Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Portakal Çiçeği ve FISILTI

http://blog.milliyet.com.tr/elvince

23 Aralık '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1164
 

Korkarım; kaz oluyorum.

Korkarım; kaz oluyorum.
 

korkum...



Dayı kızının gönderdiği bir maili sizlerle paylaşmak istedim. Kim kaleme aldıysa eline yüreğine sağlık. Her bir harfine katılıyorum...


Ben dürüst, hiç kanuni suç işlememiş, vergisini muntazam ödeyen, trafik kuralları dahil her türlü kanun ve kurala uyan bir vatandaşım. Bir şahsa hakaretim bile yoktur. Ama başkaları tecavüz ediyor, alkollü araba kullanıp sakat bırakıyor, insan öldürüyor, hırsızlık yapıyor,vs… Ben onları vergimle hapishanede besliyorum, çıktıklarındada mutlaka onlara iş veriyorum, ayrıca aramıza alıyorum ki tekrar tecavüz etsinler, sakat bıraksınlar, öldürsünler.

Ben de düşünüyorum, aklediyorum ve sistemde yanlışlar buluyorum. Sivil Toplum Kuruluşlarıyla çalışıyorum, yazıyorum, oy veriyorum... Ama başkaları bölüyor, dağa çıkıyor, bomba atıyor, ağlamayana meme yok diye kırıyor, döküyor ve öldürmeye devam ediyor... Ben onların maaşını ödüyorum, liderlerini besliyorum ve kardeşlerimi öldürdüğü için affetmeye zorlanıyorum.

Ben tek çocuk sahibiyim. Doğuramadığım için değil. Sevgimi, ilgimi, bilgimi ve maddi gücümü en iyi şekilde bu insana yatırıp, onu onlarca insana bedel, akıllı, manevi değerler üretebilen ve yaşatabilen, kutsal sisteme saygılı bir insan yapmak istediğim için... Ama başkaları onlarca çocuk dünyaya getiriyor. Korunamadıkları için değil. Sayısal üstünlük sağlamak için. Sevmiyorlar, ilgilenmiyorlar. O çocuk dağa çıkıyor, o çocuk kapkaç yapıyor, o çocuk tinerci oluyor, o çocuk okumadığı için özgür olamıyor ağasına maraba oluyor yada bakamadıkları için dedesi yaşındaki birisine 13 yaşında satılıyor. 14 yaşında oda doğurmaya başlıyor... Sonra benden o insanlara merhamet duymamı, benden alınan vergiler onları beslemeye yetmediği için ayrıca çocuklarını okutmamı istiyorlar. Ben marabaların kızlarını okutayım ki ağaları kendi kızlarına kilolarca altın takılan 40 gün 40 gece düğünler yapabilsin. Evlerini ısıtıyorlar benim vergilerimle ya da kimbilir o kömürleri satıp sigara parası yapıyorlar. Oysa ben bu kış zamlı doğalgazı nasıl ödeyeceğimi düşünüyorum. Onlar 10’ar 10’ar doğurduğu için işsiz kalıyorlar ve batıdaki fabrikaları doğuya taşımaya zorluyorlar. Öyle ya merhamet etmek lazım. Batıdakiler işsiz kalsa da olur malum onların sesi çıkmaz. Oysa toprak reformu, aşiretleri çözmek kimsenin işine gelmiyor. Çünkü oy için 10 000 insanı ikna etmek kolay değildir ama ağasını ikna etmek kolaydır.

Ben daha maaşımı almadan vergim kesiliyor.... Ama başkaları vergi ödemiyor ve sık sık affediliyor. Benim maaşım belli. Ama stadyumda sünnet düğünü yapanın geliri nasılsa belli değil. Oysa biz evlendiğimizde düğün bile yapamadık.

Biz evlendiğimizde alacağımız mobilyalarla doğaya zarar vermişizdir endişesi ile nikaha gelen herkese şeker yerine yüzlerce ağaç fidanı dağıttık, doğadan aldığımızı doğaya geri verelim diye... Ama başkaları ormanı yakıp yerine ev yaptılar, sattılar, kiraladılar, zengin oldular ve 2B ile affoldular.

Benim babam ev alabilmek için 12 sene aynı işçi parkası ve pençeli ayakkabısı ile gezdi. Çok şükür şimdi evleri var, ama başkalarının babası devletin arazisi üzerine gecekondu yaptı, şimdi müteahhite sattı, bir sitede 60 dairesi var.

Ben dişimi fırçalarken suyu devamlı kapatıyorum. Meyve yıkadığım suyla balkonu yıkıyorum, vs… Malum suyu israf etmeyeceğiz ya... Ama başkaları golf sahaları yapıp çimleri için tonlarca su kullanıyor. Ya da bir yerlerde kaçak olarak kullanıp para vermiyorlar.

Ben bakanımızın da tavsiyesine uyarak saçımı havluyla kuruluyorum. Ayrıca Maliye bakanımızın kızına katkısı olsun diye evlerimizi tasarruflu ampullerle donatıyoruz. A+ makinelerimiz var... Ama başkaları kaçak elektrik kullanıyor ve faturalarını ben ödüyorum.

Ben sağlık sigortamı istemesem bile ödüyorum. Ama başkaları yeşil kartla gidip benim paramla muayene oluyorlar. Gerçekten ihtiyacı olana son kuruşuna kadar helal olsun. Ama bu ülkede kaç milyon yeşil kartlı var? Kaçı hak ediyor ?

Ben sabrediyorum, bir yaratıcının var olduğuna bunların bir imtihan olduğuna inanıyorum. Ben doğru yol, iyi iş (salih amel) den hedef ne olursa hiç bir gerekçe ile (cihad, takiye,vs) her ne olursa olsun taviz vermiyorum… Ama onlar takiye diyor, cihad diyor, bu daha iyi diyor, uyduruyor, dinimi bölüyor, kullanıyor.

Vergimle bakılan camide, vergimle beslenen imamın arkasında başım açık olduğu için namaz kılamıyorum. Oysa sadece Yaratıcının çağrısına uyup, bir iman eden olarak Cuma namazlarında kardeşlerimle sorunlarımı paylaşmak istiyorum... Ama onlardan bazıları ritüel (adet) diyor, bazıları günah diyor, ellerinde başörtüleri ile gelip cami kapısında bekleyip bizi riyaya zorluyor, kendilerinde bizi camiden atma yetkisi olduğunu söylüyorlar. Yetkilerini Memur oldukları hükümetten alıyorlar, demek hükümet öyle istemiş diyorum. Rabbim istemez çünkü biliyorum. Ama çok şükür onun bana şah damarımdan daha yakın olduğunu, camide olmadığını da biliyorum... Yine de keşke demekten kendimi alamıyorum.

Öyle uzunki bu liste... Biliyorum uzun yazıları okumayı sevmiyorsunuz. Her türlü adaletsizliğe rağmen doğru bildiğim yoldan asla dönmeyeceğim. Çok sevdiğim bir fıkra ile bitireyim

Adamın biri dünyada hiç kimseye bir kötülük yapmamış, her türlü kurala uymuş, içmemiş, zina yapmamış, uyuşturucu kullanmamış, kimseyi pataklamamış. Neyse bir gün ölmüş büyük bir sevinç ve beklenti ile sorgu meleğinin önüne gelmiş;

Melek sormuş - İçmemişsin
Adam - Evet
Melek - Kimseye el bile kaldırmamışsın
Adam - Evet
Melek - Kendi karından başkasına yan gözle bile bakmamışsın
Adam - Evet
Onlarca sorudan sonra sorgu meleği yanındaki meleğe dönerek -Bir çift kanat getirin.
Adam heyecanla - Melek oluyorum değil mi?
Melek - Hayır kaz oluyorsun

Fıkradır ama doğruyu söylemek gerekirse korkum kaz olmaktır. Bu sizlerle paylaştığım ikinci alıntı yazı. Yazıyı okuduktan sonra, imzamı altına atarım demiştim. Türkiye gerçeği işte bu. Az önce izlediğim bir tv programında, ( teketek) kapatılan DTP partisinin eski milletvekillerinden biri ( adını unuttum, sinirden olabilir) TÜRKİYE de azınlıkların çoğunlukta, Türklerin artık KAZ olmakta olduğunu bana hissetirdi... Bu yüzden alıntı olsada bu güzel yazıyı yayına al dedim.
Yüksel ÖNAÇAN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yoksulluğa, çaresizliğe karşı direncin ülkeye nam salmış Kürdüm. Lakin kızma bana aklın konusunda kuşkuluyum. Gözünü Ankara’ya dikmişsin. Köyün dışında durmuş siyah plakalı bir araba gelecek diye bekliyorsun. Ne getirdi o arabalar size bugüne kadar? Umudunu Ankara’ya bağlayamazsın! Otuz çocuk yapıp dağ yamaçlarında ağlayamazsın! Taşın altına gireceksin. Dağın gözüne gözüne vuracaksın kazmayı. Şemdinli’den Hopa’ya Fırat Dicle yerine senin alın terin sel olup akacak Kürdüm! İşte o zaman nice nice rüya gibi istanlar, kızlarının sırtında al al fistanlar, gönlünde devlet, gözlerinde ikbal, koca Türkiye senindir Kürdüm! Sen

Kerim Korkut 
 15.11.2010 21:34
Cevap :
dikkatle yorumlarınızı okudum. kaleme alınmış yorumlar; bir blog yazısı kadar içerikli. Geç cevapladım sizi; bayram nedeniyle evimde yoktum. Esenlikle.  22.11.2010 8:30
 

Sen büyüksün esmer çocuk. Belki Gılgamışlardan öte uzanır efsanelerin. Bin yıldır bu topraklarda seni var etmemişlerse, varlığını ortaya çıkarmamışlar, hep üzerini örtüp geleceğe taşımamışlarsa bu, birilerinin cehaletinden, ihanetindendir. Varlığını önce kendin tanımalısın. Affedersin kendini Fırat’ın kıyısında otlayan koyun sürüsü olarak düşünürsen daha çok kuzuyu kurda verirsin. Unutma sen halksın. Kim çağırırsa peşinden gidiyorsun.”Etle tırnak gibiyiz” diyen yalancılara kanıyor, haklarını unutuyorsun. Sana sınırları kanla, senin kanınla çizilecek bir ülke vaat edenlere”Benim ülkem zaten var”diyemiyorsun. Unutma günümüzde sınırlar artık kanla çizilmiyor. Bu kadar saf olamazsın. Ankara’ya kızıyor Türkiye’yi yakıyorsun.

Kerim Korkut 
 15.11.2010 21:34
 

İç savaş çığırtkanları ellerinde kanlı haritalar Kandil’den, İmralı’dan ya da belki başka bir yerden aldıkları emirleri, yönetimin acizliğinden de yararlanıp yüksekçe bir yerde durarak, sana aktarıyorlar. Bak aynaya gözlerin ağlamaktan kan çanağı. Bir de onlara bak, sana benziyorlar mı? Sen ülkenin bir başında ağlıyorsun, Korkut diğer başında. Ankara göbek atıyor, İmralı fişek atıyor. Ama sen, senin gibi ağlayana değil göbek atana, fişek atana koşuyorsun. Uğurlar olsun Kürdüm!

Kerim Korkut 
 15.11.2010 21:33
 

Sen bağımsızsın, özgürsün; inan bana sorun bu değil. Bu ülkeyi yönetenler seni tanımayabilirler; ben tanıyorum. Onlar bir avuç, ben yetmiş milyonum. Senin ülken de var. Bir ucu Istranca Dağlarında, diğer ucu Kafkaslara dayanıyor. Bir ucunda Halikarnas balıkçısı hey babam hey, diğer ucunda Toros kaplanları. Bir ucunda Silvan’da yârim kaldı amanın aman, diğer ucunda Pers ülkesi Beyazıt! Sen nasıl ülkesizmişsin!

Kerim Korkut 
 15.11.2010 21:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 1905
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 2611
Kayıt tarihi
: 06.11.06
 
 

"Yasamak sakaya gelmez,büyük bir ciddiyetle yasayacaksinbir sincap gibi mesela,yani yasamin disinda ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster