Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '08

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
387
 

Kosova, Kıbrıs ve dünyanın bakışı

16 Şubat Pazar günü Avrupa'nın ''küçük bölgeler''i için tarihi bir gün olabilir. Bu tarih yaklaşırken, dünya devleri konularla daha yakından ilgileniyorlar ve bu tarihten sonra oluşacak tabloda devleri daha etkin olarak görebiliriz...

Bahsettiğimiz iki bölge; Kıbrıs ve Kosova. Kıbrıs Sorunu'ndan başlamak daha mantıklı olacaktır...

Kıbrıs Sorunu yıllardır devam ediyor ve Avrupa Birliği'nin tek taraflı olarak Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ni tam üye yapmasıyla sorun Rumlar'ın lehine büyük ölçüde çözülmüş oldu. Türkiye'nin son fırsatı, Rumlar'ın son korkusu ise gündemdeki sorun olan Kosova'nın Kosova bağımsızlığıyla sonuçlanması ve yıllardır ezilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için emsal teşkil etmesi. Kosova'nn Kıbrıs'a emsal teşkil edeceğini düşünen dev Rusya oldu ve Devlet Başkanı Vladimir Putin ''Kosova'yı tanıyıp Kıbrıs'ı tanımamak ikiyüzlülük değil mi?'' diyerek Avrupalılar'a sert çıktı.

Basınımız Putin'in bizim lehimize konuştuğunu düşünse de hiç öyle değil. Kosova bağımsızlığının önündeki en büyük engel olan Vladimir Putin Kıbrıs Sorunu'nda yıllardır Rumlar'ın tarafında.

Neyse; biz 16 Şubat'a gelelim. 16 Şubat'ta Kıbrıs Rum Kesimi'nde başkanlık seçimleri yapılacak. Başkan Tassos Papadopoulos ve Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas önde giden adaylar. Annan Planı'na ''hayır'' diyen Papadopoulos'un seçilmesi halinde Türkiye'nin barış umutları tamamen bitebilir. Sözde ''daha ılımlı'' olan Hristofyas'ın seçilmesi durumunda ise barış görüşmeleri başlayabilir. Birleşmiş Milletler'in basına düşen notu ise ortalığı karıştırdı. Buna göre; Hristofyas ikinci tura kalamazsa AKEL partisinin Papadopoulos'u desteklemesi isteniyor. Kıbrıs Rum Kesimi'nde halk arasında bir kanun vardır: ''AKEL ne derse o olur!'' Acaba diyoruz; Birleşmiş Milletler Kıbrıs Sorunu'nun hakça çözülmesini mi istiyor yoksa Avrupa Birliği bünyesinde Rumlar lehine çözüm mü istiyor?...

Kosova'ya gelelim. Nüfusunun %90'ını Arnavutlar'ın oluşturduğu Kosova yaklaşık bir yıldır bağımsızlık istiyor ve bu pazar bağımsızlık ilanı bekleniyor. Kosova Sorunu'nda saflar hazırlanmış: Bağımsızlık isteyen tarafta Kosova, Avrupa Birliği ve biraz çekimser de olsa Amerika Birleşik Devletleri var. Karşı tarafta ise Sırbistan, Rusya, Yunanistan ve Çin var. Kosova bağımsızlığını ilan ederse ilk kabul edecek olan Avrupa Birliği olarak gözüküyor. Yalnız, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Daimi Üyesi Rusya -ve Çin- onay vermezse Kosova bağımsız olabilir mi? Mümkün değil. Dünyada en fazla kömürün üretildiği Kosova'yı bir kalemde gözden çıkarabilir mi Sırbistan? Mümkün değil. Kosova bağımsızlık kararı alırsa ortalık yangın yerine döner mi? Pek mümkün.

Kosova Sorunu'nda en kritik rolü Amerika Birleşik Devletleri üstlenmiş gibi gözüküyor. Amerika, bağımsızlık yanlısı olursa ve Kosova'yı tanırsa hem KKTC için çok önemli olacak, diğer taraftan ise Rusya ile karşı karşıya gelecekler. Perde arkasında konuşulanlara göre ise ABD Kosova'yı resmen tanımaktan vazgeçti ve İran desteği karşılığında Rusya'ya tanımama sözü verdi. Böyle bir durumda; hem Balkanlar, hem Ortadoğu çıkarcıların oyun alanına dönüşebilir ki; bu duruma kesinlikle karşıyız...

Doğu Avrupa'nın iki küçük bölgesi gibi gözükse de bu bölgelerin kaderleri tüm dünyayı etkileyecek gibi gözüküyor. Kosova'da olacaklar domino etkisi yaratıp bütün dünyaya sıçrayabilir mi? Bekleyelim, görelim...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 641
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 315
Kayıt tarihi
: 16.12.07
 
 

Bir uluslararası ilişkiler öğrencisinin gözünden dünya ve bonusu olarak da futbol... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster