Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '06

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
553
 

Korku kültürünü bilmek

Korku kültürünü bilmek
 

Korku denen olgu ile genellikle çocukluk dönemlerinde tanışılmakta; hatta tanıştırılmakta.. Çocuk bakımını bilemeyen; beceriksiz, eğitimsiz ebeveynler korku tohumlarını acımasızca, buğday eker gibi genç beyinlere ekebiliyorlar ve bunun da hiç bir zaman farkına varamıyorlar.

İleri yaşlarda da benzer ya da farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. Yani korkular sonradan da oluşabiliyor. Televizyonda bir film, sokakta bir hadise korkuyu tetikliyebiliyor.

Korku, ruhsal açıdan sıkıntılı olma hali. Bu sıkıntının sebeplerini bilmek sorunun çözümü açısından önemli. Sıkıntılı durumdan kurtulabilmenin ip uçlarını psikiyatr Dr. Ercüment Doğan bize şöyle vermekte;

Geçmişin olumsuz etkisinden kurtulmak

''......Sıkıntılarımızın kökenleri ile bilgiler bilincimizden çıkıyor ama duygusal etkileri varlıklarını sürdürüyorlar. Sıkıntılarımızın nedenlerinin farkında olamamamız sıkıntımızın nedenleri olmadığını göstermez. Şimdiki ruh halimizi etkileyen bir geçmişimizin olduğu fikri, bu geçmişten kurtulamayacağımızı düşündürtüp bizi bazen korkutsa da kaçınılmaz bir fikir aslında. Kötü olan, şimdiki hayatımızın, geçmişte yaşadığımız ve maruz kaldığımız olumsuz olaylar ve durumlar nedeniyle sıkıntılı geçiyor olmasından ziyade bu durumla ilgili bir şey yapamayacağımızı düşünmektir. Diğer bir deyişle sorun bizi etkileyen bir geçmişimizin olması değil bu geçmişin olumsuz etkisinden kurtulamıyor olmamızdır...''

Çok sayıda korku türü var. Hangisi daha çok insanı sıkıntıya sokar? Elbette ki, Dr. Doğan'ın söylediği gibi geçmişin olumsuz etkisinden kurtulamayacağımız her sıkıntı bizleri korkulara sürükleyecektir. Ancak bu korkuların sosyal korkulara dönüşmemesi gerekir. Eğer dönüşürse bireyi gerginliklere sürükleyebiliyor. Depresyona itebiliyor.

Sosyal korkular gerginlikler yaratıyor

Zürih Üniversitesi'nden Psikiyatr Giovanni Carraro, gerginliğin doğal bir duygu olduğunu ancak bazı insanlar bunu bir facianın ön belirtisi ya da yeteneksizliklerinin bir ifadesi olduğu görüşüne kendilerini kaptırıyorlar, demekte..

Psikiyatr Carraro'ya göre, eğer kısır döngü devam ettiği taktirde korkunun boyutu artabiliyor, bunun sonucu olarak da birey sosyal ilişkilerden uzaklaşabiliyor, kendilerine olan güvenlerini de kaybedebiliyorlar..

Korkular toplumsal kültürde egemen olduğu sürece bireyler arası güvenin oluşması zorlaşabiliyor. Sorunların çözülmesi de biraz daha güçleşebiliyor, ayrıca maliyeti çok yüksek olabiliyor.

Korkulardan kurtulmak için son sözleri W. Shakespeare'ye bırakıyorum;

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için; sevmekten korkuyor..

Düşünmekten korkuyor; sorumluluk getireceği için..

Konuşmaktan korkuyor; eleştirilmekten korktuğu için..

Yaşlanmaktan korkuyor; gençliğin kıymetini bilmediği için..

Unutulmaktan korkuyor; dünyaya iyi bir şey veremediğ için..

Veee ölmekten korkuyor; aslında yaşamayı bilmediği için..

Korku kültürünün panzehiri, sevgi kültürüdür; Yani; sev, düşün, konuş, gençliğin kıymetini bil, unutma ve yaşamayı bil...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 1227
Kayıt tarihi
: 08.09.06
 
 

Tarihi kent Niğde'de doğdum. Ankara Üniversitesi S.B.F Basın Yayın Yüksek Okulundan mezun oldum. Ara..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster