Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
759
 

Korkularımız

Korkularımız
 

Hep korkmuştur insanoğlu. İlk insandan çağımız insanına kadar süregelen zaman diliminde, korkularını içinde taşıyarak hep korunacak, sığınacak bir şeyler, bir yerler aramış, sonunda varlığına inanmak istediği tanrılar yaratmıştır kendine.

Yaratmıştır da korkusu bitmiş midir?

Bu kez de kendi tanrısından korkmaya başlamıştır! Sığınmak istediği tanrısı onu cehennemle korkutuyor şimdilerde...

Küçücük bir çocukken tanışırız korkuyla. Kocaman bir kadın / adam olduğumuzda bile hala korkuyorsak, bu korkunun yaşamın temel öğelerinden olduğundandır. Psikolog Fritz Riemann, Korkunun Temel Biçimleri'nde "Korku, bireyin ve onun tabiatının bir parçasıdır ve kendine özgüdür" derken, karakter gelişimlerini de spesifik korkulara dayandırarak açıklar.

Korkunun ecele faydası yok elbette. Ama insan korkudan ölebiliyorsa, "Korku"nun korkulacak bir şey olduğu da bir gerçek. Karanlıktan, kaybetmekten, başarısızlıktan, aşktan, ölümden, parasızlıktan, hastalıktan, yalnızlıktan...vb korkanları anlıyorum da yaşamaktan korkanlara bir anlam vermem mümkün değil.

Nietzsche'nin dediği gibi "Korkarak yaşarsan, sadece hayatı seyredersin." Oysa yaşamak, içinde olmaktır hayatın. Korkularımız yüzünden kendimizi yaşamın dışında tutmak, kendimizi cezalandırmak yerine; korkularımızı bastırmadan, üzerini örterek bilinçaltımıza atmadan içselleştirerek bunu başarabiliriz. Böylelikle zaten zor olan yaşamı yaşanır hale getirmek ve onu seyretmek yerine yaşamak bana çözüm gibi geliyor.

Bekir Coşkun'un eski yıllardan kesilmiş bir yazısı var elimde. "İçimizde mayın tarlaları vardır" diyor. "Adım atmaya korkarız çoğu zaman... İstediğini yapamayan, boynunu bükmüş, yapması gerekenden korkan birisini gördüğünüzde, o içindeki kendi mayın tarlasının ta ortasındadır."

Çoğumuz aslında atacağımız tek adımla kurtulacağımızı bildiğimiz halde atamayız o adımı. Ve hayatımız olduğumuz yerde korkarak, uzun bir bekleyişle geçer.

Hadi biraz cesaret!

Sizce de kendi mayın tarlalarımızı temizlemenin zamanı geldi de geçmiyor mu?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eğitimimizin bile arka planında tehdit ve korku var. Büyükler "Allah baba taş yapar" diyerek küçükleri doğru yolda tutmaya çalışırlar. Gerçekte bu sözün arka planında yatan ise; 1. Erkek olduğu ve 2. Koruyan, kollayan, yaşatan değil de "taş yapma" potansiyelinin öne çıkarılmasıdır. Korku kültürü projeksiyonu nesilden nesile aktarılıyor. Tabi olan da masum çocuklar ile "sevgiyle anılması gereken Kutsal'a" oluyor. Sonuçta bu kültürün eseri olan dindarlar korkutucu, direnenler de ateist oluyor.

Ahmets 
 01.08.2011 11:53
Cevap :
Bugün bile çocuğunu "öcü" ile korkutarak yemek yediren anneler var. Korkutularak büyütüldük, şimdi de sindiriliyoruz... Kimse korkusundan sesini çıkaramıyor, farkında mısınız? Türkiye Cumhuriyeti değil Türkiye Korku İmparatorluğu olduk! Laf nerden nereye geldi. Neyse, teşekkürle,selamla.  03.08.2011 17:58
 

Pek çok enfes blog gibi bunu da ıskalamışım, kusura bakma lütfen...Korkularımız ve biz...Bazen, sırf bu yüzden heba edilen hayatlar...Ve Korkularımızla yüzleşmenin korkusu!...Evet, haklısın; Tarlalarımızdaki mayınları temizlemenin zamanı çoktaaan geldi...Göçüp gitmeden bitirmeli temizliği! Sevgiyle,selamla...

fatma iyibilgin 
 28.07.2011 1:43
Cevap :
İnsanoğlu, kendi ürettiği korkuları yüzünden yaşamını çekilmez hale getiren bir varlık sevgili Fatma. Dediğin gibi, sırf korkular yüzünden heba edilmiş hayatlar var ne yazık ki! Teşekkürle, sevgiyle.  28.07.2011 21:35
 

Merhaba Melek Hanım, bence "olumlu-olumsuz veya sevimli-sevimsiz diye ayrıştırdığımız duygularımızın tümünün birer hayatî işlevi var ve hepsi de insan denen varlığın vazgeçilmez birer ünitesi... Korku da öyle. Korkmamayı hazırlayan ve bireye bir tehlike karşısında "vur veya kaç" seçeneği sunan bir duygu. Ama her duyguyu doğru yerde doğru zamanda doğru kişiye ve olaya karşı doru biçimde ve doğru oranda gösterebilmek ise bambaşka bir duygusal zekâ işi... Korkularımız yaşamalı; ama kontrol bizde olmalı, diyorum ben... Selamla, derin saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 24.07.2011 22:44
Cevap :
Mehmet Bey, korkularımızı kontrol altında tutmak harika olur elbet. Ama herkesin bunu başarabilecek kadar güçlü olduğunu sanmıyorum... Örneğin ben hala karanlıktan korkarım ve karanlıkta uyuyamam:(( Paylaşım için çok teşekkürler, selamlar.  24.07.2011 23:51
 

Daha önce okumuştum yazınızı...şimdi yorumlar ve cevaplarıyla bir daha okudum...''güneşin altında yeni bir şey yok'' ki ve bir Anadolu deyişi geldi aklıma ''akıllı parasını sayana kadar deli oğlunu kırk kere evlendirir''...bu ikisi yazı ve yorumların bendeki çağrışımı...nedense...saygılar...

nedim üstün 
 24.07.2011 15:34
Cevap :
Çağrışımlar çok yerinde Nedim Bey. Sayenizde güzel bir deyim öğrendim:) Teşekkürle, selamla.  24.07.2011 17:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 217
Toplam yorum
: 1809
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2070
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster