Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
594
 

Korku ve alışkanlıklarımız

Günümüzde herkes sosyolog, psikolog, pedagog ve her zaman Öğretmen oluyor. Hiç dikkatinizi çekmedi mi kiminle konuşsanız Hocam! Diye hitap ediyor. Televizyonlarda, caddelerde, parklarda, bahçelerde ve kahvehanelerde bu yanlışlıklar devam edip gidiyor. Okullarda bu işlemlerin nasıl yürüdüğü ve yürütüldüğünü düşündünüz mü?

Bana sorulduğunda şunu söylerdim”Her derede bir at öldüren Baytar olur.” biz anlamadık demeyin. Hemen bir TDK sözlüğü açın ve halk deyimi nedir inceleyiniz. Konuya ilişkin yeni yazıda size sunduğum bu deyimi geniş biçimde inceleyebilirim. Şimdi dönelim her alandaki uzmanlık merakımıza ve getirdiklerine, Kendimizi tanımak için harcadığımız onca çabalara ve korkuların, korkularımızın trafik yoğunluğuna bakmadan geçmeyelim. Geçmeyelim ki, kendimizi ne derece tanıdığımıza karar verelim. İyi test yapalım korkuların rengi ve kokusu nasıl olur? Anlayalım.

Baştan söylemesi güzel olur. Uzman değilim. Korkunun insanı hangi yollardan etkilediğini bilemem. Ancak, merakıma konu olacak kadar bir konu olduğu da ortada, Uzmanların söylediğine bakılacak olursa girift konular daima özel tutkularımız olmuştur. Bir gerçek vardır ki korkudan akli dengeyi kaybedenlerin sayısı hiçte azımsanacak değildir. Kendisini güçlü kuvvetli hissedenler bile korku halindeyken düştükleri halleri anlatmanın imkânsız olabileceğini hatırlayalım.

Korku öyle bir şey ki; kollarımıza ve ayaklarımıza kanat takar. Deyim doğruysa” ayaklarımız yerden kesilir.” Ya da bulunduğumuz yere beton kalıp gibi bağlanır kalırız. Tam bir heykel bile olabiliriz. Erken bir soru; En yiğit kim? Siz misiniz? Tabiî ki hayır Tek cevabım: Korku. Her zaman duyarız ve dilimizle de hayrete düştüğümüz anları dillendiririz.”Korkudan kaçacak yer ararsın da bulamazsın.”Biliyorum ki en çok korktuğum şey korkudur. Bütün belaların anasıdır. Kendinizi test edin korkuyu hayat trafiğinden atın ki cesaretle yürüyesiniz. Hayata olumlu bakabilesiniz. Aklınızı kulanın. Unutmayınız ki gündüz gölgesinde oturduğunuz ağaç, gece olunca hayalet olmaz.

İnsanda korkular nereden başladı. Her yaşın korkusu ayrımıdır. Bilinen bir gerçek var ki Anneler çocuğunu emzirirken korkuları üzerlerinde olmamalı. Çünkü iş çocuğun süt içtiği çeşmeden başlıyor. Çocuk biraz büyüyünce, eline bir çubuk verir karşısındakine saldırı yaptırır. Yanına gelene küfür ettirilir. Argo kelimelerin sarfiyatına önem verilir. Niçin? Cesur olsun. Bilmez ki bu durum onda alışkanlık yapacak. Bu alışkanlıklar gelişerek devam edecek. İleri yaşlarda istenmedik davranışların baş aktörü konumuna gelecek. Nereden bilsin alışkanlığın çok yaman bir Öğretmen olduğunu ve hiç şakasının olmadığını,

Öyle sinsi bir şey ki alışkanlık, korktuğunu başına getirir insanın. Başlangıçta ne kadar sevimlidir. Hoşgörülüdür. Zaman ilerleyip te büyüyüp kök saldı mı; öyle azılı, amansız bir hal alır ki kendisinden gözlerinizi bile ayıramaz olursunuz.

Unutmayınız ki; büyük kötülüklerimiz küçük yaşlarda belirmeye başlar. Çocuklarımız; bir kedinin kuyruğundan tutup çekince, karga, kuş, köpekle oyuncakmış gibi oynayarak onları yara bere ile bırakınca ebeveynler çoğu kez bu cesarete hayran kalarak sevinirler. Çocuğu ödüllendirmek üzere yarış yaparlar. Çocuk; kendi yaşıtını veya biraz büyüğünü sopalarsa değmeyin babanın keyfine, Bilemez ki; çocukta zalimlik ve zorbalık belirtileri bu yaşta başlayacaktır. Okullarda karşılaşacağı istenmedik davranışların Öğretmeni onun oyunlarındaki oyuncaklarıdır ve kazanabileceği alışkanlıklarıdır.

Yanlış davranışların yaşı yoktur. Çocuğun yaşı küçüktür. Önemsiz bir davranıştır diyerek geçmemek gerekir. Bu benzeri eylemleri hoş görürseniz en tehlikeli davranışta bulundunuz demektir. Hatırlayalım; İlkbaharda tabiat uyanıp, çiçeklerle, çimenlerle süslenirken ne kadar temiz ve pırıl pırıldır. İnsan olarak bizler de görünenden çok daha güçlüyüz. Başkalarına asıntı olmadan, dilenmeden vazgeçildiği gün kendimizi daha iyi tanıyacağız. Yaptıklarımızla yaşamayı öğrenince korkuların dağıldığını göreceğiz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 1894
Kayıt tarihi
: 29.01.08
 
 

1956 Artvin doğumlu İlk, orta, lise öğrenimini Artvin-Şavşatta tamamladı. Yüksek öğrenimini Erzuru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster