Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

01 Nisan '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
414
 

Korkuyorum korkularımın gerçek olmasından

Ne yazmam gerekiyor bilmiyorum. İlk cümle söylenildiği gibi bu kadar önemli mi sahiden? İçimden geçenleri olduğu gibi yazabilecek miyim? Evimdeyim. Güneşliklerimi açmadan geçiriyorum günü, dışarıda yağmur var. Yorgunum. 'Bitim mi, Başlangıç mı Nedir Bu Yaşadığım' başlıklı bir yazı yazmışım. Yazının içinde, hissettiklerim arasında en neti bir mekan değişikliği cümlesi var.

Oturduğum ev satıldı geçen ay, onu değiştirebilirim buna gücüm var gibi görünüyor. Uzun süredir hissettiğim yorgunluğumun sebebine tanı kondu. Anemi. Kanımdaki bütün değerler azalmış, depolarım boşalmış. Hani domuz gibiydi sağlığım? Ne oldu da bozuldu her şey. Korkuyor muyum? Kocaman bir evet. Mekan değişikliği derken ne demek istemişim acaba? Net hatırladığım rüyalarımı hatırlamaya çalışıyorum birkaç gündür. Yorumlar yapıyorum sağlıklı düşünemeyen ruhumla birlikte.

Hep tuttuğum iplerin tümünü koyvermek, avazım çıktığı kadar ağlamak istiyorum da yapamıyorum nedense. Hani yaşamak her haliyle güzel diyordum ya hala da öyle düşünüyorum. Yaşamak güzel, kötü olan çaresizce acı çekmek galiba. Evimde dolaşıyorum amaçsızca, her şeye bakıyorum boş boş. Hepsi benim emeğim. Dışarıdaki yağmur bu kere mutlu etmiyor beni. Zaten mutlu olmak da istemediğimi fark ediyorum. Uyumak istiyorum derin derin, hiçbir şey düşünmeden.

Ağırmış yaşamak güzel olduğu kadar. Sorumluluklarımdan hiç vazgeçmeden yaşadım bu güne kadar. Elimde güzel şeyler var, inandığım değerler kaybolmadı yaşadıklarım karşısında. Sekteye uğradığı oldu ama değiştirmeden getirdim bu güne çocuk yüreğimi. Bu benim kendime itirafım aslında. Hep korktum, kuyruğumu dik tuta tuta. Keşke şunu yapmasaydım dediğim şeylerin sayısı az diye övünmüyorum asla. Belkide ben keşkelere önem vermiyorum. İnsanım hatalarımla, hatalarım mal olmadı hayatımın kararmasına diye bir gurur taşımıyorum. Önüme çıkanı yaşadım, bunda benim payım ne kadar bugün bunu tartışmaya açabilirim. Nereye kadar bizim hükmümüz, karar verme yetisi benim mi gerçekte? Yoksa ipin ucundaki kuklalar kadar mı gerçekliğimiz?

Sabrı öğrendim, ne demek istediğini. İnsanlara katlanmak değil yaşamaya direnç göstererek savaşmak gerektiğinin sabır olduğunu. Korkuyorum bu gün güneşliklerimi açmaya. Gözlerimde kaybolmayan bir buğu her an ağlayabilirim. Yüreğimde bir sevgi var dilimi bağlıyor konuşmaya ve hatta yazmaya. Büyük konuşmalardan sonra zorla yutulan acı lokmaların boğazımı yırttığı çok olduğu için de korkuyorum galiba. Dilim çok yorgun bugün, atıp tutmalardan uzak, asıp kesmelerden dem vurmuyor, bir acılık bir yorgunluk hissediyor o da. Susmak istiyor benim uyumak istemem gibi derin derin. Sonsuza kadar değil, sadece bir süreliğine.

Vazgeçmişlik değil bu. İçimde hissettiğim öyle güzel duygular var ki, dilim tatil hazırlıklarında olduğu için anlatamıyor yoksa paylaşırdım sizinle. İzin almadan güneş ışınları giriyor evime. Tembelliği bırakıp biraz yürüyüş yapsam belkide toparlanırım bu dağınık pijamalı yaşam psikolojisinden. Saçımı taramak mı zor geliyor acaba? Yok canım daha neler. Ben istersem beş dakikada baloya gitmek için hazırlanabilirim iki paragraf arasında. Camdan ayakkabılarım sandıkta.

Ben size demedim mi şıp diye hazırlanırım diye. Amacı olacak insanın yaşamak için biraz da inadı. Sen zamanı hor kullanmazsan o da sana acımasız davranmıyor. Şu güneşlikleri de açtığım iyi oldu baksanıza pırıl pırıl açıldı gökyüzü. Evet ne diyordum, inadı olacak insanın kendine karşı bile. Tutunmak zorundayız inatlarımıza, amaçlarımıza, sevinçlerimize ki tıkandığımız yorulduğumuz yerlerde devreye girsinler yedek motor takmış gibi. Arada bir kaporta boya yaptırmak lazım bedenimize ve ruhumuza. Beslemek lazım güzelliklerle. Zorla iteklemeyle olmuyor yaşamak.

Bu güzel bahar havasını kaçırıp da bunalım takılmaktan çok sıkıldım ben yürüyüşe gidiyorum. Hoşçakalın.
Kevser Şekercioğlu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İçten yazmışsınız... Yazıyı okuduktan sonra birazdan yazacaklarımı yazıp yazmamakta çok tereddüt ettim... Bizde kansızlık problemi olanlara dalak yedirirlerde.. Valla... Bi deneyin isteseniz..

Ali Gülcü 
 02.04.2007 1:48
Cevap :
Problem serumlarla halledilmeye çalışıldı da neden tekrar ediyor diye çocuklarımı vampir testine soktular şu ara:) Bakalım sonuç ne çıkacak. Teşekkürler  08.04.2007 9:14
 

Yasamak zaten zorluklari asma sanati, aksi taktirde, ruhsal dengesi bozuk, korkak, icine kapanik, derhal efendimci,pimpirik insana donusturuyor insani bu dunya. Duygularinizi paylastiginiz icin tesekkurler, Bak ne iyi oldu yuruyuse cikmaniz, dusuncelerinizi degistirmissiniz. Sevgiler.

İsmail Keles 
 01.04.2007 20:12
Cevap :
Duygularıma cevap verdiğiniz için asıl ben teşekkür ederim öyle önemli ki bu yazdıklarınız ve öyle güzel şeyler hissettiriyor ki insana, yaşamak için inada gerek kalmıyor. Sağolun  08.04.2007 9:17
 

Elinize sağlık bi solukda okudum ve bugünki kendimi buldum yazınızda. İnadı olacak insanın kendine bile....Teşekkürler, sevgiler...

sevgiii 
 01.04.2007 1:21
Cevap :
Benimde inadım tutuyor çoğu zaman ayaklarımı ayakda da bu inat kime karşı onu bilmiyorum. Sevgiyle kalın  08.04.2007 9:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 1590
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 861
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster