Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
187
 

Korku gider, hayat başlar

Korku gider, hayat başlar
 

Başlığımızın kapsama alanı oldukça geniş, ben bu kelimenin fiziksel değil ruhsal sonuçlarına girmek istiyorum. 

Hiç düşündünüz mü korkularınız yüzünden hangi hayallerinizi tozlu raflara kaldırdınız, nelerden vazgeçtiniz, hayatınızın çizgisi bir anda nasılda değişti, nasılda istemediğiniz şeyleri yapmak, istemediğiniz bir hayatı yaşamak zorunda kaldınız?

Bugün olsa belki o şekilde davranmazdınız ama o anki içinize işleyen korku taneleri yüzünden o kararları almak zorunda kaldınız. 

Oysa ki dönün bakın tarihe isim yapmış, gıpta etiğimiz, hayallerini gerçekleştirmiş  insanlar korkularını kontrol edebilen insanlardır. En başta Atatürk, inanmasaydı, yalnız kalmaktan korksaydı, başaramamaktan, yakalanmaktan, ölümden  korkmuş olsaydı bugün ne Türkiye olurdu ne de biz Atatürk ü tanırdık. Ya Afife Jale korkularına yenik düşseydi, eleştirilmekten, dışlanmaktan, cezalandırılmaktan ve başaramamaktan korksaydı belki de hiç kadın tiyatrocu bile olmaz, Afife Jale yi de hiç tanımazdık. Daha bir çok örnek insanla doldurabiliriz bu sayfayı.

Hayatımızı kendimiz yönlendirebilmek ve istediğimiz şeyleri yaşayabilmek istiyorsak korkularımızı kontrol etmeyi öğrenmeliyiz.Sizde kendi hayatınıza dönüp bakın lütfen, hangi korkunuz yüzünden  hangi özgürlüğünüz kısıtlanmış, hangi fırsatları kaçırmışsınız. Daha korkusuz kararlar alsaydınız acaba şimdi nerelerde olurdunuz?

İnsanlar doğduklarında sadece yüksek ses ve bir yerden düşme korkusu ile doğarlar. Diğer tüm korkular bize toplumun, çevremizin yüklediği korkulardır. Hepsi sonradan öğrenilmiştir. Toplumun ve çevremizdekilerin bizleri daha iyi kontrol altına alabilmek amacıyla türetilmiş ve yüklenilmiştir. Çünkü bunlar olmasa kimse kimsenin kölesi olmayacak  yaratıcı, öz güvenli, ne istediğini bilen gerçek insanlar ortaya çıkacaktı. Dünyayı yönetme arzusunda olanların hiçbir kölesi kalmayacaktı. İşte o zaman tüm insanlar eşit ve özgür olacaktı. Tabi farklılıklar, duvarlar olmasını isteyen asla kendisini bir başkasıyla eşit görmeyen, paranın ve gücün arkasına saklanan insanlar böyle bir şeyin olmasını asla arzu etmezler. 

 

Korkular hayatımızın prangalarıdır, bizi sonsuz esarete mahkum ederler. Daima başkalarının dikte ettiği hayatı yaşamaya zorunlu kılarlar.

Tüm korkularımızı yok edemesek de en azından bazılarını bertaraf etmek hayatımızda önemli olumlu değişiklikler yaratacaktır.  Çok kolay değil tabi ki, düşünsenize doğdunuz günden bu yana yüklenen ve içinize işleyen bir duyguyu değiştirmekten bahsediyoruz. Ama yine de imkansız değil, en azından çaba gösterebiliriz kendi özgürlüğümüz için.

Bunun temel noktası her deneyimimizi, endişemizi, olayı, başlayacağımız bir işi  yüce güce teslim etmek, ona güvenmektir. Yaratıcıya güvendiğiniz de ve olabilecek tüm sonuçları kabullendiğiniz de (gerçekten ve derin bir inançla) inanın bana olmaz dediğiniz şeylerin ne kadar kolay ve ne kadar kusursuz bir şekilde gerçekleştiğini göreceksiniz.  İçinizin ne kadar huzur dolu, korkunun ve esaretin zerresinin olmadığını görecekseniz. Ayrıca bunun yaratacağı öz güven ve cesaret muhteşem bir duygu. Hayatın her zerresinde olduğu gibi burada da en önemli olan inanç, inancımız olmadan hiç bir sonuç alamayız.

 

Sizlere kendi hayatımda aşmayı başardığım bir korkumdan örnek vermek istiyorum;

Benim en büyük korkularımdan biri topluluk önünde konuşmaktır. İş yerim de yapmış olduğumuz toplantılar da dahi söz alamayacak kadar korkum var idi. Hemen kalbim çarpar, nefesim kesilir, dilim tutulurdu. Artık bundan çok sıkılmaya başlamıştım ve ayrıca hayalim olan eğitmenlik işini de yapmamı engelliyordu. Öncelikle bu korkumla ilgili alt endişelerimi buldum. Neden korkuyordum ? Eleştirilmekten, ifade edememekten, alay edilmekten, hata yapmaktan, rezil olmaktan vs. nedenlerle korkuyordum. 

Öncelikle tüm korkularımı yüce güce teslim edip, olabilecek her sonucu kabullenip iş yerimde olan toplantılarda daha fazla söz almaya ve içimden geleni söylemeye başladım (kimin ne düşündüğüne bakmadan) Baktım süper gidiyor kendimi daha huzurlu daha öz güvenli hissetmeye başladım. Böyle hissettikçe daha da rahatladım ve işler daha da kolaylaştı. 

Tabi bu sadece başlangıçtı, ve bende eğitim bölümüne başvurarak eğitmenlik talebimi ilettim. Ve hemen eğitime çağrıldım. Baktım pıt pıt endişeler, korkular kendini göstermeye başladı. Beni bir heyecan aldı, acaba yapabilir miyim, başarabilir miyim, katılımcılar nasıl, beni sıkıştırırlar mı, bilmediğim bir şey sorarlarsa, rezil olursam vs... gibi bir çok endişe geldi yerleşti. 

Sonra bu yola neden çıktığımı düşündüm ve kendimi silkeledim. Bunu başarabilirdim, en kötü beni bir daha eğitime çağırmazlardı bu da dünyanın sonu değildi. En azından bunu denemiş olmakta beni kendine güvenli kılar ve mutlu eder. Tüm olabilecek sonuçları kabullenip ve tüm korkularımı yüce güce teslim edip, sırtımı yaratıcıya yaslayıp olayın tadını çıkarmaya karar verdim. 

Derste ilk bir saatten sonra ( o da gayet doğal) her şey mükemmeldi, harika bir gün geçirmiştim ve üstelik katılımcılardan aldığım geri bildirimler beni çok mutlu etmişti. 

Bir kez daha inanmıştım ki korkunun üstüne gidince ve gerçekten, yürekten isteyince insanın önünde hiçbir şey duramaz. Kendinize istediğiniz hayatı yaşamanızı engelleyen korkularınızın listesini yapın. En küçük olanından  bunu deneyimlemeye başlayın. Göreceksiniz ki o küçük şeyler bile hayatınızda muhteşem değişikler yaratacak.

 

Önemli olan yaratıcıya güvenmek ve oluşabilecek tüm sonuçları kabullenip sizi etkilemesine izin vermemek. 

 

 

SIRTINIZI YÜCE GÜCE YASLAYIN VE HAYATIN TADINI ÇIKARTIN….

 

PRANGASIZ BİR YAŞAM DİLEĞİYLE

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 234
Kayıt tarihi
: 22.03.15
 
 

LİSANS MEZUNUYUM FİNANS SEKTÖRÜNDE ÇALIŞIYORUM İLGİ ALANLARIM; Kitap okumak, insan davranışlarını..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster