Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Şubat '08

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
446
 

Korku ve hüzün

Korku ve hüzün
 


O haftasonunu arkadaşıyla birlikte geçirme kararı almıştı. İkisi de İstanbul'u karış, karış dolaşmaktan, daha önce gitmedikleri yerleri görmekten zevk alıyordu. Alışveriş merkezleri onlara hitap etmiyor, buldukları en salaş yerlerde çay-kahve molası verip, sokaklarda ki gizemi tatmayı seviyorlardı. Eve dönüş saatinde arkadaşı bakkala uğrayacağını söyleyip, anahtarları ona uzattı.

Apartman kapısı açıktı, asansöre doğru ilerledi, asansörün kapısını açtığı sırada yanında elinde katlanmış mukavva kutuları dolu bir adam belirdi.

- Benimde gelmemde sakınca var mı?
- Hayır... Buyrun.
- Ben 9. kata çıkacağım, siz?
- 10. kata

Adam tebessüm ederek kadına baktı, asansörün içini çok ağır bir koku kaplamıştı. Koku, kadında arkadaşının anlattıklarını çağrıştırdı ve korkmaya başladı. Asansör sanki ilerlemiyordu neyse ki ara katlardan insan sesleri geliyor, bu sesler biraz rahatlamasını sağlıyordu. Kaçamak bakışlarla adamı süzmeye başladı, yüzünde o masum ifadeyle karşılaşacağını tahmin etmiyordu. Sonunda asansör 9. katta durdu, adam bir kaç kez teşekkür ettikten sonra kapıyı kapattı.

Kadın rahat bir soluk almıştı, daire kapısını açarken ellerinin titrediğini hissetti. Beş dakika sonra arkadaşı gelmiş, mutfakta yemek hazırlığına girişmişlerdi. Arkadaşı;

- Kapıyı rahat açabildin mi? Kilitte sorun vardı, sana söylemeyi unuttum.
- Yoo.. Farketmedim, daha doğrusu farkedecek halde değildim galiba.
- Nasıl yani...
- Asansör arkadaşım yüzünden... Kimdi biliyormusun? Çöp evin sahibi, senin yaptıklarından bahsettiğin adam.
- Aaa.. O deliyle niye bindin asansöre?
- Başta anlayamadım ki, hoş anlasamda hayır diyemezdim.
- Felaket kokar o, burnunun direği kırılmadı mı? Neyse artık kurtuluyoruz, apartman karar aldı, atıyoruz onu.
- Yapma...
- Yaptık bile... Sizin apartmanda otursa çekebilirmiydin? O koku tüm apartmana yayılıyor, ikide bir ilaçlama yaptırmak zorunda kalıyoruz, birden fevrileşebiliyor, çekilir şey değil.
- Haklısınız...

Yemeklerini yerken bile kadının gözünün önüne adamın yüzü geliyor, tuhaf bir hüzne kapılıyordu. Aklı başında kim bu duruma düşebilirdi, neler yaşamıştı kimbilir bu hale gelmeden önce. Haklıda olunsa, bir insanı sokağa atabilmek fikri çabuk sindirilebilir şey değildi. Sağlık sisteminde ki yetersizlik nedeniyle, sokaklar kaderine terk edilmiş böyle insanlarla doluydu. Şimdilik kalacak başka bir ev bulsa bile, sokaklar onun kaçınılmaz sonuydu...

Sabah yürüyüşüne çıktıklarında, arkalarında hızlı adım sesleri duydular. Bu sefer ikisi de ürkmüştü. Kadın birden omzunda bir el hissetti. O adamdı.

- Günaydın.
- Günaydın.
- Bu sizin için, teşekkür ederim.

Bahçeden koparılmış beyaz bir güldü bu...

Kadında teşekkür edip, yürümeye devam ederken iki arkadaş göz göze geldi, ikisininde gözlerinden yaş süzülüyordu.





09/02/2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazıyı okuyunca oldukça hüzünlendim. İç dünyası dış dünyasına benzemeyen yaşamların gizli acılar iletir normal yaşamda bulunanlara. Butür sosyolojik vakaaların ele alıp çözüm üretilmesi gerekli diya algılarım ama o zamana ne zaman gelinir işte ona cevabım yoktur. Sanırım sizinde cevabınız olmayacaktır. Verilen gül ise bir başka dünyadan gelmektedir... Saygılarımla efendim..

Ermert Revsen 
 16.03.2008 20:32
Cevap :
Ne yazık ki üzüntü duymaktan başka cevabımız yok. Olumlu temennilerin gerçekleşmeyeceğini bilmek acı aslında ama birey olarak en azından empatiden uzaklaşmamalıyız diye düşünüyorum. Teşekkür ederim, saygı ve sevgilerle :)  17.03.2008 8:46
 

geleceğim, sabırsızlıkla da bekliyorum ayrıca, Adalar'da sizi bekliyor :) ama hava ısınınca biz ve çocuklarımız :)

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 11.02.2008 23:52
Cevap :
Anlaştık :))) Sevgilerimle.  12.02.2008 10:24
 

çok hoş bir hikaye ve alıncak çok dersler olduğu gibi,yapılması ve yapılmaması gereken hareketler de dikkat çekici,yazı akışı harika,teşekkürler,,

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 11.02.2008 23:07
Cevap :
Çok çok teşekkürler :)) Sevgilerimle.  12.02.2008 10:02
 

Kaybetmek çok kolay, kazanmaksa çok daha zordur. Bu zorluk; bir asansör kabinine girmesi için verilen izinle başlar kimi zaman. Bahçeden koparılmış olsa da; beyaz bir gül olur, geri dönüşü size. Bir merdiven başında verilen selamla, hafif bir tebessümle devam eder kimi zaman da. Onu atmakla kazanacağınız apartman saadetiniz; sokaklarda daha büyük bir tehlike doğurmaktadır oysa. Çok zor gelebilir çoğumuza böyle davranmak ama, başka yolu yok sanki bu sorunu çözmenin.

MuDo 
 11.02.2008 18:23
Cevap :
Gerçekçi olmamız gerekirse ikiside çözüm değil, ne bir arada, ne de sokakta kaderine terk edilerek. Birey olarak tek tek üzülmemiz, çare aramamızda yetersiz kalıyor, insanca yaşam için bir çok şeyde bağladığımız umutlar onlar içinde geçerli. Çok çok teşekkürler Muharrem Bey. Sevgilerimle.  11.02.2008 21:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 464
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 897
Kayıt tarihi
: 27.07.07
 
 

1965 yılında İstanbul'da doğdum, 18 yıldır Yalova'da yaşıyorum. Lise mezunuyum, kamu kuruluşunda mem..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster