Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

12 Ağustos '08

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1635
 

Korkunç Kertenkeleler

Korkunç Kertenkeleler
 


Yeryüzü sahnesinde baş rol, bazen toprağa yakın şekilde sürünerek hareket eden ve çamurlu sularda saklanan canlılardaydı. Lâkin şimdi çok büyük ve hayli korkunç olan dev canavarlar ortaya çıkmışlardı. Baş rolün onlara geçmesi 30 veya 40 milyon sene içerisinde gerçekleşmişti. Peki nereden çıkmıştı bu canavarlar?


Hayvanlar âleminde, biçim ve tür değişmesini sağlayan evrim çok yavaş gerçekleşir. Fakat burada kurbağagillerden yeryüzünün en büyük canavarlarına geçiş azami süratli olmuştur.


Zamanı milyon yılla değil de, bir jeolojik saatle hesaplayalım... Diyelim ki Yer dün, gece yarısı meydana geldi ve şu anda da vakit tam öğle... Bu durumda yeryüzünde hayat, sabah saat altıbuçukta görülmüştür. Karalar ancak onbiri birkaç dakika geçe fethedildi ve onbiri yirmibeş geçe, çok çeşitli türdeki büyük sürüngenler ortaya çıktı. Bunlar yeryüzünde ancak yirmi dakika kadar hüküm sürdükten sonra yerlerini, onikiye onbir dakika kala, yeryüzüne tam anlamıyla hakim olacak olan memelilere bırakacaklardır.


İkinci Zaman'da birkaç tane değil, çok çeşitli canavar sürüsü ortaya çıkmıştır. Memeli hayvanlar arasında, koyunlar gibi ot yiyen, ya da zürafalar gibi ağaç yapraklarıyla beslenen et yemezlerle, onları yiyen tilki ya da aslan gibi etçiller vardır.


Bilimsel adı "deinos sauros" olan ve "korkunç kertenkele" şeklinde Türkçeleşebilecek dinozorlar ile o kocaman sürüngenlerde de aynı ayırım vardı. O çağlarda da zararsız otçullar saldırgan etçillerle beraber yaşarlardı. Oysa avcılar, en büyük zırhlı, en korkunç olan hayvanlar değillerdi.


Nitekim bu canavarların en büyüğü olan "brontasaurus"ların boyu 22 metre, ağırlığıysa 30 tondu. Bu hayvanların en uzunu ise, kocaman kuyruğunda iki kemik çatısı bulunduğundan "iki iskelet" anlamına gelen "diplodokus" ismindeki, boyu 27 metreyi bulan canavardı! Bu yaratıkların boyunları ince, kafatasları gövdelerine nazaran hayli küçük, beyinleriyse küçük bir köpeğinki kadardı. Yere sağlam basan güçlü ayaklarıyla nehir yataklarında gezinirler, boyunları çok oynak olduğundan başlarını kolaylıkla suya daldırıp sualtı bitkilerini otlarlardı.


Bunların arasında en zırhlı, en ürkütücü olanlarına örnek olarak günümüzde sadece, yine bir ot yiyici olan gergedanı gösterebiliriz. Fakat o eski süpergergedanlara zırhlı bir yakalık takın ve yakalığın üzerine de altı adet boynuz ekleyin... Ancak o zaman bu canavarların bir benzerini elde etmiş olursunuz! Kocaman gövdeli, küçücük kafalı başka "korkunç kertenkele"lerin yuvarlak sırtında, sivri ve üçgen kemiklerden meydana gelmiş, yelpaze gibi açılmış bir zırh vardı. Lâkin bu görünüş sizleri aldatmasın... Bu hayvanlar saldırmak için değil de savunmak için bu şekilde silahlanmışlardı. Çünkü onlar da et yemez tür hayvanlardandı!


Belçika'da bir maden ocağında 23 tane bulunduğundan, birçoğu Brüksel Müzesi'nde görülebilecek olan Iguanodonlar, kocaman arka ayaklarının üzerinde dikilirler. Kısa ve ucunda büyük tırnaklar bulunan ön ayaklarını avları parçalamak amacıyla kullanırlar. Fakat bu ön ayaklar hayvanın ağaçlara dayanmasına, sonra yaprakları yemek için devirmesine de yarardı.


Avcılar avlarından daha az silahlıydı... Lâkin dişlere gelindiğinde bunun tam aksi görülürdü. 6 metre yüksekliğinde, 15 metre boyundaki dev yaratıkların elbette ki alışılmamış ölçüde çeneleri olacaktı. Onların çevrelerine ne büyük bir korku saçtıklarını anlamak için, günümüzde yaşayan en büyük hayvanların, onların yanında uslu birer ot yiyici gibi kalacağını hayâl etmek kâfi sanırım.


Büyük sürüngenlerin en olağanüstü sayılanı, hiçbir kalıntısı ele geçirilemediği halde onu, 1824'te İngiltere'de, 1835'te Almanya'da, 1856'da Fransa'da, 1898'de İspanya'da bulunan izlerinden tanımaktayız. Bu işaretler yalnızca beş tane parmak iziydi... İşte bu nedenle ona Latince "el"li hayvan anlamına gelen "Chirotherium" adı verildi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çok değişik konuları rahat okunur ve anlaşılır şekilde ambalajlıyabiliyorsunuz. Gayretlerinize de ayrıca teşekkürler. Selamlar.

Kenanca 
 17.08.2008 15:33
Cevap :
Efendim, nezaketinize ve alâkanıza sonsuz teşekkürler ediyorum, eksik olmayınız, saygılar...  18.08.2008 0:19
 

İyi ki bu zamana kalmamış bu dev yaratıklar, insanlar yem olurdu bunlara. Sevgiler.

Baterist Kızı Melisa 
 14.08.2008 17:13
Cevap :
Hem de nasıl... Çerez niyetine mefta olurdu insancıklar :-)) Sevgiler...  15.08.2008 1:19
 

ozamanlar da varmış demek ki değişik yaratıklar.bazen değişik kazılarda da rastlanabiliyor butür canlı fosillerine.selamlar paylaşımın için ayrıca saol......

Sokrates 
 12.08.2008 11:57
Cevap :
O zamanki malzeme çok çeşitliymiş :-)) Her nedense hep de irikıyım yaratıklar... Ben teşekkür ederim dostum, sevgiler...  13.08.2008 0:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 3296
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster