Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ekim '08

 
Kategori
Hayvanlar Alemi
Okunma Sayısı
1197
 

Kovansız arıcılık

Kovansız arıcılık
 

Bahsi geçen şişman arı ve yandaşları.


Anlamsız bir biçimde arılar hayatımın orta yerine kovan yapmaya başlayınca bu yazıyı kaleme almak istedim.

Son günlerde kendileriyle pek bir içli dışlıyız. Öyle ki kahvaltı esnasında çilek reçelimi yerken dalgınlıkla bal arılarından bir tanesini de yiyiverecekmişim gibi gelmeye başladı. İstemsiz bir şekilde Bursa’daki evimde arıcılık yapmaya başladım. Bundan ötürü para cezası alırsam hiç şaşmam. Zira Belediye Zabıta Yönetmeliği’nde şöyle bir madde var: “Halkın esenlik ve dinlenmesini ve kamu düzenini bozacak işler yapmak yasaktır.” İşte bu kapsamda bir kaç sene evvel Ankara’da apartmanının bahçesinde 30 kovanı ile arıcılık yapan bir vatandaş para cezasına çarptırılmıştı. Gerçi benim böyle bir durumla burun buruna gelmem kovansız arıcılık yaptığımdan ötürü hayli zor görünüyor (gülücük). Efendim benim arılarım hürriyetlerine pek düşkünler. Alıkoyamazsın onları; canları istediğinde gelir, istediğinde çeker giderler. Hepsi de pek boğazlılar maşallah. Öyle ki boğumcukları sıradan arılara nazaran daha şişkin. Bütün gün homini gırtlak şekerleme yerseler olacağı budur. Balkonda babamın mis gibi, rengarenk çiçekleri dururken bizim bal arıları hazır gıda peşindeler. Onlar da düzene uydular en sonunda. Kısa yoldan kazanmaya başladılar. Üretmiyorlar, tüketiyorlar.

Geçenlerde sistem arılarından bir tanesini bal kavanozunda gördüm. Öylesine batmış ki bala çıkamıyor. Bacaklar, kanatlar olduğu içi yapış yapış. Onu görmeseydim ölümü çok trajik olacaktı. Çay kaşığı ile dikkatlice balın içinden aldım bu şişman dostu. Zemine koydum, ıslak pamukla kanatlarına zarar vermeden, bünyesine yapışan balı temizlemeye çalıştım. Üzerine adeta tutkal dökülmüş gibi, hareketsiz duruyordu. Pamuk ile temizlemeyi olabildiğince nazik yapmaya çalıştığımdan, işlem takriben yirmi dakika sürdü. Sonrasında onu temiz bir kaşık ile alıp, geniş yapraklı çiçeklerden birinin üzerine bıraktım. Yürümeye çalıştı, bu gayreti gösterdikçe alt tarafında kalan bal tabakası da yaprağa bulaşıyor, daha rahat hareket edebiliyordu. Şişman arıyı yeniden uçmaya başlayana dek takip ettim. Bu, birkaç saatimizi aldı ama sonunda eskisi gibi hatta daha bakımlı bir görünüm kazanmışçasına kanat açtı gökyüzüne. Aslında kendisi çok şanslı çünkü bu devirde bal banyosu yapmak herkese kısmet olmuyor (gülücük).

Şişman bal arısı operasyonu, vızvız dünyası ile olan bağlarımı öyle güçlendirdi ki belgesel kanallarından bir tanesinde yayınlanan dünya arıları konulu programı telefonuma ses kaydı olarak aktardım. Bazı geceler kaydı açıp, adeta bir masal dinlermişçesine uykuya dalmak hoşuma gidiyor.

Şişman bal arısı ve yandaşlarının şimdilik mutfağımızda olmasından rahatsız olmuyorum, hatta evde kanarya ve köpeğimin yanı sıra istemsiz olarak da olsa arı beslediğimi bilmek hoşuma gidiyor. Diğer hayvanlarım mutfağa girmediklerinden onları sokma tehlikesi de kalmıyor. Dev eşek arıları, Japonya’dan kalkıp gelmedikleri sürece vızvız dünyasına karşı pek bir korkum yok. Dev eşek arısı, bir bal arısının beş katı büyüklüğüyle yalnızca dünyanın en büyük arısı unvanına değil, aynı zamanda en saldırgan arısı unvanına da sahip. Yılda ortalama kırk kişiyi öldürdükleri biliniyor. Soktuklarında sanki kızdırılmış bir tırnak derinizi çiziyormuşçasına acı duyuyormuşsunuz. Bu bilgiyi uykuya dalmada evvel dinlediğim masalımsı belgeselimden öğrendim, tecrübe etmek istemem (gülücük).

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazınız güzel ama arıcılık ile uzaktan yakından bir ilginiz olmadığı anlaşılıyor resimde görülen arılar bal arısı değil. bu yüzden çiçeklere işleri olmaz sanırım yakınlarda bir yerde yuvaları var ve sizin mutfaktaki ortaklarınız olmuşlar yinede yazınız eğlenceli bu arada eger resimdeki arılar sizinkilerse sizi asla sokmazlar emin olun. onlar sadece yiyecek peşinde

hasan çaliskan 
 03.10.2008 17:17
Cevap :
Ben de yazıyı yazarken oldukça eğlenmiştim. Vızvız alemi ile alakam olmadığı aşikar zira mutfağımdakiler bal arısı mı, sarıca mı, eşek arısı mı anlamış değilim. Zararsız olduklarını sayenizde öğrenmem beni mutlu etti, çilek reçelimi zevkle paylaşıyorum kendileriyle (gülücük).  04.10.2008 0:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 1521
Kayıt tarihi
: 10.01.08
 
 

Atatürk'ün; kurduğu Cumhuriyete, komutanlığını yaptığı Türk Silahlı Kuvvetleri'ne, halkına bellettiğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster