Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '17

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
10607
 

Kore Dizilerine Başlayacaklara Dizi Tavsiyesi: Goblin

İçinde duramadan dışa vuran o hisleri kıskandım. En azından onlar mutludur. Dünyaya geldikleri için. Benim duygularım içimde kalıp çürüyorlar. Çok geç oluyor pişmanlık duyduğumda.

 -One More Happy Ending



 Kore dizilerinin çok seveni olduğu gibi, dalga geçip sevmeyeni de var. Fakat, siz bu yazıyı okuyorsanız eğer benim gibi Kore Dizilerini seviyorsunuz demektir. -sevmeyen de bir zahmet okumasın zaten- Yazının başında paylaştığım söz One More Happy Ending adında bir Kore dizisindeki konuşmaya ait. Bu cümle bir Amerikan filminden alınmış olsaydı hemen Instagram hesabınızda paylaşırdınız. Benim ilk izlediğim Kore dizisi The Heirs dizisiydi, ne kadar sevilmiş olsa da ben beğenmedim buna da nedense dizinin bitmesine son iki bölüm kala anladım. Aslında aradığım drama içermeyen, fakir kız zengin oğlan klişeleri içermeyen, güçlünün güçsüzü ezdiğini gözümüze devamlı sokmayan, gülüp mutlu olabileceğim bir diziydi. 


 Çok güzel Amerikan veya İngiliz yapımı diziler varken neden bunları izleyelim diye düşünen varsa onu da "Neden Kore dizileri bu kadar çok seviliyor" yazımda anlatmıştım. Biz de biliyoruz bütün o dizileri, evet çok iyi yapımlar. Kore dizileri belki bir Amerikan bir İngiliz yapımı dizisi etmez ama en az onlar kadar iyi diziler var. Diziler bile insana çok şey katabiliyor, yeni bir kültür tanıtabiliyor. Ben mesala çok ırkçılık gibi olacak ama tüm Koreliler birbirine benziyor diye düşünürdüm ama öyle değilmiş. -evet hala bir Koreliyi, Japonu yada Çinliyi birbirinden ayıramam- Aslında hiç de birbirlerine benzemiyorlar, benzeyenler de var ama onlarda güzellik ölçüsü klişesinden dolayı aynı burunlara, dudaklara ve gözlere sahip olan insanlar. Bu arada hiç Korelilerin estetik öncesi ve sonrası fotoğraflarını gördünüz mü? Ben şok olmuştum, yani estetik manyağı bir insan olsam parayı basar Kore'de estetik yaptırırdım. Resmen insanları yeniden yaratmışlar, çok ürkütücü! 


 Neyse, estetik mevzusu ile konuyu çok dağıttımDemek istediğim farklı bir ülke dizisi izleyerek ülkenin kültürünü, yemeklerini, inançlarını vs öğrenebilirsiniz. Bu açıdan farklı ülkelerin dizilerini izlemek eğlenceli. Benim bugün size önereceğim dizi benim favori dizilerimden birisi ve baymayan, sonunda üzmeyen, her bölümde gülme krizlerine sokan dizi. 

 

Goblin


 Diğer adı Guardian: The Lonely and Great God 2 Aralık 2016 yılında başlayıp 27 Ocak 2017'de bitti, 16 bölüm ve 3 özel bölüm sürdü. Güney Kore TVN kanalında yayınlanan  fantastik ve drama dizisi. Yönetmeni Descendants of Sun, Secret Love ve School 2013 gibi bilinen dizilerin yönetmenliğini yapan Lee Eung Bok.  Descendants of Sun, Secret Garden, Gentleman's Dignity ve The Heirs dizilerinin de senaristliğini yapan Kim Eun-Sook. 


 Final bölümünde Kore televizyon tarihinde yurt genelinde Reply 1988 dizisinden sonra %18.68 oy ile ikinci en çok oylanan dizi oldu. -ben baya ağlamıştım son bölümde, şaşırmadım-


Karakterler:



 Gong Yoo dizide eski Kore masallarında geçen bir mitolojik varlık olan, 939 yaşındaki ölümsüz Goblin olan Kim Shin karakterini canlandırmaktadır. Göğsündeki kılıcı çıkarabilecek tek kişi olan gelinini arayan ruhların koruyucusu. Kılıcını çıkardıktan sonra hayattan sonraki yaşama geçebilecek ve huzur içinde uyuyabilecek. Eun-Tak'on Goblin'in gelini olduğundan şüphe duysa da, sonunda onu sevmeye ve onu uzun zamandır beklediği gelini olarak kabul eder. Herhangi bir kapıdan ışınlanabilir, zamanı durdurabilir ve bir insanın geleceğini görebilir.



 Kim Go-Eun dizide Ölüm Meleği'nin kayıp ruhlarından birini ve Goblin'in efsane gelini olan optimist ve şen şakrak lise öğrencisi Ji Eun-tak'ı canlandırmaktadır. Goblin'in merhameti ile doğdu: ona hamileyken kaza geçiren annesini ölümden kurtarır. Boynunda Goblin'in gelini olmayı kaderine yazan bir iz bırakır. Annesi 9 yaşındayken ölür ve 19 yaşına kadar kötü teyzesinin velayetine verilir. Küçük yaştan beri ölü ruhları görebilme ve onlarla konuşabilme yeteneğine sahip, sadece bir mumu üfleyerek Goblin'i çağırabilme yeteneğine sahip ve bu sayede ilk defa karşılaşırlar. Goblin'in gücünden muaf, onunla kapılardan ışınlanabiliyor ve Goblin'in zamanı durdurmasından etkilenmiyor.



 Lee Dong-Wook kral olarak öldükten sonra Ölüm Meleği olarak uyanan Wang Yeo karakterini canlandırmaktadır. Yakışıklı, 300 yaşında hafızasını kaybetmiş ölüm meleği (ölüm melekleri geçmiş hayatlarında işledikleri sayısız günahlardan dolayı ceza olarak tekrar hayata geliyorlar) ruhların öteki tarafa geçmelerine veya reankarne olmalarına eşlik eder. Onunla birlikte diğer ölüm melekleri geçmiş hayatlarına dair hiçbir anıları yok ve ceza olarak görevlerini yerine getirirler. Ölüm meleği Wang Yeo'nun reenkarnasyonu, Danışmanı'nın neden olduğu korkudan dolayı eniştesi Kim Shin'in vatana ihanetten ölüme mahkum eden ve tüm ailesinin ölüm emrini veren Goryeo Hanedanın kralı.



 Yoo In-na Sunny olarak da bilinen Kim Sun karakterini canlandırmaktadır.  Tanıştıkları ilk seferde Ölüm Meleğine aşık olan tavuk restoranının neşeli ve çekici sahibi. Kim Sun trajik bir şekilde Kim Shin'in ailesi ile birlikte öldürülen, Kim Shin'in genç kız kardeşi ve Wang Yeo'nun kraliçe eşinin reekarne olmuş hali. Sürekli olarak Ölüm Meleği'nin tuhaf davranışları yüzünden şaşırır.



 Yook Sung-jae ise Yoo Deok-hwa karakterini canlandırıyor. İsyankar ama iyi kalpli chaebol (genelde aile şirketi olarak kurulmuş büyük ölçekli Güney Kore firması) mirasçısı ve Yoo ailesini tek torunu. Deok-Hwa Goblin ve Ölüm Meleği'nin gerçek kimliğini öğrenir ve üçlü birbirlerinin en iyi arkadaşı olur. Dedesi tarafından zorlandıktan sonra, Goblin'in refakatçisi olacağına ve ilgileneceğine söz verir. Yüce Deok-hwa'nın bedenini Goblin, Ölüm Meleği ve kader ve doğum tanrıçası Samshin ile konuşmak için ödünç alır. 


Dizinin diğer karakterleri:

  • Lee El - doğum ve kader tanrısı olan Samshin -bu kadın o kadar iyi o kadar sevecen ki anlatamam size, eğer çok Tanrılı bir dini inanışa sahip olsaydım bu Tanrı kesin favorilerim arasında olurdu-
  • Kim Sung-kyum - Genel Başkan Yoo Shin-woo, Deok-hwa'nın büyük babası
  • Yum Hye-ran - Ji Yeon-suk, Eun-tak'ın gaddar teyzesi 
  • Jung Yeong-gi - Park Kyung-shik, Eun-tak'ın vasıfsız erkek kuzeni
  • Choi Ri - Park Kyung-mi, Eun-tek'ın bir diğer vasıfsız kız kuzeni
  • Jo Woo-jin -  Kim Do-young, Deok-hwa'nın her eve lazım sekreteri


 İkinci isimden sonra isimleri artık copy paste yaptım, şu hayatta zor olan bir çok şeyin arasında bir de bu Koreli isimleri yazmak var çok net anladım.


 Dizinin Konusu:


 Konusunu ben kendi gözümden kısaca çok detaya girmeden yazacağım, diğer sitelerde konu çok alakasız kalmış. 


 Başarılı ve popüler Savaş Generali olan Kim Shin, ülkenin çocuk kralının kıskançlıkları yüzünden sürekli savaşta geçirir hayatının çoğunu. Kralın büyük abisi ölmeden önce Kim Shine yerine geçecek olan kardeşine göz kulak olması için söz verdirir. Bu yüzden Kim Shin kral ne isterse yapar. Kız kardeşini de kral ile evlendirmeye izin verir. Kral halk tarafından çok sevilir fakat Kim Shin'in bu kadar sevilip gücünün artması kral tarafından hoş karşılanmaz daha doğrusu tahtta gözü olan sinsi amcası aynı zamanda danışmanı tarafından dolduruşa gelir. Kral Kim Shin'i vatan haini ilan eder ve kendisiyle birlikte tüm ailesini ve sevenlerini ölüme mahkum eder. Kim Shin savaşçı olarak çok fazla ölüme sebebiyet olduğu için bir nevi lanetlenir ve kalbindeki kılıçla tekrar dünyaya gelir. Bir Goblin olan Kim Shin  ölümsüz hayatını sonlandırmak için insan bir geline ihtiyacı vardır. 


Dizi Hakkındaki Görüşlerim:

-Dikkat Spoiler içerebilir-


 Şimdi ben bu diziyi nasıl anlatsam size. Ben de o kadar güzel duygular barındırıyor ki bu dizi ne söylesem az. Hayatımda ilk defa bir diziyi hiç bir bölümünde sıkılmadan izledim. Son bölümlere kadar yani durumlar ciddileşene kadar o kadar güldüm ki, ev halkı tarafından garipsendim. E tabi son sahnelerinde de ağlamaktan başıma ağrılar girmişti. Özellikle o "Çok fazla yağmur yağdırma" cümlesinde. Fakat ben dizinin son bölümüne anlam veremedim. Yani Jeun-tak'ı öldürüp, yıllar sonra yine aynı şekilde Lise 3 öğrencisi olarak reankarne olmuş bir şekilde getirmeleri mantıksızdı. Belki son bölümü reyting almak için biraz dramatik yapmaya çalıştılar -ki izlenme oranından da anlaşılıyor-  ama neden yani. Diğer klişe mutlu sonlardan farklı oldu ama olsun yine de güzeldi. Bu dizinin yerine başka bir dizi koyamam, oyuncular hangi dizide oynarsa oynasın ben hep bu dizideki karakterlerini favorim olarak tutacağım. Bir de bir sahnesi var benim favori sahnelerimden birisi, bir şiir okuyor Goblin. Bu sahneyi hiç unutmuyorum, çok güzeldi. Bu en çok duygulandığım sahnelerden birisiydi. :)  

 

 

Türkçe alt yazılısını bulamadım ama ben çevirisini yazayım: 


 "Bir kütlenin büyüklüğü hacmine oranlı değildir. Bir menekşe kadar küçük. Bir taç yaprak misali sallanan küçük bir kız. Bir ağırlıkla çekiyor beni ki Dünyanınkinden büyük. O an, Newton'un elması gibi hızla yuvarlandım, ona düştüm. Küt küt. Küt küt diye."


Şu aşağıdaki sahnede kaç kere Kanada'da olmayı diledim, hatırlamıyorum. 



Goblin ile Eun-Tak tam böyle favori olacak bir çiftçi, çok tatlılardı. Yüzyıl yaşamış Goblin'in Eun-Tak için olan heyecanı çok komikti.

 


 Bir diğer sahne de Goblin ile Eun-tak'ın sinemaya gittiği sahneydi. Bu sahnede o kadar gülmüştüm ki işte ev halkı tarafından neye gülüyor bu kız bu kadar diye garipsendiğim a andı.


 

 Yine Türkçe alt yazılısını bulamadım ama sizin için diziden çevirisini yazacağım buraya. -ne iyi insanım değil mi?-


Eun-Tak: Bunu nasıl yapacağını biliyor musun?

Goblin: Benim yapamayacağım bir şey yok. Hangisini istersin? Tavşan mı rakun mu?

Eun-Tak: Çakmak. Çakmağı istiyorum.

Goblin: Ne? Seni duyamadım. Bir şey mi söyledin?

Eun-Tak: Bir şey söylemedim.

Goblin: Yaklaştım, değil mi?

Eun-Tak: Bırakalım. Altını ortaya çıkarıyorsun bir çakmağı ortaya çıkaramadın.

Goblin: Çekil, çekil.

Eun-Tak: Engel olmadım ki. Hem de film vakti geldi.

Goblin: Geri çekil. Geliyorum. Geliyorum. Çığlık atıp beni utandırma. Korktuğum zaman bana söyle.

Eun-Tak: 19 yıl korku içinde yaşadım. Bu çantada keklik. Başlıyor.

-Ne yapıyor o? Neler oluyor?

Goblin: Hayır! Gitmek istiyorum! Gitmek istiyorum!

Eun-Tak: Pardon. Kusura bakmayın. 

Goblin: Bak. Sinemada ilk kez kar yağıyor. Üzgünüm.

 

 


 






 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dizide Azrail ile Sunny'e ne kadar üzüldüm. İlk hayatlarında ve sonraki hayatlarında da mutlu olamadılar, en son hayatlarında ama tekrar bir araya geldiler hem de çok şirin bir aşk yaşadılar. Ama şu veda sahnesi asla ama asla unutulamayacaklar arasında. Bir de şöyle bir şey, aşkları o kadar güzeldi ki ölüp tekrar hayata geldiklerinde yine birbirlerine aşık oluyorlar. 

 

 


 
















 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sunny ile Eun-Tak'ın arkadaşlığı da çok güzeldi. Şans eseri Sunny'in tavukçu dükkanında part time çalışmaya başladı ve ilk günden çok yakın oldular birbirlerine. Eun-Tak'ın Sunny' akıl vermesi çok komikti, tam benlikti. Yakışıklı adamaları -yakışıklı adam yazamadım ya, görmeye görmeye unutmuşum :D- tavlamak zor ise o zaman unut gitsin. 



Yaa bu resim!! Sunny ile Azrail'in ilk tanışma sahnesi. Azrail Sunny'i ilk kez gördüğünde bir şey hatırlamış olacak ki ağlamıştı. Yine bu da birçok güzel şey gibi o muhteşem havalı favori kader ve doğum Tanrıçası Samshin sayesinde oldu.

 

 


Sunny önceki hayatını hatırlayana kadar Azrail'in tuhaf davranışlarına anlam veremedi, ayrıldı barıştı. Ama hep bilmediği bir sebeple yine kendini onu düşünürken ve severken buldu. Aynı şekilde Azrail'de. Gerçekte kim olduğunu, adının ne olduğunu, ne iş yaptığını bilmeden bu tarz sorulara maruz kalacağını düşünmeden Sunny'e yaklaştı. Eh Sunny'de aşırı meraklı çıktı. :D



Azrail ile Goblin'in arkadaşlığı sayesinde dizi biraz da bu kadar komik oldu bence. İkisinin başlardaki çekişmeli arkadaşlığı, kim kimden üstün güçlü diziye tavan yaptırdı. En çok bunların sahnesinde güldüm sanırım.

 


 Azrail yukarıdaki resimde, Goblin adına yazılmış bir şarkıyı söylüyordu. Böyle de bir şey varmış işte. Bu dizi bence Kesinlikle İzlenmeli Diziler Listesinde falan yer almalı. Yani en azından bolca gülmek -karnınıza ağrılar girene kadar-, mutlu olmak istiyorsanız bunu izlemelisiniz. Koreliler bence Romantik Komedi dizisi yapmada efsane olmuşlar.

 

 Daha çokça şey söylemek istiyorum bu dizi hakkında ama çok da detaya girmek istemiyorum zaten izlemiş kadar oldunuz diziyi. Genel olarak çok romantik, çok komik ve aynı zamanda bir o kadar dramatik bir diziydi. Herkes rolünde o kadar iyiydi ki, dizi hiç sıkmadan bitti. Dizide sanırım en çok Ölüm Meleği ve Sunny için üzüldüm. Birbirlerini bu kadar sevip, bir taraf tarafından bu kadar cezalandırılan bir çift görmedim. Dizi boyunca ne ağladı adam, resmen Yaprak Dökümü' nün Leylası idi. -kötü bir benzetme oldu, kabul!- Goblin'in de laneti ne diyim, ömrü hayatımda en korktuğum şey. Bütün sevdiklerinin ölümünü yüzyıllar boyunca izlemek, sonuçta o da bir insan her ne kadar Goblin olsa da. Ne biliyim, insanın kalbi taş olur o kadar yüzyılda. Ben en iyisi yazımı burada sonlandırayım, yoksa tutup diziyi baştan sona yazacağım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 956
Kayıt tarihi
: 29.04.15
 
 

Işık Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler mezunuyum. Erken mezun olmuş biri olarak mesleğime henü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster