Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '10

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
581
 

Köşe yazarı mı blog yazarı mı?

Köşe yazarı mı blog yazarı mı?
 

Köşe yazarı dediğimiz gazeteci büyüklerim genelde köşelerinde yazdıkları yazılarda normal vatandaşın algılamakta zorlandığı bir üslup ile yazmayı kanımca sanki bir mesleki başarı olarak görmekteler. Okumaya ve takip etmeye çalışan bizler birde bu yazılardaki şifre ne diyerek adeta bulmaca çözmeye de çalışmaktayız. Oysa benim naçizane kanımca daha halk dili yani bizlerin anlayabileceği bir yazım tarzı ile yazsalar daha etkileyici ve toplumu kavrayıcı olur. Bu gün ülkemizde gazete okunma oranları meydanda okunan gazetelerde ise okunmakta olan bölüm genelde manşetler, magazin ve spor sayfalarıdır. Köşe yazılarında ise akıcı bir üslup ve dil dikkat çekerse okunmaktadır. Ayrıca bu gün baktığımızda köşe yazarlarının gündemleri ile halkın gündemi çok farklıdır. İşte bu noktada blog yazarlığı devreye girmektedir. Blog yazanlar halkın içinden olduklarından dolayı halkın gündemini kendi üslup ve yazım biçimi ile dile getirmektedir. Durum böyle olunca genelde blog yazarlığı yapan insanların yazıları ve ele aldığı konular halkın daha çok takip ettiği konular olmaktadır. İlerleyen zamanlarda benim şasi inancımdır blog yazarlığı köşe yazarlığının çok önüne geçecektir. Bir köşe yazarı meclisteki bir olayı kendi inanış ve görüşleri ile yoğurup kaleme alınca hem olayın bakış açısı hem de şekli değişiklikler içermektedir. Oysa blog yazarı yazılarında aynı konuyu ele aldığında onu ilgilendiren kısım vatandaş olarak bu olaydan nasıl etkilendiğidir. Sonuçta bu etkilenme olayı ufak tefek farklılıklar göstermiş olsa bile genelde bütün vatandaşlar için bir birine yakın bir etkilenmedir.

Bir köşe yazarı eğitimdeki değişikliği ele aldığında bu değişiklik doğru veya yanlış diye tartışır. Çünkü yazarın bakış açısı, bu yapılanın akademik olarak doğruluğu veya yanlışlığı bakımındandır. Oysa bir blog yazarı bu konuyu ele aldığında ilk haklına gelen bu değişiklik çocuğunun eğitimini nasıl etkileyecek geleceğine iyi veya kötü neler getirecektir. İşte buda normal olarak tüm vatandaşların ilk düşüneceği şey olacağından insanlarımızın daha çok dikkatine ve ilgisine sebep olmaktadır.

Veya yapılan bir zam ile ilgili yazı köşe yazarında bir haber ve bilgilendirme olarak his uyandırırken bir blog yazarında sırtına daha ne kadar yük binecek hissi uyandıracak ve konuyu bu şekilde ele alacaktır. Bir köşe yazarı profesyonel olarak baktığından yazıları da bu bakış açısı doğrultusunda olmaktadır. Oysa blog yazan olayla birebir bağlantı taşıdığından ve bu olay neticesinde doğrudan veya dolaylı olarak etkiye maruz kaldığından yazdıkları genelde etkilendiğini dile getiren yazılardır. Blog yazarları bir yerde halkın sesi konumunda iken köşe yazarları kendi düşünce ve bakış açılarının sesi olarak kalmaktadır.

İşte bu nedenlerden dolayı ileride bana göre blog yazarları halkın sesi olarak daha ön planda yer alacaktır. Aslında düşündüğümüz zaman bunun olmasının gayet normal olduğu sonucunu hepimiz görürüz. İçgüdüsel olarak bizim düşündüğümüzü düşünen bizim çektiğimiz acıları çeken bizim güldüğümüze gülen insanların sesine kulak vermek onları dinlemek doğaldır. Burada şu sorunda ortaya çıkmaktadır akademik eğitim almamış bu blog yazarları yazdıkları ile toplumu ne kadar bilgilendirebilirler. Asıl tartışılması gereken konu budur. Blog yazarlarının bu halkın sesi olması nedeni ile bence yazılarını köşe yazarları takip ederek halkın çığlığını duymalı ve bu sorunları aldıkları akademik eğitim ile yoğurarak köşelerinde dile getirmeleri daha doğru olur. İşte o zaman hem blog yazarlığı toplumu yönlendirmekte bir noktada kullanılmış olur hem de köşe yazarı büyüklerim halkı kucaklamış olur…

Gelecekte bu birliktelik sağlanabilir ise bence çok daha güzel bir yönlendirme yapılabilir…

Bunun içinde mesela köşe yazarı gazeteci büyüklerimiz kendilerine ait blog gurupları oluşturabilirler. Belirlenen konuları bu blog yazarlarının kaleminden dile getirmelerini sağlayarak halkın sesini dinleyebilirler. Bu konuları kendi köşelerinde dile getirip halkın sorunlarını yansıtarak daha faydalı olabilirler, diye düşünmekteyim.

Saygılarımla.

Burçak YAZICI

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doğruları yazmışsın. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 14.11.2010 20:15
Cevap :
teşekkür ederim. sevgi ve saygılar  14.11.2010 23:49
 

Aklınla çok yaşayasın, ne güzel yazmışsın.. Görüyorum; yolun AYDINLIK, YÜRÜ YÜRÜYEBİLDİĞİN KADAR DAYAN SINIRLARA ..AŞ KENDİNİ AŞ..Köşe yazıcılarının çoğu seçkin blog yazarlarından besleniyor..Ben bunu gözlemledim, bizleri resmen takip ediyorlar ... Blog yazarlarını önemsiyorum, sıkı takip ettiğim bir kaç kişi var, her gün bir şey öğreniyorum ...Kutlarım...! Sevgiler GENÇ KALEM ...(Yazıcı ve yazar arasındaki farkı Ufuk öğretmenimin sayfasındaki yazılarda bulabilirsin)

Nil ALAZ 
 11.11.2010 16:20
Cevap :
yorumunuza teşekkür ederim...saygılarımla  11.11.2010 19:58
 

yazini kaleme alis tarzin ve dusuncelerini ifaden cok basarili.Ufak tefek teknik sorunlar disinda (kesici hocanin paragraf isareti ve dil kurallari) bu ulke insaninin algilamasi ile ilgili , genlerimizde var olan farkli kulturun algilamasi. Dunya insani blog yazani farkli bir yere koyup degerlendiriyor yoksa yazili basinla karsilastirmak gibi bir yanilgi iicinde degil! Paralel gibi gozuken aslinda bir birinden uzak iki olgu. Benim dusunceme gore yazili basin ile blogun karsilastirilmasi veya irdelenmesi arti ile eksinin toplamini ifade eder. Basarilar dilerim. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 11.11.2010 4:15
Cevap :
bu değerli yorumunuza teşekkür ederim. uyarılarınızı dikkate alacağım... evet kesinlikle ayrı konular gündemler ve bakışlar birbirinden çok farklı. sevgi ve saygılarımla  11.11.2010 12:04
 

"İşte bu nedenden dolayı" olmaz. "İşte bu nedenden" olur. "Dolayı" sözcüğü gereksiz o cümlende... (Öğretmence bir eleştiri) Yazının içeriği aslında burada yaşını başını almışların senin kadar anlamlı yazamadıkları bir şey... Pek güzel anlatmışsın, blog yazarlığını... Seni kutluyorum... Dediklerine, "baban yaşında biri" olarak aynen katılıyorum... Sevgimle, başarı dileklerimle... Yazmaya devam..

UFUK KESİCİ 
 10.11.2010 21:04
Cevap :
çok teşekkür ederim öğretmenim. sevgi ve saygılarımla...  11.11.2010 0:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 168
Toplam yorum
: 357
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 1094
Kayıt tarihi
: 02.07.10
 
 

4 kasım 1996 yılında İstanbul'da dünyaya geldim. Bu sene ilköğretimden mezun oldum. Okul hayatımd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster