Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Temmuz '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
5218
 

Korkaklara yer yok

Korkaklara yer yok
 

Cesaret yaşta değil baştadır.


<ı>Eğer yenildiğinizi düşünürseniz yenilirsiniz. Eğer cesaret edemeyeceğinizi düşünürseniz cesaret edemezsiniz. Kazanmak istiyor, fakat kazanacağınızı sanmıyorsanız kazanamayacağınız kesindir. Hayatın cepheleri her zaman güçlü ve hızlıların olmaz; ama er ya da geç kazanan kazanacağını düşünendir.

Anon’un hayatın her alanında ders alınması gereken yukarıdaki sözünü düşünün. Kendisinden kat kat zayıf rakiplere karşı tek santraforla oynayan taktik papağanı Zico’dan sonra Fenerbahçe gerçek bir taktisyeni bulmuş. Semih, Guiza ve Alex’ten oluşan üç silahşörler aralarına katılacak ön libero Dartanyan’ı bekliyorlarken karşılarında kendilerine karşı umutsuzca kapanan, direklere adaklar adayan zavallı bir takım buldular. Zico olsaydı maça Kezman ile başlar, ikinci yarıda Semih’i alırdı. Dede ise cesaret dersi vererek hem Semih hem Guiza ile maça başladı. Bunun karşılığında ise uzun zaman sonra Fenerbahçe kalesinde tek tehlike gördüğü bir maçta dokuz net gol pozisyonu buldu. Bazıları beş gol pozisyonunu değerlendiremediği için Guiza’yı eleştirebilir; ama Okçu İspanya’da da çok ok atar ve birkaç okunu şaşırır, birkaçını ise onikiden vururdu. Resmi maçlardaki siftahını başka zamana bıraktı anlaşılan…

Fenerbahçe’nin maçta görülen zayıf noktası topu kaptırdığında alan daraltmayı yeterince hızlı yapamaması ve orta alanda boşluklar yaratması idi. Bunun taraftarı endişelendirmesine gerek yok, çünkü Fenerbahçe geçen sene alan daraltmayı hiç yapmıyordu. Dede kısa zamanda en azından alan daraltmayı takıma öğretmiş. Üstelik yeni transfer ve Dede’nin gerektiğinde orta sahayı kalabalık tutacak esneklikte bir taktisyen olması dikkate alındığında endişe edecek bir ortam olmadığı görülüyor. Alex’in maçta eskisine göre daha fazla koşması; Selçuk’un yeni ön liberonun işinin kolay olmayacağını (75 pastan 68’ini isabetli kullanarak kendisini teknik eksiklikle suçlayanlara cevap verdi) göstermesi; takımda kötü görünen oyuncunun olmaması; Guiza, Semih ve Alex’den oluşan üç silahşörlerin durduğu anda bile Carlos, Uğur Boral, Colin Kazım gibi birilerinin çıkıp insiyatifi ele alabileceğinin görülmesi; hızlı tek pas uygulamaları ve kanatların iyi çalışması Fenerbahçe’nin artılarıydı.

Uzun zaman sonra Fenerbahçe kapanan zayıf bir takıma karşı oynarken kalesinde gördüğü tek pozisyona karşın rakip kalede net dokuz pozisyona girdi. İşte Dede’nin Zico’dan en büyük farkı cesaretti. Ayrıca yorulan oyuncuları hemen kenara alıp yerine dinç oyuncuları sokması da başka bir artısı idi. Kurulmuş olan makinede birkaç dişlinin sökülüp yerine başka dişlilerin konması makinenin veriminde en ufak değişiklik yaratmadı.

Bu sene Fenerbahçe’nin Avrupa ve ligdeki rakiplerinin işi hiç kolay değil, hem de hiç…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

fenere karşı kimin işi kolay ki kankiii =)))) selamlar.

Sokrates 
 07.08.2008 1:19
Cevap :
belki barcelona, chelsea, real madrid bizi biraz zorlar, ama fazla değil. :))  07.08.2008 17:33
 

Alex'in çok koşuyor gibi görünmüş olması Dede'nin onu Selçuk'un yanına göndermesi oldu. Bu yüzden de oyun içinde Alex'i eski Alex gibi, yani yaratıcı göremedik. Ne zaman Emre Semih'in yerine girdi ve Alex ileri çıktı o zaman eski Alex gibiydi. Maç yazımda Alex'le ilgili bazı öngörülerim mevcuttur. Saygılarımla.

Ahmet ÇELİKSÜNGÜ 
 02.08.2008 1:20
Cevap :
hemen şimdi okuyorum. yorumunuz için çok teşekkür ederim, elleriniz dert görmesin.  02.08.2008 15:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 395
Toplam mesaj
: 247
Ort. okunma sayısı
: 3511
Kayıt tarihi
: 12.08.07
 
 

Yaşadım özgür olduğumu düşünerek... Zincirlerimi görmeyerek... Düşlerim kaldı yadigar... Bir de sevd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster