Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Eylül '19

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
116
 

Konuşmayı Unuttuk

Bilmem sizin de dikkatinizi çekti mi? Konuşmayan, sohbet etmeyen bir toplum olduk. Önce selamlaşmayı unuttuk. Selam verene kuşku ile baktık. Selam verenden, bize günaydın diyenden rahatsız olur olduk…

Hele yaşlı ya da emekli biri iseniz, konuşacak, sohbet edecek birilerini ararsınız ama nafile, bulamazsınız. İnsanlar sizinle neden konuşsunlar ki?  Ne vakitleri vardır, ne de bir beklentileri!

Tanıdık da olsa, sizden bir menfaati, çıkarı, beklentisi olmayanların beş dakikalık sohbet teklifinize “vaktim yok!” demelerine de alıştım artık. Bir çay içimi, bir sigara içimi vakitleri yoktur böylelerin! O çok sevdiğiniz insanlar bile sizinle beş dakika sohbete dayanamazlar…

Bazen sokağa atıyorum kendimi. Gençlerin, özellikle genç kızların elinde telefon… Sokağa çıkınca ilk işleri telefona sarılmak. Genç, süslü püslü kızlar. Her şey gençlikte imiş.

Nihayet konuşan birini buldum!

Dün yürüyüşten eve dönüyordum. Yorulunca temiz bir kaldırıma oturdum. Mahalleden bir tanıdık, benden oldukça yaşlı biri, beni tanıyormuş, yanıma geldi. Azıcık sohbet ettik. Bana dede demeye başladı, kaç yaşımda olduğumu falan sordu ben de şaka niyetine 85 dedim! Adam inandı. Kendisi 68 yaşında imiş. Sen daha çok gençsin dedim. Evet dedi…

Oysa ben 59 yaşımdayım. (2015). 

Konuşacak insan bulamayınca ben bu konuşmadan bile zevk aldım…

Ne yaparsın.

Emeklilik halleri işte…

*

Şen ve esen kalınız.

Dr. Atanur Yıldız

Kocaeli 

2015

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aynı dili konuşuruz, farklı dillerde, midemizin peşinde gezeriz yâd ellerde, iki el, dört ayak her neyse özgürlük dillerde dil bağı, gözlerde gözlük anlamaya dil yetmez, yalnızlık gönüllerde serde yolculuk,gideriz sözlerden gönüllere

ilhan Aydın 
 25.10.2019 21:54
Cevap :
İlhan Bey, bu değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Mutlu günler dilerim.   26.10.2019 13:44
 

Merhaba Atanur bey, her izine gelişimde İstanbul'u daha bir yalnız buluyorum, insanlar daha bir içe dönük ve kuşku dolu, mutsuz yüzler ve de saygı yoksunu.. 4 gün sonra Danimarka ya dönüyorum, bu arada yazılarım sekteye uğradı biliyorum, evime döndükten sonra devamlı girerim inşallah, yazılarınızı tekrardan okurum.. Selam ve saygılarımla..

gülsen tunçkal 
 21.10.2019 0:00
 

Hoş geldiniz doktor bey,uzun zamandır yazmıyordunuz,bir süreliğine ben de ara vermiştim.Derin yalnızlık halleri,artık yaşantımızın bir parçası oldu ne yazık ki.gençler ise daha vahim durumda.Bütün hayatları,iletişimleri telefonla.Biz eşimle onlara tele ruh diyoruz.Yolda sağa sola bakmadan,kendilerini atıyorlar arabaların önüne.Ellerindeki telefonlara kilitlenmişler.Sanki gizli bir intihar eğilimi var hepsinde.Çok acı.İlginç bir yazıydı.Sağlıcakla kalın...

fisun gökduman kökcü 
 18.10.2019 11:13
Cevap :
Çok teşekkür ederim Değerli Meslektaşım. Ben de sizi burada tekrar görmekten çok mutlu oldum. Yazıma göstermiş olduğunuz ilgi beni sevindirdi. Siz de bu kısa yorumunuzda mevcut hayata dair çok şey anlatmışsınız. Çok güzel tespitleriniz var, yazdıklarınızın hepsine katılıyorum. Yorum ve katkınız için gönülden teşekkürler. Selam ve saygılarımla. Sevgili eşinize de selamlar.   18.10.2019 17:02
 

Büyük kentlerin sorunlarından biri de insan ilişkileri gerçi bizim gibi küçük beldelerde bunlar göze çarpıyor...emekliliğinizi seyahat ederek geçirme şansınız varsa hiç durmayın...benim planlar şimdiden hazır 15 yılım kalsada :)

jale kasap 
 03.10.2019 7:37
Cevap :
Yorum ve güzel fikir için çok teşekkür eder, mutlu günler dilerim.   03.10.2019 12:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 489
Toplam yorum
: 3081
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 276
Kayıt tarihi
: 24.01.09
 
 

Tıp doktoru.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster