Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '11

 
Kategori
Hayvanlar Alemi
Okunma Sayısı
862
 

Köpeğimi öldürdüler

Köpeğimi öldürdüler
 

COOKIE ARTIK YOK SADECE 2,5 YAŞINDAYDI


Ülkemizde bir çok sorunlarımız var. Yaşam kalitesi, ilişkiler, siyaset, yaşamsal haklar, hak, adalet, para, şiddet, anlaşılamamak, iletişim problemleri, din, hastaneler, öğretmenler, eğitim sistemi vs. Saymakla bitmiyor. Bunların arasında bir de çok lüks görülen hayvan hakları. Öyle ya 'Bu kadar problem var iken bununla mı uğraşıyorsunuz' diye aldığınız tepkiler. 

'Yaradılanı severim yaratandan ötürü' Ama bu yaradılan bizim gibi ise, çıkarımızı , konforumuzu bozmaz ise. Müslüman olmak, müslümanlığın hayat görüşü, bugünlerde uzun uzadıya konuşulduğu Canım Ülkemde bir de sesi soluğu çıkmayan, yaşamaya çalışan, doğanın bir parçası hayvanların katledilişi var. Zavallı korkularına, korkularını yenemeyen insanlarca sanki tek evrenin sahibi onlarmış gibi 'Hayvan istemiyoruz'diyenler. Hani tüm canlıları severdik. O beğenilmeyen , hep eleştirilen Avrupalı insanların güçsüze yani hayvana, yaşlıya, çocuğa, hamile kadına, özürlüye olan sevgi ve ilgisinin zerre kırıntısı olmayan bizler. Çok can acıtıcı değil mi? Hayal edebiliyormusunuz? Bir an için deneyin anlamayı ne olur? 

14.12.2010 salı günü köpeğimiz Cookie Apartman bahçesinde yediği zehirli ekmek ile zehirlendi ve 2 gün acılar çekerek, karaciğer enzimleri tavan yapıp nefes alamaz hale gelerek 16.12.2010 da öldü O, 2 gün hayata tutunmak için mücadele verdi. Ama olmadı.Bu zehirin sadece hayvanları değil insanı bile zehirleyecek kadar güçlü olduğu veterineri tarafından söylendi. Bu ekmekleri bir çocuk ya da apartman sakini de elleye bilirdi. Uzun zaman apartmanda hayvan sahiplerine tehditler vardı. İsimsiz yazılar yazıldı. Köpeklerimiz 'Belediye Başkanını tanıyorum bir telefonumla hepsini toplatırım diyerek tehdit edildik. Ve bir can, biri ya da birilerince 2, 5 yaşında hayatı elinden acımasızca alındı. Bu bir cinayet değil mi?. Evimizin içine bir el uzandı ve mutluluğumuzu çaldı. 

Peki ne mi oldu? Yönetim toplantısı yapıldı. Ve insanlar şöyle söyledi 'Bizim köpeklerden daha önemli problemimiz var. Ne olmuş bir köpek ölmüşsse. Kiracısınız, biz evimizin etrafında hayvan istemiyoruz. Burası hayvanat bahçesi mi? Biz yeşiline bakmak için bu evi aldık. Kat mülkiyeti yasasına göre apartman dairesinde köpek besleyemezsiniz? Tamam biz de köpekleri seviyoruz ama istemiyoruz. ' 

Peki ya hırsızın hiç şuçu yok mu? Evren sadece biz insanlara mı ait. Onları kısırlaştırmak, öldürmek, yok etmek , barınaklara atıp ölümlerini beklemek Allahın adaletine , yarattıklarına müdahele değil mi? O bir şeyi yarattı ise gerekliliğinden şüphe edilir mi? Onun verdiği canı hangi haklı sebeple almaya hakkımız olabilir ki? Onlara bakmamız sokaklarda bırakmamızdan daha iyi değil mi? Bir canı, planlı, programlı , isteyerek, arzu ederek yok etmek cinayet değil mi? Doğa, ağaçlar, hayvanlar bizlerin ve evrenin bir parçası değil mi? Dağlardan, mağaralardan insanlık evrim geçirip yerleşik ve korumalı alanlara geçti diye bizi evrende daha önemli kılar mı? Onların bizler kadar düşünemez, hissedemez olduğunu kim iddia edebilir ve kanıtlayabilir? Kim gerçekten biliyor? Çiçekler dahi onlarla konuşursan serpilmiyor mu? Hayvanla, doğayla iç içe olanlar daha uzun yaşamıyor mu?Doğada bir küçücük canlının bile yaşamsal denge için ne denli önemli olduğunu bilmiyor muyuz? Kurban olduğum Rabbim istese hepsini yok etmez mi? El vicdan. Bir an hayatın kavgasından kendimizi rolantiye alalım. Ve ne olur düşünelim. Hafta sonları iki yeşil, bir kaç ördek, kaz görmek için arabalarımıza atlayıp parklara akın etmiyor muyuz? Evimize huzurla dönmüyor muyuz? Bu zalimlik niye diye bir an dahi olsa düşünelim. Ve hayata kayıtsız kalmayalım. Hayat sevgi ekerek ve biçerek güzel. Paylaşıp çoğalarak güzel değil mi? Madde, maneviyattan öne çıkarsa robottan ne farkımız kalır? Yanlış mı? 

'Ektiğim nohut biçtiğim nohut çarşıya çıktık da leblebi mi olduk' Şehirlere geldik de evlerimizin altında ineklerimizin tezekleri ile ısındığımızı mı unuttuk? Köpeklerimizle, hayvanlarımızı Kurtlardan korumak için dağlarda çobanlık yaptığımızı mı unuttuk. Hangi akıl ve düşünce ile 'Sizlere atlar verdik binesiniz diye, inekleri, koyunları verdik etinden sütünden yararlanasınız diye, hala nasıl farketmezseniz' diyen Kuran'ı nasıl okuyoruz. Bu inkar değil mi? Sizleri yarattık sonra toprak yaptık, vay ki bunu anlamayana demiyor mu? Inancımız... Bu evrende kök mü salacağız. ? Ağacın, kuşun, börtü böceğin, çiçeğin, kuşun, kedinin biz evrimleşmiş yaradılandan daha önemsiz olduğunu nasıl hissedebiliriz ki? Bizler gibi olmayanı inkar mı edeceğiz? Ya bizlerde, hayat bu ya, güçsüz, sahipsiz kalırsak bizi de mi bizden olmayanlar yok edecek. Biz bunu düzeltemez miyiz? Bu kadar mı güçsüz ve düşünemeziz. ? Hayata ve hayatın parçalarına o özeni gösteremez miyiz ve bize verilen rızkı paylaşamaz mıyız? Bunu yapmaya çalışanları niye hor görürüz? 

Bunları kızıma anlatamıyorum. Ona inancı, güveni, sevgiyi, adaletli olmayı, paylaşmayı öğretmeye çalışıyorum. Daha 9 yaşında. Deniyorum ama şimdi bu durumu anlatamıyorum. Soruyor 'Anne neden yaptılar ki? Sevmiyorlar mıydı? Ne olur kızma kimseye, bir şey söyleme, ya sana da bir şey yaparlarsa, ya polisler gelir de seni de götürürlerse' 'Anne diyor bana bence Allah insanları kötü yaratmamış. Bence yaratmaz. Onlar da iyi ama içlerindeki kötü adamı dinliyorlar. Ama sen bi şey deme ne olur. Senin de ölmeni istemiyorum.' Nasıl Onu hayat ile barışık kılacağım, diye düşünüyorum.Ve üzülüyorum. Niye mi? Duygumu paylaşacak kimselere ulaşamayıp ne denli ufak, küçücük ve değersiz olduğumu sonuna dek hissettiğim için. Gücüm , kudretim yanlışı değiştiremediği için. Koca kalabalıklarda küçücük bir zerre gibi hissettiğim için. 

Kurban olduğum Rabbim bizleri köpeklerimiz kadar sessiz ve bakınası bırakmasın. Allah sevdiklerinizi tüm zalimlerden korusun...Gözümüzü , gönlümüzü görür kılsın. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnanılmaz üzgünüm, Hayvanlarında yaşamaya hakkı olduğunu neden anlamaz bazı insanlar. Bugün tesadüfen bir hayvanat bahçesi gezme imkanım oldu, gezmez olaydım. Boğazımda bir yumruk kocaman düğümlendi. Orada özgürlükleri kısıtlanmış yüzlerce hayvan doğal ortamlarından uzak sadece insanların görüp izlemesi için tutsak edilmiş durumda. Hepsinin yüzünde mutsuzluk vardı. Strese girdim hala yüzleri gözümün önünden gitmiyor. Elimizden birşey gelmemeside cabası. Kızımı hep götürmeyi düşünürdüm bugün vazgeçtim. Neyse sizide üzmiyim. Zaten yeterince üzgünsünüz. Ben kuşlara ıslak ekmek atarım, karınca yuvalarına kırıntılar bırakırım. Beni mutlu eder. Kendinize iyi bakın hoşçakalın....

Kıvaç Kılınç 
 16.03.2011 0:46
Cevap :
Doğa, hayvanlar, ağaçlar, çiçekler ile güzel. İnsanoğlu nasıl olurda evrenin tek sahibini kendileri zannederler. Anlamak mümkün değil. Hayat sadece onlarla güzel ve huzurlu. Ruhları zenginleşmemiş insanlar diyorum onlara. Halbuki bir farketseler gerçeği ne mutlu olacaklar. Hiç bir canlı doğasından farklı şekilde değiştirilmemeli. Köpeğimi tasmasız gezebilir halde eğittik. Öyle mutluydu ki.Kısırlaştırmaya da karşıyım. Allahın yarattığı dengeye hükmedilmez. Gücünü kullanarak kendinden güçsüzü ezene yazık diyorum.  16.03.2011 12:06
 

İnanın içim acıyarak okudum. İnsanları anlamıyorum maalesef. Hayvanların varlığı sadece etinden, sütünden faydalanmak için ilgilendiriyor geneli. Biz insanların da doğanın bir parçası olduğumuzun farkına varsalar...

n. 
 21.01.2011 23:49
 

....Nihal hanım. Sizi teselli etmek için söyleyebileceğim bir söz bulamıyorum. "Ne olmuş bir köpek ölmüşse" diyen merhamet yoksunları, hele hele bir canı böylesine almayı kendinde hak görenler, size çektirdikleri acının bir türlüsünü kendi yaşamlarında görürler emin olun. Belki birbirine bağlayamazlar ama merhametten ve sevgiden nasibini almamış davranışlar, sahiplerine döner, böyle olduğunu öğreninceye kadar. Bunlar ilahi adaletin kanunlarıdır. Keşke dünyanın kanunları uyarınca da birşeyler yapmanız mümkün olsa, şikayet, isbat edebilseniz. Ama zor belki de imkansız herhalde. Yine de bir hayvan derneğine müracaat edin, sorun isterseniz. Feryadınızı anlıyorum. Hayvanların zalim insanlardan çektiğinin sonu yok. Ama zulmeden zulüm görür ve umarım siz de sonuçları görürsünüz. Sevgimle.

Zühal Voigt  
 18.01.2011 2:30
Cevap :
Şansımı denemez olur muyum? Elimde yemeye çalıştığı ekmeğin parçası var. İstanbul, Ankara, pendik tüm üniversite ve laboratuvarlarla görüştüm. Tahlil 250 TL den 400 TL yi buluyor. Esenyurt Belediye sine 3 kez yazdım. Cevap yok. Avukat ile görüştüm dava açalım ama inkar edecekler dedi. İmza toplayalım dedim, insanlar kendi hayvanlarına da bir şey olacak diye korkuyor. Büyükşehir belediyesi hayvan Hakları bölümünde email attım cevap yok. 1 aydır okyanusta çırpınıyor gibiyim.  18.01.2011 10:19
 

Bunları yapanları ben insan diye sınıflandırmıyorum.köpek diye ezip geçtikleri o canlar var ya , onlar bile bu kadar vahşi olamıyor da kızdırınca bile ısırmıyor. ne yazıki ki onlar kadar olamıyor işte bu caniler. bu konuda bende en az sizin kadar hassazım . yıllardır köpek besliyoruz. çocukluğum köpeklerimle geçti. birini malesef sizin gibi kaybettik :( belediye tarafından zehirlenmişti . yıllar önceydi kızınızın yaşlarından biraz daha küçüktüm . yıllarca içimden atamadım . insanların böyle vahşi oluşunu anlayamadım . sonra bir köpek daha aldık 13yıl bizimle beraberdi . 1 yıl önce yaşlılıktan dolayı öldü. inanın en yakın arkdaşımı kaybettim. şimdi bir tane daha aldık. onunla vakit geçirmek öyle güzel ki , öyle çok şey öğretiyor ki biz insanoğluna. kızınız için üzülmeyin , nasıl barışık olacak diye düşünmeyin. inanın zamanla anlayacak . duyarlılığınzdan dolayı da sizi tebrik edeirm . sevgilerimle...

Nilay -ca 
 18.01.2011 1:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 867
Kayıt tarihi
: 03.03.08
 
 

1968 İstanbul doğumluyum. 1989 YTU Fen-Ed Kimya Bölümü mezunuyum. Kimyagerim. 10 yıllık evliyim ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster