Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
493
 

Kopan bacağım

Bir Türk olarak değil, "Ne mutlu Türküm diyene!" sözünü diline pelesenk yapmış biri olarak değil, bir Atatürkçü olarak değil bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü savunan bir vatandaş olarak değil, bir insan olarak sadece ve sadece bir insan olarak, vücudunun dörtte üçü suyla kaplı hasbel kader bu yerküreye yuvarlanmış ve yaşamaya bırakılmış bir organizma olarak, 22 Mayıs'ta Ankara Ulus'ta patlayan bombayla ilgili televizyonda daha olay yerinden gelen ilk görüntülerin kontrol edilmeden yayına verildiği ham kasetleri izlerken, bir görevlinin elinde başka bir görevliye vermek üzere kopmuş bir bacağı tuttuğunu gördüğümde, ayağında siyah çorabı ve ayakkabısı halen duruyorken diz altından kopmuş ve damarları, lifleri sarkan o kopmuş meçhul bacağı gördüğümde, işte o an utandım insanlığımdan, yeryüzünün en adi ve en vahşi yaratığından ve beni insan yapan herşeyden.

Fakat bir Türk olarak, "Ne mutlu Türküm diyene!" sözünü gönülden söyleyen biri olarak, bir Atatürkçü olarak ve bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü savunan bir vatandaş olarak o görevlinin elinde tuttuğu kopmuş bacak bana, bütün acılarım ve üzüntümü içimde saklı tutarak, al kırmızı bayrağımı ve onun ne kadar değerli, ne kadar kutsal olduğunu ve ne kadar zor şartlarda bu ülkenin semalarında dalgalandırıldığını anımsattı. Çanakkale'de, Sakarya'da, Maraş'ta, Kocatepe'de kopan binlerce ayağı, yitirilen hayatları anımsattı bana. O kopan bacak, bu ülkeyi neden bu kadar çok sevmem ve çıkarlarını, haklarını niye sonuna kadar savunmam gerektiğini anımsattı bana. O kopmuş bacak , 84 yıl sonra dahi beni bu hazineden, bu pırıl pırıl Atatürk Cumhuriyetinden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların varlığını tekrar ve tekrar anımsattı bana.

O kan revan içinde kalmış ve vücudun bölünmez bütünlüğünden haince kopartılmış ve damarları sarkmış bacak şüphesiz yıllardan beri süregelen gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunanların bir eseriydi. Ama artık bir şeyler yapılması gerekiyor dostlarım. Artık birşeyler yapmak lazım. Yeter bu içine düşürüldüğümüz hainlik çemberi. Muhtaç olduğumuz kudreti, damarlarımızda akan asil kanda bulamıyorsak şayet, o zaman, o kopan bacağın damarlarından akan asil ve hüzünlü kanda bulalım. Artık bir şeyler yapalım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bizim gücümüzü unutmamamız gerek sadece... Birliğimizin gücünü... Bu günlere kadar gelmeyi sağlayan, bizi biz yapan, bir yıkıntıdan Cumhuriyet çıkartan gücümüzü... Unutmamak gerek... Sevgiyle...

Barış 
 09.07.2007 21:02
Cevap :
gerçekten tüm dünyaya kanıtladığımız zor durumlarla karşılaşınca ortaya çıkan mucizevi bir güce sahibiz. Ama gönül istiyor ki, böyle kötü günlere sürüklenmeden, o gücü göstermek zorunda olmadan huzurlu bir yaşam yaşayalım milletçe. Katkın için teşekkürler barış, sevgiler.  10.07.2007 9:10
 

hareket..baktı halk ve duruma el koymaya karar verdi..Ulus'a, Halk'a defalarca saldırıldı. memleketin dört bir yanı satıldı..hemen hepimize vahdettin'i hatırlattı ve sana da bize de Kurtuluş Savaşını..Memleketin dört bir yanı işgal altındayken damarlarımızda akan kanı, atalarımızdan aldığımızı bir kez ve belki uzun zamandır ilk kez hatırladık işte..bir şeyler yapılmaya başlandı..bundandır korkuları ve aç, yaralı hayvanlar gibi saldırmaları..ölenlerin kimlikleri düştü bugün haber merkezlerine. biri damatlık almak için ulustaydı, bir diğeri 6 kişilik ailesine bakan tek kişi olduğu için... canlı bomba cansız bakan acınası biriydi, kolay kandırılanlardan..hepsi bu vatanda doğmuş büyümüştü. tıpkı her gün gazetelerin küçük köşelerinde yer alan şehitlerimiz gibi. ki onların hiç biri önemli şahısların çocukları değildi nedense!temmuza ve sorumluları cezalandırmaya az kaldı..silah tücarlarının ve bölme çabalarının tuzağına düşmemek bize düşen..kana kan demeden birlik içinde, sımsıkı durmak..sel

Su Karakuş 
 23.05.2007 23:18
Cevap :
Anlaşılan sende benim gibi çok dolusun bu konularda sevgili su. Ama dolu olmamak, bunları düşünüp kahrolmamak mümkün mü? İçten ve dıştan nice tehliklerle karşı karşıya olduğumuzu söylüyoruz da, hala bize paranoyak diyorlar. O diyenler bu kopan bacaklara ve ülkenin içine düşürüldüğü duruma iyice bir baksınlar. Ama umutsuzluğa yer yok, bacaklarımızı parçalayabilirler ama "ulus"umuzu asla. Katkın için teşekkürler.  24.05.2007 9:24
 

söyleyecek hiçbir şeyim yok. Sadece tebrik ediyorum. Ellerinize sağlık.

anise 
 23.05.2007 18:05
Cevap :
Katkınız için teşekkürler, sağolun.  24.05.2007 9:18
 

Söyleyenebilecek her şeyi söylemişsiniz zaten.Ağzınıza sağlık.Söylediğiniz her cümleye sonuna kadar katılıyorum.Ama sıra bir şeyler yapmaya geldiğinde her şey tıkanıp kalıyor.

Emel Bahadır 
 23.05.2007 17:22
Cevap :
Teşekkür ederim. Umarım artık görevlerini yapması gerekenler görevlerini yapmaları gerektiğinin farkına varır da, bir daha böylesine insanlık dışı olaylara şahit olmayız.  24.05.2007 9:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 93
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 1240
Kayıt tarihi
: 31.07.06
 
 

1979 yılında doğmuşum, kuzey yarım kürede Doğu Karadeniz denilen bölgede merhaba demişim dünyaya...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster