Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '06

 
Kategori
Pazarlama
Okunma Sayısı
738
 

Kotaya ulaşmanın verdiği anlamsız hazlar

Kotaya ulaşmanın verdiği anlamsız hazlar
 

Hedefler, limitler ve kotalar... Bir tarafta iç piyasayı korumak için konulan ve ithalatçılar hariç herkesi mutlu eden kotalar ve diğer tarafta, her şirketin özellikle satış departmanlarının en büyük kabusu kotalar... Bir şirket düşünün ki; sektörü kabuk değiştiriyor, bağlı olduğu uluslararası ofise karşı ağır sorumlulukları var.

Ülke nüfusu 70 milyonu geçmiş ama nüfus ve potansiyel müşteri oranı artışını sürdürürken sektör daralmaya tüm hızıyla devam ediyor...

Ürününüz göze veya mideye değilde, kulağa ve o an ki ruh halinize hitap edince son kullanıcılara yönelik pazarlama stratejileride çıkmaz falları aratmıyor...

Siz pazarlama departmanındasınız, kotalar satışa konmalı ama gel gör ki sahada satış değil pazarlama var?

Kotalar demiştik başımızın tatlı belası kotalar...

Her ay konan limitlere ulaşma stresi, 3 aylık hedefler, yarı yıl sonuçları ve "yıl sonu geliyor hedefler tutmalı" edebiyatıyla kotaya ulaşmanın verdiği anlamsız hazlar!

Sorarım sizlere o dönem konulan kotalara ulaşmak için verilen mücadele şirkete yarardan çok zarar sağlamıyor mu?

Pazarlama limitlendiği sürece ne kadar özgür ve yaratıcı olabilir?

Üst üste gelen kaçak dövüşler ve bir hafta sonra arşive gömülen raporlar nereye kadar anlamsız hazlar duymamızı sağlayacak?

Bu kısa hayatta limitlerle yaşamak, gözü kapalı at gibi amirinin kamçıladığı yönde belirsizce savrulmaya değer mi sorarım sizlere?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 24
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 854
Kayıt tarihi
: 24.09.06
 
 

Nişantaşı Işık Lisesi, Yıldız Teknik Üni. Matematik Muh. ve İstanbul Bilgi Üni. MBA eğitim hayatımı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster