Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Fütürist Ufuk Tarhan M-GEN.biz

http://blog.milliyet.com.tr/futurist

03 Şubat '10

 
Kategori
Futurizm
Okunma Sayısı
356
 

Kovuldunuz!

Kovuldunuz!
 

''Çalışanların itinayla kovulması'' yeni bir iş alanı mı?


Çalışanları itinayla kovmak da ciddi bir iş...

Ekonomik kriz sonrası, binlerce kişi işten çıkarılıyor.

Daha düne kadar ortak hedefe kitlenerek satışları, karlılığı arttırmaya çalışan,
Bunun için ekip olmak, sadakat, aidiyet, motivasyon çalışmaları yapan insanlara ansızın;

- ‘Artık size ihtiyacımız kalmadı, eşyalarınızı toplayın!’ deniyor.

İşlerine, maaşlarına güvenerek ev, araba, okul, eşya, kredi kartı borcu altındaki kişiler,
bu bildirimle ‘sudan çıkmış balığa’ dönüyorlar.

İlk anda hissedilen, verilen tepkiler değişiyor;

- Saldırganlaşmak, ‘sen de kim oluyorsun’ demek
- Gitmeyi ret etmek, ‘sıkıysa çıkarın!’ şeklinde karşılamak
- Yıkılmak, intiharı düşünmek veya bunu dillendirmek
- Kararın değişmesini sağlamak için dil dökmek, iknaya yeltenmek
- Acınacak halde olduğunu anlatmaya çalışmak
- ‘Aileme, çocuklarıma bunu nasıl anlatacağım?’ diye sormak
- Ne yapacağını bilememek
- Şaşkına dönmek, şoka girmek
- ‘Zaten bekliyordum’ deyip, omuz silkmek

Sonuçta, işten çıkarılmak insanların hayatlarındaki en kötü günlerden,
kovulduğunu söylemek; en zor, en hassas işlerden biri…


Gideni insanca uğurlamak, geride kalanların paniklememesini, morallerini bozmamasını sağlamak çok önemli. Hassas dengelere dikkat etmek gerekiyor…

Son yıllarda, özellikle Amerika’da bu tebligatları yapan, ayrılış koşullarını bildiren ve ayrılanlara yeni iş bulmalarında yardımcı olan firmaların sayısı, onlara yönelen talep artıyor. Küresel krizden sonra bu işleri yapanlar gelişiyor, büyüyorlar.

Hatta filmlere konu olmaya başladılar. İşte onlardan biri; ‘Up in the Air-AklıHavada’. Bu linkten fragmanını izleyebilirsiniz.

Kovuldunuz!

Filmde, George Clooney; firmasının müşterisi olan şirketlerdeki çalışanlara işlerine son verildiğini, yani kovulduğunu uygun şekilde bildirme konusunda uzman Ryan Bingham’ı canlandırıyor.

Ryan’ın ömrü uçak, havaalanı ve otellerde geçiyor.
Mil biriktiriyor, aile-arkadaş ilişkisi, yerleşik hayatı olmayan, otomatiğe bağlanmış bir tip. Pratik valiz hazırlama, hafif ve çabuk yolculuk konusunda skor peşinde.

Ara ara işsiz ya da iş kaybetme korkusu olan topluluklara motivasyon konferansları da veriyor.

Seminerlerinde kürsüye bir sırt çantası koyuyor;

- Sizin olan şeyleri bu çantaya doldurduğunuzu varsayın.
Çekmecenizdeki ıvır-zıvırdan başlayın, giysileriniz, ilişkileriniz, eviniz, arabanızla devam edin.
Her şeyi koyduğunuzda ağır oldu değil mi? Hepsini taşımakta zorlanıyorsunuz, hatta taşıyamıyorsunuz…
O zaman sadece ilişkileriniz kalsın, diğerlerini boşaltın! Hafiflemediniz mi? İşte şimdi koşmak için hazırsınız. İşinizi kaybetmek de böyle bir durum aslında… Bundan sonra hafiflemek, istediğiniz geleceğe koşabilmek için sadece ilişki biriktirin, olanlarla safları sıklaştırın

diye devam ediyor.

Günlerden bir gün patronu, X jenerasyonu mensubu Ryan’ı, Y jenerasyonunun cabbar temsilcisi Nataie (Anna Kendrick) ile tanıştırıyor.

Cornell’i birincilikle bitiren; psikolog, aynı zamanda verimlilik uzmanı Natali, masrafları müthiş düşüren, karlılığı arttıran dahiyane projesi ile patronun yeni yıldızı olarak ekibe katılıyor. Natali’nin önerisi; firmadaki yetkililerin, son derece masraflı olan ‘kapı kapı dolaşıp, çalışanları itinayla kovma’ işini, görüntülü konferans sistemine, teknolojiye aktarmak ve karlılık artışı sağlamak.

Ryan, böylesine hassas, insani bir işin uzaktan kumanda ile ve bu kadar teknolojik araçla yapılamayacağını söylerek, muhalefet ediyor. Patron dinlemiyor ve ‘ya Natali’yi yanına çırak alır, yetiştirirsin, ya da işinden olursun’ mesajı ile X ve Y jenerasyonlarını, aynı projeye veriyor.

Filmde deneyimsiz Y ile tecrübeli X’in algı, tutum, uygulama, duygu farklılıklarını gösteren güzel sahneler var. Karşıdan seyredince insan her ikisine de sempati duyuyor, hak veriyor.

Kuşkusuz filmde, aşk, aile ilişkileri vbg konulara da göndermeler var. Ancak, benim seçici algım X ve Y nin birlikeliği, yaşadıkları çelişkiler üzerine yoğunlaşmıştı. O kısımları yorumlamayı sizlere bırakıyorum.

Özetlersem, filmden sonra aklıma takılanlar;

o Bir gün, o veya bu sebepten işini kaybetmek kaçınılmaz! O zamana nasıl hazırlanmalı?
o İşini kaybetmek hayatın sonu değil, aksine bir yenisinin başlangıcı olabilir…

o Sahip olduklarımız, aslında ne kadar bizim?

o Hayatımızdaki işe yaramaz detayların ne kadar farkındayız?

o Cüzdanımızı bir yığın kullanmayacağımız, sadece ağırlık, yük olan ıvır-zıvırı almak için mi doldurup, boşaltıyoruz?

Ya sizin aklınıza düşenler? Sorularınız, sorunlarınız? Çözüm fikirleriniz, önerileriniz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 3396
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

Türkiye'nin ilk Fütürist şirketi M-GEN Gelecek Planlama Merkezi'nin kurucusuyum. Kurumsal, kişisel g..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster