Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
311
 

Koş Pskhe koş

Koş Pskhe koş
 

uçucu


Nefret ediyorum. Bütün bu saçma sapan süreçler içinde yaşadığım saçma sapan benden, benin saçma sapan suretlerinden nefret ediyorum. Hayatımın Şubat ayının sıkıcı, soğuk, kasvetli bir Pazar günü modunda geçip gitmesinden usandım. Kalkmak; uyuşuk ve umutsuzca yılgın halimden silkinip sıcak bir günün öğleden sonrasında tenime değen hafif serin hava ile aydınlanmış bir zihne uyanmak istiyorum. Kendim olmanın bu denli güç olduğunu anlatıp dururlardı da hiç bilmezdim. Gittikçe ilerleyen bir dehliz misali, dibi görünmedikçe bir rahat ve güvende nefes aralığı umudumu da kuşkuya düşüren bir arayış bu. Hayır korkmuyorum yalnızca umutsuzum! Bir sonraki an için herhangi bir söz veremem ama şu an kayıtsızca terk edilmiş, hayatla bağları sığ ipliklerle tutulu, kendiyle ilişkisi başkaları uğrunda incinmiş ve perişan bir şekilde yalnız biriyim.

Bazı şeyleri aklım almıyor. Oysa alması da gerekmiyor. Sürekli anlam yükleyip terazileri denklemeye çalışmak... Belki de düşünmek başlı başına hayatı sanallaştırmaktır. Yaşamak, hissetmek yerine düşünüp durmak, önlemler almak, hesaplar yapmak, anlamlar üretmek, sonra onları işimize gelmeyince yeniden değiştirmek… Kendimizce, aklın manevralarıyla hayatın acılarından paçayı kurtarmak. Bunların bazıları o çok bahsettiğimiz savunma mekanizmalarımız işte. Evet, hayata karşı gardımızı aldık, görmüyor musunuz savunuyoruz kendimizi... Artık kimse bizi incitemez. Koş Pskhe koş… Bu kaçınmaların nafile çarpışmaları ve savruluşları bugün yaşadıklarım.

18 haziran 2008 04:30 ist

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Varacağın yer, KENDİNİ MUTLU HİSSEDECEĞİN BİR MEKAN OLUR İNŞALLAH.

sezar pan 
 31.07.2008 14:29
Cevap :
Teşekkür ederim... Dileğiniz hepimizin yolu için kabul bulsun.  12.08.2008 11:31
 

madamx'in bir yazısındaydı sanırım ; kuğuların dimdik durduklarına aldanmayın, bir bilseniz suyun içinde ayaklarını canhıraş nasıl da çırptıklarını...esasında bu iç hesaplaşma ve savaşlar, med - cezirler herkeste aynı ...ama kimi pas geçiyor , kimi tökezliyor, kimi de düştüğü yerden kalkamıyor....bunlar yaşanması gerekenler belki de ...tekamüle başka nasıl erilir???başka nasıl öğrenilir...teori - pratik olayı ...teoride acının bilinen tanımıyla pratikte yaşanılarak öğrenmenin farkı nasıl yadsılanabilir??

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 28.06.2008 12:17
Cevap :
Kuğular hakkındaki iletiniz beni çok etkiledi, aklımda büyümeler ve med-cezirler arasında güzel, beyaz, onurlu bir iz kaldı:-)  28.06.2008 22:43
 

okuyunca yazınızı aklıma şu cümle geldi nedense. ''Bilmek lanetlenmektir''.

selviyalnızlığı 
 28.06.2008 0:09
Cevap :
Hımm... "bilmek" mümkün mü? kimbilebilir? Ama bildiğim birsey var, bilmemek daha az bir lanet değil :-)  28.06.2008 22:44
 

içimizdeki kış bazen uzun sürebiliyor, hatta birkaç yıl üst üste aynı mevsimi yaşayabiliyoruz.Üşümeye ve yalnızlığa alışıyoruz.Öyle alışıyoruz ki sonraki yaz mevsimi bize yabancı geliyor.Sizin dediğiniz gibi bu süreci aklın manevralarıyla aşmak çok zor.Kanadı kırık bir martı kanat çırpmak yerine kendini rüzgara bırakmalı...Dilinize sağlık.Sevgilerimle...

mustafa ceydilek 
 25.06.2008 11:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 42
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 583
Kayıt tarihi
: 23.06.08
 
 

Felsefeyi bitirdim önce, Psikolojik Danışmanlık, aile terapisi, pozitif psikoterapi, TA ve hayatımı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster