Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '08

 
Kategori
Hayvan Psikolojisi
Okunma Sayısı
2055
 

Köpekler bile anne olmasın!...

Köpekler bile anne olmasın!...
 

www.habervitrini.com Dünya güzelleri bunlar...


Geçen cumartesi haftalık alışverişimi yapmış, elimde pazar arabası, son eksiğim peyniri almak için çıkıyordum rampa yukarı doğru… Güneş batmış, akşamın alacakaranlığının çökmeye hazırlandığı saatlerdi. Tam ortaokulu okuduğum enstitünün önünden geçtim ki canhıraş bir köpek havlamasıyla durdum.

Havlayan köpeği hemen tanıdım, birkaç gündür sabah 06:30’da evden çıktığımda çöpleri karıştırırken görmüştüm. Karın kısmında sarkan süt dolu memelerini görünce anne olduğunu anlamıştım. Büyük bir sevgiyle dolmuştu yüreğim. Vapura yetişme derdim olduğundan hiç yaklaşıp da sevememiştim ama ah keşke yanımda kuru mama olsaydı da verseydim diye düşünmüştüm. Kedim öldükten sonra da evde kuru mama bulunduruyordum sokakta gördüğüm aç kedi ve köpeğe vermek için.

Yoldan geçen arabaya havlıyordu. Arabaya sanki düşmanıymış gibi saldırmasına şaşırmıştım, gözlerime inanamadım. Lastiklerini parçalayacak gibi saldırıyordu. Tabii bu arada araba da yoluna devam ediyordu. Ben elimdeki arabayı kenarda bırakıp feryat figan “Ezilecek dikkat edin” diye bağırdım… Neyse ki bir şey olmadan geçip gitti araba. Ben köpeğin yanına doğru giderken bir araba daha geldi, bizimki yine saldırdı arabaya ve ben yine çığlıklar attım“Dikkat edin ezilecek” diye… Çünkü öyle bir saldırıyordu ki (özellikle lastiklere diş geçirmek istiyordu) ezilmesi kesin gibiydi…

Bu yaşıma kadar sevdiğim, başını okşadığım yüzlerce sokak köpeği içinden hiçbir köpek tarafından ısırılmadım. Hayvanlarla çok haşır neşir olduğum için yüz ifadelerinden ve hareketlerinden anlıyordum vahşi olup olmadıklarını.

Arabalara böyle vahşice saldıran köpeğe yaklaşırken yüzüne baktım. İnsanlara karşı da vahşi olabilirdi bana saldırabilirdi, ilk kez yaklaşıyordum, temkinli olmalıydım. Gözlerindeki o sıcak ifadeyi görünce hiç tereddütsüz başını okşamaya başladım. Bir yandan da söyleniyordum niye saldırıyorsun böyle, ezileceksin diye… (Oldum olası nerede bir hayvan görsem severken sesli olarak konuşurum onlarla, bazı garipseyen kişilerin
bakışlarından "deli mi ne" diye düşündüklerine eminim)

İşte tam o sırada enstitünün duvarının dibine park etmiş arabanın altındaki yavruları gördüm. Tanrım bu kadar mı güzellik olurdu. Tombik tombik dünya güzeli üç yavru gördüm. Şirinlik abidesi yavruları elime alıp sevmekten çekindim. Çünkü ne kadar anneyle aramda sıcak bir bağ kursam da konu yavruları olunca ve yavrulara zarar verebileceğim düşüncesiyle beni ısırabilirdi. Ondan sonra düş yollara kuduz aşısı vs.

Araba, yarısı kaldırımda yarısı caddeye taşmış şekilde park edilmişti. Yani yavrular arabanın altından çıktıkları vakit direk olarak caddeye çıkmış oluyorlardı. Bu durum onlar için çok tehlikeliydi. Ne yapsam diye kıvranıp duruyordum. Biraz sonra anne köpek içerlek bir girişi olan okulun kapısının önünde uzandı dinlenmek için. Ben de fırsattan istifade tombik yavruyu kucağıma aldım, nasıl güzel ve şirindi. Sadece üç yavru görmüştüm.Yarım saat orada kalıp onlarla oyalandım. O an için yapacak bir şey olmadığından yine arabanın altına bırakıp yoluma devam ettim.

Alışverişimi bitirip eve dönerken aklım hep onlardaydı. Ne yapabilirdim onlar için, düşünüp duruyordum. Eve geldiğimde olayı oğluma anlattığımda köpeği tanıdığını üç yavrusunu arabaların ezdiğini söylemez mi… Keşke bana söylemeseydin, duymasaydım, bilmeseydim dedim ama olanlar olmuştu tabii ki… Şimdi sürekli takip ediyorum onları, dün öğrendiğime göre Sivas kangalı olan çiftlik sahibi bir bey almış bir tanesini. Dilerim diğer ikisini de birisi alır da yavrucaklar araba altında kalmaktan kurtulur…

Annelik ne yüce bir duygudur, ancak anne olanlar bilir bu tarifsiz duyguyu derler, doğrudur da… Bence en basit ve kısa anlatımı şöyle: can ne kadar tatlıdır değil mi, canımızı korumak ve yaşamak için nasıl da özen gösteririz, nasıl da mücadele ederiz canımıza zarar gelmesin diye… Ama evladı konu olduğunda hangi anne canını vermez? Küçük istisnalar dışında her anne evladı için canını verir. Bu sorunun cevabı budur. İşte böyledir evlat sevgisi… Bu güzel anne köpek de yavrularını ezen arabalara tepkisinden ve onları korumak adına saldırmıştı ezilmek pahasına da olsa...

Hani halk arasında bir söz vardır “Köpekler bile ana olmasın” diye… Bazı insanlardan daha fazla gelişmiş değil midir bu annelik duyguları onlarda? Yaratan fazlasıyla vermiş bu duyguyu, bu güzel anneleri gördükçe sevgim daha da artıyor… Bazı annelikten yoksun insanları gördükçe de “Bir hayvan kadar olamamış” diye düşünürüm…

Sevgilerimle…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir tarihlerde Su karakuş vardı. Üsküdar civarlarında hayvan barınma evi kurma çabası içindeydi. Kurup kurmadığını bilemiyorum ama Üsküdar Belediyesinin bu konudaki duyarlılığından söz eden yazılarını hatırlıyorum. cani ruhların araçları altında kalmayan masum hayvancıkları kurtarabilme adına Belediye ile irtibata geçmişsindir mutlaka ama yine de bir hatırlatayım istedim..

Ömer Sebahattin Çetin 
 23.07.2008 20:05
Cevap :
Hocam biliyorsunuz bu aralar ev tadilatı ile ilgilendiğimden vaktim yoktu. Onun için ben gibi hayvan dostu komşuma devrettim bu işi o ilgilendi. Hayvan dostları alıp götürmüşler kalan iki yavruyu da. Gönül istiyor ki sahipsiz bir tek hayvancık kalmasın sokaklarda ama olmuyor işte olmuyor... Hatırlatmanız için de ayrıca teşekkür ediyorum... Benim ince düşünceli Hocam sağolun... Sevgilerimle...  23.07.2008 23:04
 

hayvanları seven insandan zarar gelmez derdi büyüklerim. Altın yüreğinin besini bu sonsuz sevgiymiş demekki. Eline sağlık, duygulanarak okudum yazını. Sevgilerimle...

narçiçeği 
 22.07.2008 11:52
Cevap :
Canımsın benim, ne güzel şeyler düşünüyorsun hakkımda... Dostları için bu denli güzel düşünen bir insanın da yüreği altın değil midir?... İzmir'e dost selam ve sevgilerimle...  23.07.2008 16:15
 

Uzun sure lucky isimli sirin kopegimizle bir aile bireyi gibi zaman gecirdikten sonra dogal nedenlerle kaybettik kendisi ve bir daha kopek almamaya karar verdik ailece ayni uzuntuyu yasamamak icin.Taki gecen sene bir pet shop ta holland lop tavsan gorene dek.kulaklari sarkik bu sevimli yavru simdi evim bir ferdi oldu.Bir tavsanin soz dinlemesi sevecen yaklasmasi bizi yalamasi kafasinin sevilmesini beklemesi inanin hic dusunmezdim.Kisaca hayvanlarinda hakca yasayacagi ortamin ulkemde olusmasi en buyuk dileklerimin arasinda. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 18.07.2008 5:06
Cevap :
Sevgil Newyorker... Onlar öyle akıllılar ki yeter ki onlara değer verip ilgilenelim. Hayvanlarla neredeyse doğduğumdan beri haşır neşir birisi olarak yazdıklarınıza hiç şaşırmadım. Ben son kızım (hayvanım diyemiyorum o benim kızımdı :(( ) Boncukla yaşadıklarımı anlatsam kimse inanmaz, kesin abartıyor derler. Sürekli onunla konuştuğum için her dediğimi anlardı, Boncuk öpücük dediğimde dudaklarını uzatırdı ve ben öperdim onu, desem bilmem inanır mısınız... Sağlık ve sevgilerimle... Ha bu arada tavşanınıza da öpücüklerimle...:))  21.07.2008 11:11
 

bende kendime çok güvenirim. hatta ilk saha çalışmaları yaptığım çengelköyde bir köpeğin olduğu yöne doğru yaklaşırken, birden bir köpeğin 10 köpek olmasıyla apar topar oradan nasıl uzaklaştığımı bile hatırlayamam...sevgiler...

Ruksan İLDAN 
 18.07.2008 1:04
Cevap :
Biraz da dikkatli olmak lazım değil mi Ruksancım, çünkü hayvanlar da aynı insanlar gibi değişik karakterlerde yaratılmış. Kimisi vahşi kimisi daha munis ama ben hepsini de çook seviyorum... Sevgilerimle canım...  21.07.2008 11:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 203
Toplam yorum
: 2287
Toplam mesaj
: 423
Ort. okunma sayısı
: 1955
Kayıt tarihi
: 23.10.06
 
 

İnsanların yapmaktan mutlu oldukları hobileri vardır. Benim de en severek yaptığım, hayatımda yen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster