Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
92
 

Köpekciklerin Gözleri

Köpekciklerin Gözleri
 

Büyükşehir trafiklerinde sıkça kullandığımız alt geçitler var. Kasvetli, korkutucu. Battı-çıktı deniyor.

Bunlardan birinden çıkıyorduk.

Uzunca bir tüneldi.

Tünel çıkışına yakın, trafik, yoğunluktan yavaşlamıştı.

Araç yoluyla tünel duvarı arasındaki dar bankette gözlerinden paniğe kapılmış olduğu anlaşılan bir köpek korkuyla etrafına bakınarak tünelin derinliklerine yönelmişti.

İçeri girmesi halinde herhangi bir arabanın altında kalmaktan kurtulsa dahi egzos gazından zehirlenebileceğini düşündüm bir an. Kornaya dokundum, durdu, saniyeler içinde göz göze geldik. Elimle ve parmak işaretimle tünel çıkışından sağa gitmesi gereken yönü işaret ediverdim. Köpek gösterdiğim tarafa yöneldi ve hızla tehlikeli bölgeden uzaklaşıp gözden kayboldu.

Yan koltukta olup biteni izleyen kızım, “baba, köpekle anlaştınız, insan gibi… ne demek istediğini anladı, sözünü dinledi…” dedi.

Anlaşmış mıydık, bilemedim ancak köpeciği tehlikeden uzaklaştırmış olmanın mutluluğunu yaşamıştım.

Köpeğin atası kurttur.

Kurt öylesine özgürlüğüne düşkün bir canlıdır ki, sirklerde gösteri yaptırılamayan tek hayvan olduğu rivayet olunur.

O asil hayvancığın ailesinden köpecikler bu dik başlılığı bir kenara bırakarak insanlarla yaşamaya karar vermişler.

Yeryüzündeki canlıların en acımasız olanı biz insanlarla aynı yaşam alanlarını paylaşıyorlar.

Avrupa’nın yaklaşık yarısını dolaştım.

Sokakta pek çok köpek gördüm. Ancak, bir tek “sokak” köpeği görmedim.

Bizim sokaklarımız, hele de tatil yörelerimiz pek çok sahipsiz, çaresiz, aç biilaç köpekle dolu. Ve öyle eskiden olduğu gibi çöplüklerden beslenerek yaşamlarını sürdürme olanakları da yok.

Çöpleri sağlam poşetlerde sıkı sıkı bağlayıp kapaklarını köpeklerin açamayacakları konteynırlara tepiştirme kültürümüzü geliştirerek sokak hayvanlarını açlığa mahkum ettiğimizden haberimiz bile yok.

Zavallıcıkların sokaklarımızda bir lokma yiyecek ve içecek bulabilme ızdırabıyla aşağı, yukarı dolaşmalarına belediyelerin müdahale etmelerine izin vermemeyi “hayvan sevgisi” sanıyoruz.

Ve sokaklarda bir aradayız.

Pek çoğumuz tanıklık etmişizdir.

Trafik ışıklarını öğreniyorlar. Yayalara yeşil yanmasını bekliyor ve öyle geçiyorlar. Yaya kaldırımıyla araç yolu arasındaki farkı biz insanlardan, hem sürücülerden ve hem de yayalardan iyi biliyorlar. Yol boyu yürüyorlarsa mutlaka yaya kaldırımlarını kullanıyorlar.

Yaya geçidi ve trafik ışığı bulunmayan yerlerde karşıya geçmek istiyorlarsa etraflarını kolaçan ediyorlar.

Karşıya geçme niyeti bulunduğunu sezdikleri insanlara yaklaşıp birlikte güvenle geçmenin pratiğini öğrenmişler.

Pek çok kez göreniniz ve yaşayanınız olmuştur.

Böyle anlarda gözlerine bakarım.

Gözleri üzerinizdedir.

Baktığınız anda kaçırıverir.

Bakmıyormuşsunuz gibi yaparsanız anında ve tekrar sizleri izlemeye başlar. Bakıyorsanız, başka şeylerle meşgulmüş, başka taraflara bakıyormuş numarası çekmeye devam eder.

Sokak köpeklerinin bu halleriyle, köpek aşkıyla dolu kızımla birlikte pek çok kez hemhal olmuşuzdur. Ve kızım, köpeciklerin bu; “işinize bakın, sizinle ilgili değilim” numaralarını, “üflüt çalıyor” sözcükleriyle tanımlar.

Bu küçük üçkağıtçılıklarla ve kurnazlıklarla sizin karşıya güvenli geçiş tecrübenizden yararlanırlar, karşıda son bir kez döner size bakar, ve yollarına giderler.

O bakışlardaki güzelliği, masumiyeti ve minneti unutmanız mümkün değildir.

Ve dün sosyal medyada gördüğüm o yavru köpeciğin acı ve hüzün dolu o güzel gözlerinde, eminim ki, biliyorum ki, çektiği dayanılmaz acıları ta yüreciğinde duyumsayan ve hıçkıran ve gözyaşı pınarlarına hakim olması olanaksız olan o elin sahibinin, kendisine bu kötülüğü yapanla farkını görüp ayırd etme gücü, yoktu.

Niye olsundu ki?

Ona bunu yapan bir “insan”(!)dı.

O üç aylık yavrucuk mecbur muydu kendisine bu acıyı reva gören “insan” denen o canlılardan bazılarının iyi olabileceğini bilmeye…

 

Kenan IŞIK

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Onların gözleri çok şeyler söylüyor, hayvan sevmeyen insan da sevmez Kenan kardeşim, "Eğer ölümsüzlük hakkında bazı inançlarım varsa, bir başkası da köpeklerin cennete gideceğidir. Ve çok az insanında." James Thurber, "Dünyada, bir köpek yavrusunun yüzünüzü yalamasıyla bıraktığı etkiyi yapabilecek bir tane psikiyatrist yoktur." Ben Williams, selamlar

Nizamettin BİBER 
 17.06.2018 10:28
Cevap :
Şu köpeciğe bu zulmün yapılabilmesine müsait ortamın oluşmasında hepimizin günahı olduğunu düşünürsek, "cennette ne işimiz var" demekten de geri duramıyoruz Nizamettin kardeşim... Selamlar, sevgiler  18.06.2018 8:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 407
Toplam yorum
: 576
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 1514
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Sivas doğumluyum. Mülkiye mezunuyum.  Ankara'da yaşıyorum. Ülkeme, ulusuma dair benim de söyleyec..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster