Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Temmuz '10

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
1718
 

Konuşmak mı? yazmak mı?

Adet olduğu üzere ben de 100. blog yazısı yazmaya karar verdim. Aslında tam 100, blog sayılmaz aradan sildiklerim, yazıp göndermediklerim var. Ama olsun şu an yazdığım eğer daha sonra silmezsem 100. blog olacak..

Başlığa bakıp, konuşmakla yazmak arasında ne alaka var? Diyebilirsiniz. Benim için çok alakalı çünkü ben konuşamadığım için yazıyorum. Öyle çocukluğundan beri yazı yazan, yazıya aşık bir insan değilim. Hatta 2-3 yıl öncesine kadar elime kalem alıp da bir şey yazmışlığım yoktur. Okulda kompozisyonum da kötüydü zaten. Bir tek mektup yazmayı severdim. Kızdığım insanlara veya bir şeyler anlatmak istediğim insanlara sayfalarca mektup yazardım. Çoğunu da göndermeden yırtar atardım.

Neden mektup? diyecek olursanız; benim birşeyleri anlatmam için karşımda bir muhatabım olmalı ve ona anlatmalıyım. Karşımda bir muhatabım yoksa hiç birşey yazamıyorum. Çünkü düşüncelerimi toparlayamıyorum. Yazmayı da o yüzden çok sevmedim zira elim hiçbir zaman düşüncelerim kadar hızlı olmadı. Bir cümleyi yazana kadar kafamda konuyu bitirmiş oluyorum ve sonrasında da yazmak anlamsız geliyor.

Oysa konuşmak öyle değil, düşüncelerini karşındakinin hızına ve algı seviyesine göre ayarlamak zorundasın. Onun seni anlayabilmesi için düşüncelerini disipline edip bir sıraya sokmak zorundasın. Aynı konuyu farklı kişilerle konuştuğun zaman farklı farkındalıklara ulaşma lüksün var. O kişi ile arandaki sinerjik bağ da konuyu senin daha önce hiç düşünmeyi akıl edemediğin yerlere getirebiliyor. Çoğu konuşmanın sonunda "bu cümleleri ben mi kurdum" diye şaşırdığım çok olmuştur. Yazarken gelmeyen ilham, konuşurken geliyor sanırım..

Peki öyleyse neden konuşmuyorum da yazmaya çalışıyorum?

Etrafımda konuşacak insan olmadığı için yazıyorum sanırım.

Düşüncelerimi bir şekilde disipline etmenin yolunu bulmalıydım. Konuşmak için insan bulamayınca ben de yazmaya karar verdim. O zaman neden MB diyebilirsiniz? Günlük tutmayı denedim ama onu okuyacak kimsenin olmadığını bilmek, anlatma ve düşünme yetilerimi sınırlıyordu daha doğrusu kaytarıyordum.

Burada yazma sebebinin başında, başka insanların okuyacağını bilmek var. Okunup okunmaması veya ne kadar okunduğunun çok önemi yok, önemli olan benim bu düşünceyle yazıyor olmam.

Kısaca; kendi düşüncelerimi toparlamak, aklımdan geçenleri bir sıraya dizmek, kendi sorularıma cevap bulmak ve kendimi disipline etmek için konuşamadığımdan yazıyorum.

Daha doğrusu yazmaya çalışıyorum..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kağıda dokunan kalem,bir kibritten daha çok yangın çıkarır.Ağızdan çıkan sözün yangını ise sönmez bir ömür.Her iki seçenekte de yanmak varsa,bu iyidir demek:))

Behram Su 
 02.08.2010 9:13
Cevap :
:)) hem yazalım hem konuşalım o halde:))  02.08.2010 17:34
 

söz uçar,yazı kalır..

Behram Su 
 31.07.2010 16:22
Cevap :
İnsanlar konuşa konuşa :))  31.07.2010 21:35
 

Bir kaç gün önce aklımdan geçti bu durum. Çok güzel konuşan ve derdini anlatan bir arkadaşımın, yazamaması dikkatimi çekmişti. Kendini bir satırla bile olsa ifade edemiyordu. Sonra kendimi düşündüm ve eşit oranda yazıp, konuşabildiğime karar verdim. İdare eder diye de not verdim kendime :) Ama bence sen hem başarıyla konuşup, hem de başarıyla yazabilen arkadaşlarımdan birisin nazmoş :) Tekrar 100. yazını kutlar, yanaklarından öperim. İnşallah 1000. yazını da görür ve yorum yaparım, sevgiler canım.

A.Nilgün Aktaş 
 28.07.2010 9:14
Cevap :
Beni böyle gördüğün için çok teşekkür ederim canım. Konuşmak bende biraz daha ağır basıyor gibi:)) İnşallah 1000. ci blogumda da aynı şeyleri düşünüyor olursun:)) Sevgilerimle ..  28.07.2010 12:56
 

İlgiyle okudum. Konuşmak ve yazmaktan söz ediyorsunuz. Orada bir eksiklik hissettim. Emin olmak için sayfanıza gittim, sizin de benim gibi Tokatlı olduğunuzu gördüm, ama o eksiklik yerli yerindeydi.. Ya okumak, Nazmiye Hanım? Yazmak, okumak, konuşmak... Dil ve iletişimin olmazsa olmazları değil mi?.. Dost selamlarımla.

pirmete 
 27.07.2010 23:05
Cevap :
Teşekkür ederim. Okumadan ne konuşulabilir ne de yazılabilir. Okumak insanın kendini şarj etmesi, konuşmak ve yazmak ise deşarj olması. İnsan şarj olmadan deşarj olma ihtiyacını duyamaz zaten. Okumayan bir insan, konuşma ve yazma gibi bir ihtiyaç duymayacağından o konuyu belirtme gereği duymamıştım. Okumak ayrıca yazılacak bir konu diye düşünmekteyim..Selamlar ve saygılar hemşerim:))  28.07.2010 8:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 2352
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1970 Tokat doğumluyum. İstanbul Tıp Fakültesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar bölümü mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster