Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
774
 

Komünist kurşun

Komünist kurşun
 

Türkiye’nin ilk roman yazarı, Nazım Hikmet’in, Orhan Veli’nin ve Edebiyat Dünyası’nın bütün ünlü isimlerinin saygıyla selamladığı bir isim Sabahattin Ali. Komünist olmasa da komünistlikle suçlanmış, Atatürk yanlısı olmasına rağman fikirleri saptırılıp yanlış anlaşılmış ve Istranca Dağların’da hayata ciğeri beşpara etmez bir işkencecinin elinde veda eden bir garip yazar Sabahattin Ali, bir garip yazar...

Hıfzı Topuz’un Sabahattin Ali’nin mektuplarından yola çıkarak yazdığı kitabını okurken derin devletin karanlık yüzünü gördüm. İçim sızladı, kanım dondu ama bırakamadım. Almanya’da öğrenim gören Sabahattin Ali sosyalist görüşü çok benimsemiş ve Türkiye’ye döndükten sonra birçok dergi ve gazetede çalışarak fikirlerini duyurmaya çalışmıştır. Hüzünlü hikayeleri diğer romancılar gibi sıcak evinde değil, haksız yere düştüğü hapisanelerin soğuk gecelerinde üşüyerek yattığı yatağında yazılmıştır. Belki sizin kalbinize de ulaşmıştır dizeleri.

Başın öne eğilmesin,
Aldırma gönül aldırma,
Ağladığın duyulmasın,
Aldırma gönül aldırma.

Sabahattin Ali kendini ifade ederken ırkçılığı ön plane çıkarıp milliyetçilik olarak yansıtmaya çalışan bir grubu karşısında bulmuştur. Zorlu mücadelesi sonunda komünistlikle suçlanınca ülkede daha fazla kalamayacağını anlamış ve Bulgaristan’a gitmek için Istranca Ormanlarında tuzağa düşürülüp işkence ile öldürülmüştür. Her bir olayı belge ile ele alan Hıfzı Topuz’un bu muhteşem romanında(Başın Öne Eğilmesin) Türk Hikayaciliği’nin en zengin yazarlarından birini tanıyacaksınız.

Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali, Istranca Ormanlarında babasının anısına onun şiirlerinden birini yazmıştır.

Başım dağ, saçlarım kardır,
Benim meskenim dağlardır.

Komünist olarak suçlanmasına da şu cevabı vermiştir Sabahattin Ali “ben bu fikirlerle komünist falan olamam. Olsa olsa o adamlara sempati duyarım ama ben sosyalistim. Komünist olsam Bulgaristan yerine Sovyetler’e geçerdim”.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

birbirleriyle örtüşmüyor.ben yazının başlığını okuyunca farklı düşünceyle sayfanızı tıklamıştım.yazınızı ve diğer yorumları da okudum.mutad üzere klasik geyik muhabbetini aşamadığını üzülerek söylemeliyim..siz ve sizi yorumlarıyla destekleyenler acaba 12 eylül öncesinde kaç yaşındaydılar;belki de henüz dünyada yoktular. hal böyle iken nasıl olur da o günlere ait saptamalar yapılırken kesinlik arz eden ifadeler kullanılabilir?.tuhaf..3 gün önce bir arkadaşımın yanına gittim.söz döndü dolaştı o meş'um günlere geldi.arkadaşım sohbet esnasında bir ara başını öne eğdi''galiba ben biraz korkağım,ben sizler gibi kurşunlara hedef olmadım''dedi.ben onun korkak olmadığını biliyorum.hayır bu kader;sen korkak olsaydın ben seninle yola çıkmazdım dedim..bizimle yola çıkanların çoğu ''komünist kurşunlara'' hedef olarak genç yaşta kara toprağa girdiler.sen neden ölmedin? dersen üzerinize afiyet bende de 7 kurşun yarası var.doktorların sayesinde kurtuldum, gençlere o günleri aktarıyorum.lütfen insaf...

Ümit İpekçeker 
 27.02.2007 9:35
Cevap :
Yaşımın küçük olması ülkem adına birşeyler yapmadığım veya yapmamış olacağım anlamına gelmez.Belirli bir zaman aralğından bahsetmek için illa ki o zamanda yaşamak mı lazım yoksa o zaman ile ilgili kitapları okuyarak,belgeselleri izleyerek ve yine o olayların içindeki insanlarla iletişim kurarak birşeyler yapılabilir mi?Siz İstanbul'un fethini anlatırken neden gogsunuz kabarıyor?Gençlere yedi kurşun yediğinizi anlatabilirsiniz ama ne oldum diyerek bu işi yapmayın lütfen.Ben geyik muhabbeti yazacak olsaydım mizah kategorisinde yazardım.Bu ülke için ne ilk ne de son çarpışan insansınız.Eminim çok da fedakar davranmışsınızdır ama buradaki bir kitap tanıtımı ve yazar Hıfzı topuz da o dönemde yaşayan insanlardan birisi.Yaşımla ilgili eleştirinizi haksız ve anlamsız buldum.Başlıkla ilgili yorumunuza saygı duyuyorum.  27.02.2007 11:04
 

Kimler gitmedi ki bu ülkede,S.Ali ve en az onun kadar değerli bir yığın güzel insan...Güzelliğe,barışa,insana düşman,adına "insan" demekten hicap duyduğum insanlar tarafından yok edildiler...Yok olmadılar kalbimizde yaşıyorlar,sözünü söyledik hep.Ama bir gerçek var orta yerde o "güzel insan"lar artık yaşamımızda gerçekten "yok" lar.Eski eserlerinden başka bir şey yok elimizde,oysa daha neler üreteceklerdi kimbilirYazık oldu onlara yazık! Tabii bize de,çocuklarımıza da... Hayatta olanlara da çok sahip çıktığımız söylenemez ya,neyse... Aydınlarını bir bir söndürüp karanlığa gömüyorlar ülkeyi,kırılası kara elliler...

DİNOZOR 
 24.02.2007 13:22
Cevap :
Demokrasi var diyoruz ama bu insanlar yok oldukça bundan şüphe ediyoruz. Uğur Mumcu'lar, Çetin Emeç'ler, Ahmet Taner Kışlalı'lar ve daha birçok aydın insan yok oldu sırf düşündükleri için. Şimdi de pek birşey değişmedi gibi. Hayırlısı, sevgiler...  24.02.2007 21:53
 

kitabı okumadım, ama okumalistem içerisinde ve sırası giderek yaklaşıyor. Ancak sizin anlattıklarınızdan anlaşılıyor ki, ülkemizde son 50 yıl içerisinde çok fazla bir şey değişmemiş,

Bibliyofil 
 24.02.2007 11:27
Cevap :
Aynı şeyi ben de düşündüm. Bu kadar iyi yetişmiş, yetenekli insanlar bir kurşuna mahkum edilmemeliydi. Büyük haksızlık. Sevgiler...  24.02.2007 21:54
 

beni tamamlamışsın teşekkür ederim. benim onunla ilgili bir bloğum vardı senin bloğunu okuyunca sevindim ,,, tamamlayan bir bloğ görmek çok hoşuma gitti

SUPERİSİ 
 24.02.2007 10:54
Cevap :
Hemen tamamlayıcı blogunuzu okuyayım ben de. Yorumunuz için teşekkür ederim, sevgiler...  24.02.2007 21:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 364
Toplam mesaj
: 134
Ort. okunma sayısı
: 1968
Kayıt tarihi
: 03.10.06
 
 

Gözlerini kapat ve düşün: bir cümle kaç kişide farklı etki yaratır? Birbirimizi anlamanın gittikçe z..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster