Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '18

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
370
 

Kovboy Filmlerinden Gerçeğe; Tren Soygunları

Kovboy Filmlerinden Gerçeğe; Tren Soygunları
 

İngiltere tren soygunu film afişi


    Sinema tarihinde demiryolu, tren ve istasyonlar önemli bir yer tutmaktadır. Birçok film de konu, mekân ve dekor olarak bu alan ve araçlar kullanılmıştır. Bu filmlerde ayrılık, kavuşma, yolculuk, kavga, cinayet, tren soygunu vb. birçok konunun işlendiğini görebiliriz.

     Sinema tarihinin ilk western/kovboy filmi Büyük Tren Soygunu isimli filmdir. Sinemanın ilk yıllarında 1903’de sessiz olarak çekilen 11 dakikalık kısa film, isminden de anlaşıldığı gibi tren soygununu anlatan bir film. Gösterildiği dönemde film büyük ilgi ile karşılanınca, sinemada kovboy filmleri modası başladı. Film sonradan kare kare 2 renkle renklendirilerek de gösterime girdi. Eski filmlerin yanma özelliği olduğundan filmler uzun yıllar boyu kısa çekildi.[1]

          Sonrasında ise sık olarak çekilen kovboy filmlerinin favori konularından birisi de tren soygunlarıdır.

       Amerika iç savaşında aileleri demiryolu işverenlerinin saldırısına uğrayan ve bunun için de tren soygunu yapmaya karar veren iki kardeşin öyküsünün anlatıldığı Jasse James,[2] üç kardeşin birbirlerine uzakken yakınlaşmaları temasını işleyen ve bir tren soygunu çerçevesinde gelişen Westernler,[3] 30 yıl önce tren soydukları için hapsedilen iki arkadaşın özgürlüklerine kavuştuklarında, tekrar en iyi bildikleri bu işi yapmaya karar vermelerini konu edinen Zorlu İkili[4]  bir tren soygunu sırasında birkaç kişinin ölümünden sorumlu olan bir soyguncuyu anlatan Cehennem Alevi[5] filmleri tren soygunlarını konu edinen filmlerden sadece bir kaçıdır.

          Tren soygunları sadece kovboy filmlerinde rastlanan olaylar olmayıp zaman zaman gerçek hayatta da karşılaşılan olaylar arasındadır. Önce yabancı ülkelerde karşılaşılan birkaç tren soygunu örneğini görelim.

          8 Ağustos 1963 tarihinde İngiltre’nin Glasgow şehrinden Londra’ya posta maddeleri ve para taşımakta olan posta treni sabaha karşı kırmızı işaret nedeniyle durmuştur. Soyguncular treni durdurmak için sinyal sisteminde oynama yaparak treni durdurmuş ve lokomotif ile iki vagonu arkadaki tren dizisinden ayırarak iki kilometre daha ileri götürmüşlerdir.  Sonra da 120 çuval parayı ( o zamanın parasıyla 70 milyon TL.) dışarıdaki bir kamyona taşıyarak uzaklaşmışlardır.  Soyguncuların çoğunun yakalanmasına karşın para bulunamamıştır.[6]

            Gerçekleştirilen soygun İngiltre’de büyük yankı uyandırmış ve BBC tarafından 2013 yılında soygunun 50. yılında The Great Train Robbery ismiyle iki bölümlük dizi filme de konu olmuştur.

            İngiltere’deki tren soygunun birçok yönden benzeri olan bir başka soygun 16 yıl sonra İtalya’da karşımıza çıkacaktır.

            31 Mart 1979 tarihinde Milano’dan Roma’ya giden ekspres Orveito civarında bir tünel girişindeki sinyal ışığının kırmızı yanması üzerine durmuştur. Işığın rengini değiştirdikleri anlaşılan 4 kişi, trenin durmasından yararlanarak arakadaki biri posta vagonu olan beş vagonu trenden ayırmışlardır. Üç dakika sonra ışık tekrar yeşil yanmış ve tren hareket ederek tünele girmiştir. Üç soyguncu posta vagonundaki iki muhafızı etkisiz hale getirdikten sonra 20 çantayı dışarıda duran dördüncü kişiye vermiş ve evde yapılan, ray üstünde yürüyen küçük bir yük arabasına doldurmuşlardır. Yakındaki bir köprüye kadar bu arabayla getirilen çantalar burada bekleyen bir kamyona doldurulmuştur. Tren makinisti ise bir virajı dönünceye dek beş vagonun eksildiğini anlayamamıştır. Virajı dönerken vagonların yok olduğunu gören makinist treni durdurmuş ve alarmı çalmıştır.[7]

         Daha yakın bir zamanda, iki yıl önce ise Hindistan’da Salem-Chennai seferini yapan trende, Hint Merkez Bankasına ait 3,4 milyar rupinin (51 milyon dolar) taşındığı vagonun çatısını delen 6-8 kişi olduğu tahmin edilen soyguncular 750 bin dolardan fazla para ile kayıplara karışmıştır. Parayı korumakla görevli olan polisler o esnada yan kompartımandaydı. Soygun saatler sonra Chennai İstasyonu’nda fark edilebilmiştir. Parayı almaya gelen banka yetkilileri vagonun kapısını açtıklarında kırılmış kasalar ve parçalanmış paralarla karşılaşmışlardır.[8]

           Tren soygunları sadece yabancı ülkelerde karşılaşılan bir olay olmayıp ülkemizde de yaşanmıştır. Bu soygunlardan bazı örnekler verelim.

           Çakırcalı Mehmet Efe, 6 Kasım 1906 tarihinde Aydın Sancağının dibindeki Erbeyli İstasyonu’nu basarak telgraf makinesini imha ettikten sonra Osmanlı Demiryolu Kumpanyasına ait İzmir-Aydın seferini yapan treni durdurup talan etmiştir.[9]

            30 Temmuz 1969 tarihinde Muş-Tatvan arasındaki Sıcaksu İstasyonu’na gelen 15 kişi istasyon şefini tehdit ederek gelmesi gereken Haydarpaşa-Tatvan arasında 1031 sefer sayılı Vangölü Ekspresini beklemeye başlamışlardır.  İstasyon şefinin telgraf sistemi ile durumu komşu istasyona bildirmesi ile tren komşu istasyonda tutulmuş ve yapılması düşünülen soygun önlenmiştir. Güvenlik güçleri tarafından operasyon gerçekleştirilmiştir.[10]

            Bankacılık sisteminin çok gelişmediği yıllarda demiryolu personelinin özellikle ara istasyon personellerinin maaşları trenlerle gönderilmekteydi. Demiryolu personeli yıllar boyunca bir aylık emeklerinin karşılığı olan maaşlarını getiren bu trenleri dört gözle beklemişlerdir. Demiryolu vezne şeflikleri tarafından her istasyona gönderilmesi gereken para ve maaşlara ait bordolar para taşımalarında kullanılan deri çantalara konularak bagaj vasıtasıyla trene teslim edilirdi. Trendeki para kasasının bir anahtarı trende görevli bagaj kondüktöründe diğeri ise istasyon şeflerinde bulunmaktaydı. Trenin istasyona gelişinde trenin bagaj kondüktörü ve istasyon şefleri müşterek olarak kendilerinde bulunan anahtarlar vasıtasıyla kasayı açarlardı. Yani tek başına bir anahtar kasanın açılması için yeterli değildi. Kasa açıldıktan sonra bagaj kondüktörü paranın içinde bulunduğu çantayı imza karşılığı istasyon şefine teslim eder. İstasyon şefi de işçi ve memur personelin maaşlarını maaş bordosuna imzalarını almak suretiyle öderdi.

               İşte yine demiryolu personellerinin maaşlarının taşınması sırasında 1977 yılı içerisinde 8 ay arayla bir soygun ve sonu kanlı biten bir soygun girişimi yaşanmıştır.

             1 Nisan 1977 tarihinde demiryolu işçi ve memurlarının maaşlarını da taşımakta olan Vangölü Ekspresine, Ankara’nın Kayaş İstasyonu’ndan yolcu gibi binen dört silahlı soyguncu saat 11 sularında, tren Kayaş İstasyonu’nu 8 kilometre geçtikten sonra, trenin furgon(personelin görev yaptığı vagon) kısmına girmiş ve burada polis memurunu bağlayıp etkisiz hale getirirmişlerdir. Çifte tabancalı dört soyguncu, bu kez tren personeli ve diğer emniyet görevlisini tehdit ederek yandaki bir bölmeye sokmuştur. Soyguncular bu sırada göz yaşartıcı bomba da kullanmışlardır. Soyguncular tehdit ettikleri bagaj kondüktörünün verdiği bölme anahtarı ile kasa kilidini açamayınca kasa anahtarı için ısrarcı olmayıp yanlarında getirdikleri demir testeresiyle kasa kilidini keserek 2 milyon 518 bin lirayı almış ve trenin imdat kolunu çekerek treni durdurmuşlardır. Ancak durulan yerin yanlış olduğunun anlaşılması üzerine tekrar treni hareket ettirerek beşinci arkadaşlarının bulunduğu yerde treni tekrar durdurmuşlarladır. Trenden inip demiryoluna 20 metre uzaklıkta treni izlediği anlaşılan bir otomobile binmişlerdir. İki gün önce çalınan otomobilin iki kilometre sonra arızalanması üzerine soyguncular, bu kez o sırada yanlarından geçmekte olan bir otomobili silah zoruyla durdurup uzaklaşmışlardır.[11]

           Olayı soruşturmakla görevli Demiryolu Teftiş Kurulu müfettişleri olayda içeriden bilgi alınması olasılığının bulunduğunu,  bagaj kondüktörünün yanındaki anahtarın tek başına işe yaramayacağını bilen soyguncuların yanlarında getirdikleri demir testere ile işlerini hallettiklerini,  her ay milyonlarca lira taşınan para kasalarının birer çelik dolap niteliğinde olduğuna işaret ederek “ Daha önce paraların daha sağlam çelik kasalarda taşınması yolunda öneriler bulunduğunu” söylemişlerdir. [12]

           Bu olayın daha failleri bulunmamışken tam 8 ay sonra demiryolu personeli maaşlarını taşıyan bir tren daha soygun girişimine maruz kalmıştır.

           1 Aralık 1977 tarihinde saat 01.30 sıralarında Haydarpaşa-Kurtalan arası sefer yapan 1018 numaralı posta treni Elazığ’ın Maden ve Sallar istasyonları arasındaki Dicle durağı yakınlarında demiryolu personel maaşını almak isteyen silahlı 4 kişi tarafından soyulmak istenilmiştir.  Maden’de biletsiz olarak trene binen 4 kişiye kondüktör tarafından cezalı bilet kesilmiştir. Bu kişiler bir süre sonra trenin “furgon” kısmına geçerek görevlileri etkisiz hale getirmek istemişlerdir.  Devlet Demiryollarında çalışan personele dağıtılmak üzere gönderilen 2 milyon 300 bin liralık maaşları almak isteyen silahlı 4 kişi kendilerine engel olmak isteyen Tren Şefi Ali Can’ı otomatik silahlarla tarayarak öldürmüşlerdir. Paraları alamayan soyguncular bir görevlinin imdat kolunu çekmesiyle duran trenden atlayarak olay yerinden uzaklaşmışlardır. Olayda Bagaj Kondüktörü Ahmet Uğurlu ve trende muhafız olarak görevli Jandarma Eri Mehmet Aksu ağır yaralamıştır. Yaralılar Maden SSK Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alınmışlardır.[13]

           20 Aralık 1977 tarihinde Ankara Valisi düzenlediği basın toplantısında Lalahan yakınlarındaki tren soygunu yapan 4 kişinin yakalandığını, diğerinin ise arandığını açıklamıştır.[14]

           Artık ülkemizde demiryolu personelinin maaşları trenlerle taşınmamakta, birçok kurumda olduğu gibi banka hesaplarına yatırılmaktadır. Münferit hırsızlık olayları dışında tren soygunları da artık yaşanmamaktadır. Ancak tren soygunlarını da konu edinen kovboy filmleri zevkle izlenmeye devam edilmektedir.

 



  • [2] Cumhuriyet, 26.01.2003
  • [3] Cumhuriyet, 17.12.1989
  • [4] Cumhuriyet, 22.06.1993.
  • [5] Cumhuriyet, 23.08.1998.
  • [6] Cumhuriyet, 08.08.1999.
  • [7] Cumhuriyet, 02.04.1979.
  • [8] Cumhuriyet, 01.08.2016.
  • [9] Ercan Uyanık, “Çakırcalı Mehmet Efe Kronolojisi”, Ege Defterleri, S:4, Kış 2014, s.21.
  • [10]  Milliyet, 31.07.1969.
  • [11] Cumhuriyet, 02.04.1977.
  • [12] Cumhuriyet, 03.04.1977.
  • [13] Milliyet, 02.12.1977. Cumhuriyet, 02.12.1977.
  • [14] Cumhuriyet, 21.12.1977.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 757
Kayıt tarihi
: 10.02.13
 
 

1963 Kars Selim doğumluyum, 1980 yılında TCDD Meslek Lisesinden mezuniyetle TCDD'de çalışmaya baş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster