Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Nisan '20

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
10
 

Korona ve Psikolojik Sağlık

"Tarih boyunca insanlar çaresi bulunamayan ve yaşam tehdidi oluşturan hastalıklardan korkar olmuştur. Son dönemin ise en korkulan salgını, Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve Covid-19 adı verilen hastalığa yol açan corona (korona) virüsü salgınıdır. Virüs küresel seviyede önlenemeyen bir hal almışken ülkemizde de ölüm vakalarının başlamış olması, insanları kontrol edilemeyen bir panik haline sürüklemiştir."

Tüm dünyayı etkileyerek önemli salgın haline gelen corona virüsünün size ya da sevdiklerinize bulaşmasını düşünerek endişe duymak çok normal ve sağlıklıdır. Çünkü bu endişe sizleri "normal seviye olmak şartıyla" tedbir almaya yöneltir. Fakat bu endişeler giderek artıp, fobi düzeyine erişebilir. Fobiyi sağlıklı kaygıdan ayıran durum, gerçekte duymamız gerekenden daha fazla tehdit hissedip, fobi nesnesi olan durumlardan kaçınma davranışı geliştirmemizdir. Peki, bu iki duygu arasında bir sınır var mı? 

 

“Her insanda rutin hayatını kolaylaştıracak sağlıklı seviyede kaygı durumu vardır. Fakat koronafobi ile ilgili olarak sağlıklı kaygının sağlıksız biçime geçip korkuya dönüşmeye başlaması, normal şartlar altında devam eden rutinlerin veya uzmanlar tarafından yapılan önerilerin sayıca ve sıklık olarak günlük hayat işleyişimizi ve ilişkilerimizi aksatmaya başlaması halidir. Zaman zaman kişinin rahatlamak için geliştirdiği takıntılı davranışlar da fobiye eşlik ederek hayatı zorlaştırabilir. Örneğin, bir AVM’den ya da toplu taşıma aracından çıktığımızda ellerimizi dezenfekte etmemiz normal bir kaygıya bağlı davranışken, evden çıkmasak bile sürekli tekrar eden ve süresi uzayan temizlik ritüelleri, gerçek olmayan düşüncelere ve sağlıksız seviyede bir korkuya bağlıdır. Örneğin evinizdeyken bile "virüs elime bulaşmıştır" endişesiyle her 10 dakikada bir elini yıkamak, yıkayamadığınızda derin bir endişe ve sıkıntı hissetmek, fobinin kapınızı takıntılı davranışlar eşliğinde çaldığını gösterir.”

Panik Yapmalı Mıyız?

Duruma olumlu tarafından bakacak olursak bu kadar kaygı ve korku bizleri virüs hakkında daha çok bilgi edinmemize, dolayısıyla önlem alma ve kendimizi koruma yollarını araştırmamıza yöneltiyor.

Fakat bizi en çok korkutan durum, belirsizlik. Hastalığın seyri nasıl ilerleyecek, ülkemizde nasıl devam edecek, benim başıma gelecek mi, ailemden birinin başına gelirse ne yaparım, sevdiklerimin, komşumun, akrabalarımın durumu ne olacak?... Gibi bir dünya belirsizlik kokan düşünceler.

Bunların yanında virüsün henüz bir tedavisinin bulunamaması ve bu nedenle her gün birçok ülkede ölümlerin arttığını duyuyor olmamız, virüsün ülkemizdeki seyri... Ölüm korkusu oluşturuyor. Bunun önüne geçebilmemiz ve psikolojimizi koruyabilmemiz için salgına karşı farkındalığımızı arttırmamız gerekiyor.

Öncelikle panik halinden çıkmalı, durumu kabul etmeli ve bilinçli şekilde önlemler almaya başlamalıyız. Eğer hiçbir şekilde üstesinden gelemediğinizi düşünüyorsanız bir uzmandan psikolojik destek almayı ihmal etmeyin.
 

Neler Yapmalıyız?

  • Salgın hakkında bir fikriniz yoksa Sağlık Bakanlığının web sitesinde yayınladığı yeni koronavirüs (covid-19) hakkında detaylı bilgilere erişim sağlayarak bilinçlenmelisiniz. Bilgisizlik insanda daha fazla korku uyandırabilir.
     
  • Sağlığınıza ve hijyeninize özen göstermelisiniz.
     
  • Cep dezenfektan spreyi, mini kolonya ve maske mutlaka bulundurmalısınız.
     
  • Çevrenizle uzaktan selamlaşmalı; öpüşme, tokalaşma selamını bir süreliğine de olsa ara vermelisiniz.
  • Sosyal medyada yayınlanan olumsuz yazılardan veya yalan haberlerden kaçınmalısınız.
     
  • Çevrenizdekilerle konu hakkında olumsuz konuşarak birbirinizi etkilememeye ve korkutmamaya gayret etmelisiniz.
     
  • Çocukların yanında yaptığınız konuşmalara dikkat etmelisiniz. Sizin endişe duyduğunuzu ve panik yaptığınızı görürse çocuğunuzda korku duymaya başlayacaktır.
     
  • Çocuğunuzun yaşına uygun olarak konu hakkında kısa ve öz bilgiler vermelisiniz. Çünkü sessiz kalmanız veya merakını gidermemeniz çocuğunuzda daha çok endişe uyandıracaktır.


Durumlarla başa çıkamadığınızı fark ettiğinizde benimle iletişime geçmekten çekinmeyiniz.


Sağlıklı ve tedbirli günler dilerim! :)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1738
Kayıt tarihi
: 05.02.12
 
 

Aile ve Ergen Terapisti Kerem Gümüş. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde kanserli ve lösemili çocuklarla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster