Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ağustos '06

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
36030
 

Körfezin incisi Katar

Körfezin incisi Katar
 

Arab Yarımadasının yükselen incisi olmak istediğini yaptıkları yatırımlarla gösteren Katar, ileride özellikle Türkiye'de çok tanınacağa benziyor.

Başkent Doha sokaklarında yürürken mutlaka Türkçe konuşan birilerine rastlayabiliyorsunuz. Tüm Arab yarımadasında olduğu gibi Katar' da da fırıncılık, berberlik, lokantacılık sektöründe Hatay' lıların üstünlüğü var, ancak Türk inşaat firmaları son bir yıldır birbiri ardına kazandıkları ihalelerle, Hintçe ve Filipince (Tagalog) den sonra Türkçe' yi en çok konuşulan yabancı dil yapacaklar.

İngilizceden bahsetmiyorum, çünkü İngilizce Arapçadan daha yaygın. Nedeni tüm çalışma hayatının, devlet kuruluşları hariç, ülkeye dışarıdan gelenler tarafından oluşturulması, böylece Araplar bile alışveriş yapabilmek için İngilizce öğrenmek zorundalar (Hintçe ve Tagalog öğrenmek istemedikleri için. Zaten Hintlilerde birbirlerini anlamıyor, çünkü Hindistan' da 4000 civarı farklı dilden lehçeden bahsediliyor, iki farklı bölgeden Hintli birbiriyle anlaşabilmek için İngilizceyi kullanıyor.)

Katar diğer tüm Arap ülkelerine hatta Amerika' ya benzer şekilde Hindistanın bir eyaleti gibi. Katarlı sayısının 140 bin olduğu söyleniyor, 500 bini aşkın Hint vatandaşı ülkede yaşıyor. (Sanıyorum dünyada Hintli akınına uğramayan tek ülke Türkiye, nedeninin dünyanın gelir düzeyi/fiyatlar oranlaması açısından en kötü durumdaki ülkesi olmamız olduğunu düşünüyorum. Azerbeycan, Türkmenistan ve Hindistan' da ayda beş yüz dolara krallar gerçekten krallar gibi yaşamıştım. Belirtmek isterimki, bizim ülkerin, etinin, pınarın, algidanın vs. ürünleri Orta Asyada, Türkiyenin hemen hemen yarı fiyatına satılıyordu !!! )

Kasım ayında Asya Olimpiyatlarına ev sahipliği yapacak Katar. Turizm cazibe merkezi Dubai ile aynı kulvarda koşmayacaklarını, toplantı konferans turizmi ve spor organizasyonları konusunda iddialı olacaklarını söylüyorlar. Gökdelen inşaatları üç dört sene içerisinde Doha' nın Dubai ile yarışabilecek duruma geleceğini gösteriyor. Bu kadar yatırım yapabilmelerinin sebebi sadece petrol değil, son beş yılda yaptıkları sondaj araştırmaları sonucunda doğal gaz kaynakları açısından dünyanın 3. büyük ülkesi olduklarını öğrenmişler. (Topraklarımızda doğru düzgün istikrarlı maden çalışması yapamayan tüm hükümetlerimize seslenmek isterim.) Dünyanın en büyük endüstri tesislerini kuracaklar, eğer Türk inşaat şirketleri burada başarılı projelere imza atarsa, yazının başında söz ettiğim gibi seneler boyu burada iş imkanı bulacaklar. (Orta Asyada üçkağıtçılarımız, dolandırıcılarımız yüzünden soydaşlarımız tarafından iddia edilenin aksine pek sevilmediğimizi, kuşkuyla karşılandığımızı defalarca gördüm)

Tarihleri yüz yıl öncesine kadar uzanıyor, ama özenle korudukları kaleleri, camileri, eski çarşıları ve yaptırdıkları islam sanatları müzeleri, ulusal kütüphaneleri ile turist çekiyorlar. (Elinde Osmanlının hazineleri tabii eğer orjinalleri duruyorsa, Hellen kültürünün ihtişamlı Antik şehirleri, Hitit, Urartu, Mezopotamya, Selçuklu ve adı şu anda aklıma gelmeyen bir sürü medeniyetin beşiğinde olmamızın bizim hükümetlerimizin umurunuzda olmamasına çıldırıyorum.)

Eğer gelir seviyeniz yüksekse Katar' da lüks oteller (gecelik konaklama minimum 100 dolar civarı), çölde safari yapma, kum tepelerinde 4X4 kullanma imkanları sizi bekliyor. Akşam yorgunluğunu otantik Lübnan mutfağı sonrası, deniz kıyısında içeceğiniz nargileyle atabilirsiniz. Basra körfezinde denize girmeyi pek tavsiye etmiyorum, zaten uçaktan indiğinizde anlıyorsunuz yılın sekiz dokuz ayı sıcaklık otuz derece civarında, yazın beş aylık ortalama 40 derecenin üzerinde, yazın deniz suyunun kaynadığını gözünüzle görüyorsunuz, sahillerde denizin içi çölün uzantısı olarak bataklık.

Katar' a Suudi Arabistan' da bir süre kaldıktan sonra gelmiştim; kadınların çalışma hayatında olması, başını örtme zorunluluğunun olmaması, otellerde içki içilebilmesi, yabancıların likör kartıyla içki satın alabilmesi, canlı müzik eşliğinde eğlenilebilecek mekanların olması, sinema salonlarında film seyredilebilmesi hemen gözüme çarpmıştı.

Caddeler geniş, sokaklar tertemiz, sanırım Türk halkı olarak biz çevremizi temiz tutmayı pek sevmiyoruz. Bunda devletin işi sıkı tutması nedeni ile herkesin sokağa çöp atmaktan korkmasının payı var. Ülkedeki tüm yabancılar çalışmaya geldiği için sınırdışı edilme korkusu nedeniyle suç oranıda çok düşük, inanamazsınız belki ama en işlek caddelerde arabayı çalışır vaziyette bırakıp gidebiliyorsunuz.

Bir gün buraya yolunuz düşerse ve araba kullanmak zorunda kalırsanız roundabout olarak adlandırılan bizim dönerkavşak olarak adlandırdığımız yol şekline dikkat etmenizi tavsiye ediyorum zira alışmak zor oluyor, ayağınızın tozuyla bir Jipin altında kalabilirsiniz mazallah.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 12267
Kayıt tarihi
: 18.08.06
 
 

Orta Asya ile başladım, Arap ülkeleriyle devam ediyorum, çalışıyorum, bol bol geziyorum. Değişik yer..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster