil, sadece odaklanma meselesi. Soru sizi odağa çeker, algılarınız o yönde çalışır, hiç ummadığınız an ve şekilde cevapları bulmaya başlarsınız.

    Para kazanmak zor olmak durumunda değildir. Kolay para kazanmak mümkündür, kolay para kazanmanın yolları vardır ve siz bu konuya beyninizde ağırlık vermeye başladığınız zaman para kazanmakla ilgili aklınıza gelecek fikirlere inanamayacaksınızdır… Ek olarak; hayatın içinde var olan fakat dünya nüfusu düşünüldüğünde pek az kişinin haberdar olduğu para kazanma yollarını keşfetmeye başlamanıza çok az kalmıştır.

    Sonraki yazılarımda para kazanmak yolları hakkındaki konuları tek tek ele alıp, detaylarına gireceğim. O vakte kadar siz de sorularınızı kendinize sormuş, belki de cevapları yavaş yavaş bulmaya başlamış olacaksınızdır.

    Arayı fazla açmayacağım. Sonraki yazı gelene kadar internet dünyasındaki indirim siteleri hakkında yayın yapan indirim-haberi.blogspot.com sayfasını vakit buldukça incelemenizi ve bu sayfada ne yapılıyor olduğunu tespit etmenizi rica edeceğim. Çok iyi bir örnektir ve sonraki yazımda para kazanmakla ilgili olan bir metodu, bu sayfa üzerinden örneklendirerek anlatacağım.

    Sevgi ve saygıyla…

     

     

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!