Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ekim '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1483
 

Komşu dünyalar...

Komşu dünyalar...
 

Hayat sana, uzun ya da kısa bir zaman içinde, öğretir; Her insanın içinde keşfedilmesi gereken binlerce küçük ayrıntı olduğunu, sen kendi küçük dünyan içinde yaşarken, aslında her gün sokaklar boyunca onlarca dünyayı geride bırakıp yürüdüğünü. Her gün o dünyaların yanından birbirini selamlayıp geçen gezegenler gibi "merhaba" diyerek geçip gittiğini, o dünyalara seyahat etmenin aklına bile gelmediğini öğretir sana...

Komşu gezegenlere yolculuk o kadar kolay gelmez her insana ya da zaman yoktur. Oysa nasıl da kolaydır, bir kahve içimi kadar, sahilde oturup oynanan bir tavla kadar, çat kapı gidilen bir akraba ziyareti kadar, dolmuş durağında edilen iki laf kadar kadar kolaydır. Monotonluktan, her şeyin aynılığından yakınıp duran bizler ne kadar da körüz oysa. Tanıdığımızı sandığımız oysa içinde neler barındırdığından haberimiz olmayan onlarca insanla çeviriliyiz, bin renk, bin fotoğraf, bin ses taşıyan onlarca insanla. Tesadüfen, hiç aklımızda yokken edilen bir sohbet anlatır bu körlüğümüzü bize. "Vay be..." dersin "Vay be... Aslında ne kadar da başkaymış."

Artık uzun telefon konuşmaları yapmıyoruz, arkadaşlarımızı ziyaret etmiyoruz, bayramlarda bile yalnız kalmak kafa dinlemek kaybettiğimiz o zavallı huzurumuzu yeniden yakalamak için uzak çok uzak kentlere kaçıyoruz. Sonra da şikayet ediyoruz "Artık paylaşım, dostluk, arkadaşlık, sıcak ilişkiler yok" diye. Sanki biz bunların parçası olmamışız, sanki biz hala aynı sıcaklığı devam ettirmeye çalışırken tüm insanlar birden değişmiş biz içimizde bu özlemle kalıvermişiz gibi. Biz de bunun parçasıyız oysa. Bilgisayar başına kilitlenmiş, rahatsız edilmemek için telefonlarını kapamış, akşamları televizyon karşısında ayaklarını uzatıp kimsenin gelmemesini isteyen bizleriz. Değil yenilerini tanımak, keşfetmek, tanıdığımızı sandıklarımızla bile ilişkisini en az düzeye indiren bir kısa mesajla, bir e-postayla "aklıma düştün merhaba diyeyim"lerle hala insani bir şeyler yaşamaya çalışan.

Yalnızlıktan şikayet edip durma bunu sen seçtin, eskilerin kaybolup gitmesini de. Hepsi senin seçimlerin. Gidenler, bitenler, huzursuzluklar, keder hepsi. Hayatının renksizliği de öyle. Yeni dünyalara açılmayı bilmediğin için, bunu unuttuğun için bu haldesin. O yüzden şikayet etme...

Tüm komşuların şikayetleri birbirine karışıyor gökyüzünde çünkü... Binlercesiniz ama bir başınızasınız... Çünkü körsünüz ve birbirinizi unuttunuz...

Yörüngenizi değiştirin... Sadece şikayet etmeyi bırakıp yörüngenizi değiştirin...Hepsi bu...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben bu tip yazıları birazcık demogojik buluyorum.İçerik anlamı kesinlikle doğru.Verilen mesaj çok doğru. Ama hayatta böyle olmak zorunda.İleride ilişkiler daha da yabani ,iş hayatı daha da acımasız olacak.Bunun da altını tabi ki birileride çizmeli.Siz de çok güzel çizmişsiniz ama siz de öylesiniz. Bayram tatilinde kaçış programınızı belki de çoğu insandan önce yapmışsınızdır. Hoşçakalın...

mahmut inal 
 08.10.2006 1:40
Cevap :
Sevgili Mehmet Bey, Benim de tam olarak vurgulamak istediğim buydu işte teşekkür ederim. Hepimiz aynı şeyden şikayet ediyoruz ama hepimiz aynıyız. Çünkü hayat şartları bunu getiriyor ve daha da kötü olacak muhtemelen ileride. Ben kendimi ayrı tutmuyorum. Farkındayım zaman zaman buna teslim olduğumun. Not: Bayram tatilinde kaçış programı yapmadım. Çünkü ben hayatım boyunca tüm bayramları o kocaman ailemle birlikte geçirdim :) Sevgiler...  08.10.2006 12:50
 

yeni bir dünya keşfetmiş sayarım kendimi . sevgili fulya dediğin gibi. eğer biz yörüngemizi, rotamızı değiştirmezsek sadece bildiğimiz küçük dünyacıklarımızdan ibaret sayarız yaşamı. sevgiyle kal.

Başak ALTIN 
 07.10.2006 17:33
Cevap :
Evet Sevgili Başak, Yeni insanlar, yeni keşifler...Her zamanki gibi anlaşılmak güzel :) Teşekkürler Sevgili Başak...Sevgiler...  07.10.2006 20:03
 

Postan var, gördün mü?.. Iki tikladin ve gördün diii mi?:-))) Sen de dertlenmeyi birak artik, Sevgili Fulya. Yörünge degistirmek o kadar kolaysa sen degistir. Sen hic söyle seyler okumuyor musun: Binmisiz bir alamete, gidiyoruz kiyamete... falan gibi. Milletin diline pelesenk oldu, Fulya'nin haberi yok. Haaayret bisiii:-))) YORUMNOT1: Tarif ettigin tip kesinlikle ben degilim. YORUMNOT2: Bugün ilk kez Fulya'siz bir mailbox buldum. Cok mutluyum. YORUMNOT3: Tenis turnuvasindan döndüm. Bakarken -rastlantiya bak sen- seni gördüm. Kacirabilirdim de. Onun icin, bir daha blog yazinca cingirak falan tak, seni kacirmak istemiyorum:-))) Sevgiler, Dost.

pirmete 
 07.10.2006 16:58
Cevap :
:))) Yahu Pirmeteciğim seni amma rahatsız etmiş benim blog habercim :))) Bir gün bir blogumu kaçıracaksın :))) Çıngırak falan yok sevgili Pirmete, blog habercisi vardı artık ondan da kurtuldun :)))) Sevgiler Dostum Pirmeteye...  07.10.2006 20:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1085
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster