Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

09 Ocak '08

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
1927
 

Korsan Zannedilen Deniz Haydutları

Korsan Zannedilen Deniz Haydutları
 


Deniz haydutu, düşmanı olsun veya olmasın, gözüne kestirdiği her gemiye kendi çıkarı için saldıran denizcidir. Bir deniz haydutu, bir korsandan daha tehlikeli değildir!.. Lakin o, hükümdarı ya da hükümeti tarafından tanınmayan, onlardan izin almamış ve ganimetini onlarla paylaşmayan bir kimsedir. Eğer bir deniz haydutu ele geçmişse, ölüm cezasından kurtulamaz.


Eskiçağ, deniz haydutlarının altın devri olmuştu!.. Akdeniz yüzyıllar boyunca, Uzak Doğu denizleri ise daha da yakın zamanlara kadar, deniz haydutlarının yağmasından geçilmiyordu.


Deniz haydutları günümüzde tamamiyle kaybolmuştur. Çünkü uzun süre yolculuk yapan bir gemiyi temizlemek, kalafatlamak ve bazı onarımlar yapmak gerekir. Bütün bu işler yalnızca kıyıda yapılabileceği için; deniz haydutu ise her yerde kovuşturulduğu ve hiçbir devlet tarafından tanınmadığı için, kendisine sakin ve emin bir yer bulmak zorundadır. Oysa bugün, gözden uzak bir kıyı kalmamıştır.

Herkes gibi deniz haydutu da hayatını sürdürebilmek için, kendisine yiyecek ve giyecek temin etmek zorundadır. Her ne kadar parası ya da en azından, paraya çevirebileceği, değerli eşyası olsa bile, artık bugün deniz haydutunun karadaki suç ortaklarıyla alışveriş yapması zorlaşmıştır. Ayrıca ele geçirdiği gemiyi de satması mümkün değildir. Dolayısıyla deniz haydutu, yağma ettiği gemide bulduğu erzakla yaşamak zorundadır. Bu ise, haydutun servet sahibi olmasına değil, ancak hayatta kalmasına yetebilir. Bu nedenle, deniz haydutluğu kazançlı bir iş olmaktan çıkmış, çok tehlikeli bir serüven haline gelmiştir.

Ortaçağ' ın sonlarından itibaren, Avrupa' da kanunlar, deniz haydutlarının çoğalmasına elverişliydi. Ondokuzuncu yüzyılda ise, deniz haydutları, son sığınakları olan Kuzey Afrika' yı da bırakıp gitmek zorunda kalmışlardır.

Diğer yandan, 16 ve 17' nci yüzyıllarda, Amerika' da birçok bölge ve özellikle Antil Adaları kontrol altında değildi. Güney ve Orta Amerika' dan aldıkları değerli madenle yüklü bu gemiler, Antil Adaları' nın çevresinden dolaşırlardı. Bu sebeple Antil Adaları, Avrupa' nın dört bir köşesinden gelen deniz haydutlarının buluşma yeri ve barınağı olmuştu. Deniz haydutları, aslında vahşi insanlar değildi... Haydut reisleri, adamlarını çok sıkı bir disiplin altında tutar, aralarında tam bir kardeşlik bağı kurarlardı. Onları esirlere ve bilhassa kadınlara iyi davranmaya zorlarlar, yaralıların tedavisini yaptırır, haklarını korurlardı. Bununla birlikte, devletlerce kanun dışı sayılırlardı.


O çağlarda Fransa ile İspanya arasında gerçek bir savaş yoktu, lakin tam bir barışın varlığından da söz edilemezdi. Çünkü İspanyol deniz haydutları, Fransız gemilerine rahat vermiyorlardı. Bunun üzerine Fransa kralları, İspanyol deniz haydutlarına korsanlık belgesi verdiler ve gereçlerini Tortue Adası' ndan sağlama olanağını tanıdılar. Adanın yöneticileri, bu haydut- korsanları gitgide disiplin altına aldılar. Buna rağmen haydut- korsanlar, kendilerinin koymadıkları kurallara her zaman uymuyorlardı. İspanyollar' ın sadece gemilerini değil, limanlarını da yağma ediyor; bazen ortadan kaybolup bir süre sonra yeniden meydana çıkıyorlardı. En sonunda ada yöneticileri, haydut- korsanlardan bir yardımcı deniz gücü kurmayı başararak, ülkelerinin donanmasına katkıda bulundular.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 3210
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster