Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
161
 

Korku yalnızlıktır

Korku : Bir tehlike ve ya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzntü, gerçek ve ya beklenen bir tehlike karşısında yoğun bir acı ile uyanan fizyolojik değişiklikler. Yalnızlık : Bir insanın boşluk duygusuyla karışık kendini dünyadan kopmuş hissetme. Korku ve yalnızlığın sözlük anlamları böyle. Çevreye karşı, insana karşı, aşka karşı, ölüme karşı, yaşam için gerekli olan her şeye karşı, duyulan korkunun yolları yalnızlığa çıkar. Korku yapışkan ayaklarıyla aklımıza ve ruhumuza sızdığında, inzivanın pençelerinde çürüme başlamıştır.

Tecrit edilmiş bir mahkumun hücresine döndüğünde zihnimiz, hükmünü ruhumuzun verdiği cezayı çekmeye başlamıştır. Özgürlük, iş, aşk, oksijen, trafik, doğa, kalabalıklar unutulmaya başlanan bir geçmiş olur. Korkunun dumanlarına gömülen bir geçmiş, yarınlar da cesaretin güneşini doğurabilir mi?

Attila İlhan, bir şiirinde : bir yerlere gidecek oluyorum / ardımda birileri / hayal meyal varla yok arası.../ hastalıklı bir korkuyu ve yalnızlığı duyumsatır. Paranoyak sınırlarda korkuya kapılmanın nedeni ve çözümü olabilir mi? Ardımızdakilerden ve aklımızdakilerden korkmadan yaşama gülümseyebilir miyiz?

Doğduğumuzda başlar, üstümüzde kurulan baskılar- iyi bebek ol mamanı ye, iyi çocuk ol sokaklarda oynama, iyi öğrenci ol derslerine çalış... Ebeveynlerimizin dünya görüşüne, yaşam tarzına, gelenek ve göreneklerine göre ayaklarımızdan zincirlendiğimiz yaşam çoğu kez pembe rengini yitirir. - Mamaların miğdeyi bozması, sokak çocuklarının bilyalarımızı çalıp bizi fena halde dövmesi, öğretmenlerden yenilen dayak ve hakaretler, ton ton amcaların tacizleri...Ruhumuz, yaşam karşısında tek kanadı kırık bir güvercindir.

Tek kanadı kırık bir güvercin olarak başladığın hayat, ruhunda travmalar yaratmaya devam eder. İşten kovulur aç kalırsın, okuduğun kitaplar yasaklanmış, seyrettiğin filmler yakılmıştır. Aşık olduğun kişi aşka küstürür. Hz. İsa gibi almışsındır insanların günahlarını omuzlarına ve çöllere sürgün gitmişsindir. Yalnızsındır artık.

Ne varsa düne dair kurtulmak gerekiyor; kırık kanatların iyi olması için. Dünü affetmek gerekiyor, bugünle barışmak için.

Söz dinleyen uslu çocuğun, serseri ruhunu uyandırmak gerekiyor. Kendini sınırlamadan sevmeli, kalabalıklara karışmalı artık. Yalnızlığın kirlettiği perdeler açılmalı, camlar kırılmalı. Taklit yeteneği gelişmiş bir '' Pandomim '' oyuncusu olmayı bırakmalı, müthiş tiradını söylemelisin artık.

Yaşam, kendini değiştirebileceğin bilgileri nasıl kullanabileceğini gösterdiğin bir sahneden başka yer değildir.

Korkuyla kirlenip, yalnızlığınla yıkanabileceğin '' Araf '' değil.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 66
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 283
Kayıt tarihi
: 11.05.12
 
 

Yazının ve imgelerin gerçek yaşamın aynası olduğuna inanıyorum. Edebiyat ve tiyatro vaz geçemedik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster